Bu dosya için görüntü doyum seviyesiこのファイルの映像の彩度レベル
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Ale spíš: čím dneska nakrmím svou rodinu?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Ci "Cum am să-mi hrănesc familia astăzi?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Come nutro la mia famiglia oggi?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?"Comment vais-je nourrir ma famille aujourd'hui ?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Czym mam nakarmić dziś rodzinę?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?"Hur ska jag kunna ge min familj mat i dag?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?"Hvordan skal jeg brødføde min familie i dag?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?오늘 우리 가족을 어떻게 먹일 수 있나요?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Mas sim "Como é que eu vou alimentar a minha família hoje?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Mit adok ma enni a családomnak?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?"Miten aion ruokkia perheeni tänään?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Sino de "¿Cómo alimentaré a mi familia hoy?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?"Πώς θα ταΐσω την οικογένειά μου σήμερα;
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?А: "Як мені прогодувати сім'ю сьогодні?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Въпросът е "Как да изхраня семейството си днес?"
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?Как мне накормить семью сегодня?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?איך אני הולך להאכיל את משפחתי היום?
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?كيف سأطعم عائلتي اليوم؟
"Bugün ailemi nasıl doyuracağım?この最後の木を売ってお金に変えれば
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Este é Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.이 사람은 아서 코난 도일 경입니다
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Acesta este Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.C'est Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Das ist Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Đây là Ngài Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Detta är Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Dette er Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Dia adalah Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Dit is Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Sir Arthur Conan Doyle van a képen.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Si tratta del signor Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.To sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Toto je Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Αυτός είναι ο Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Това е сър Артър Конан Дойл.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.Это сэр Артур Конан Дойль.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.זהו סר ארתור קונן דויל.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.هذا يكون السير آرثر كونان دويل.
Bu kişi Arthur Conan Doyle.私はコナン・ドイルの大ファンです
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.J'étais le négociateur britannique en chef sur le sujet, et j'étais calé sur le problème.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Byłem głównym brytyjskim negocjatorem w tej sprawie, i byłem nią przesiąknięty.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Byl jsem v těchto jednáních hlavní britský vyjednávač a byl jsem do toho naprosto ponořený.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Én voltam ebben a témakörben a vezető brit tárgyalófél, és teljesen át voltam itatódva ezzel a témával.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Eram negociatorul britanic principal în această problemă și eram adânc implicat.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Ero il capo negoziatore britannico sull'argomento, ed ero completamente assorbito dal problema.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Eu era o principal negociador britânico na matéria, e especializei-me a fundo nessa matéria.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Ich war der hauptverantwortliche britische Verhandler in dieser Sache und steckte tief im Thema.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Ik was de voornaamste Britse onderhandelaar over dit onderwerp, en ik was er volledig in ondergedompeld.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Yo era el negociador británico en jefe en esta área, así que estaba profundamente informado del tema.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Ήμουν ο κύριος διαπραγματευτής της Μεγάλης Βρετανίας ως προς το θέμα αυτό, και μπήκα βαθιά στο θέμα.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Аз бях главният британски преговарящ по темата и така се потопих в тази тема.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Я був головним британським представником, який вів переговори на цю тему, я повністю заглибився у цю справу.
Bu konuda İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Я был главным британским переговорщиком по этому вопросу и с головой погрузился в проблему.
Bulunduğumuz yer, kanıta, madde ve enerjiye doygun bir yer.A mi helyszínünk telítve van bizonyítékkal, és anyaggal és energával is.
Bulunduğumuz yer, kanıta, madde ve enerjiye doygun bir yer.Der Ort, an dem wir sind, ist mit Beweismaterial gesättigt, und ebenso mit Materie und Energie.
Bulunduğumuz yer, kanıta, madde ve enerjiye doygun bir yer.Deze plaats is verzadigd met bewijsmateriaal, ook met materie en energie.
Bulunduğumuz yer, kanıta, madde ve enerjiye doygun bir yer.Il nostro posto nell'universo è saturo di prove, e anche di materia ed energia.
Bulunduğumuz yer, kanıta, madde ve enerjiye doygun bir yer.우리가 살고 있는 여기엔 증거들과 물질과 에너지가 넘쳐납니다.