Ana içeriğe geç
Sözlük

dostu ile cümle

dostu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Car l`Éternel a en horreur les hommes pervers, Mais il est un ami pour les hommes droits;
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.denn der HERR hat Greuel an dem Abtrünnigen, und sein Geheimnis ist bei den Frommen.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.For en falsk mann er en vederstyggelighet for Herren, men med de opriktige har han fortrolig samfund.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Kajti gnusoba je GOSPODU izprijenec, pri poštenih pa je skrivnost njegova.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.대저 패역한 자는 여호와의 미워하심을 입거니와 정직한 자에게는 그의 교통하심이 있으며
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Lebo ohavnosťou je Hospodinovi prevrátenec, ale jeho tajná rada s úprimnými.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Mert útálja az Úr az engedetlent; és az igazakkal van az õ titka.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Nebo ohavností jest Hospodinu převrácenec, ale s upřímými tajemství jeho.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.perché il Signore ha in abominio il malvagio, mentre la sua amicizia è per i giusti
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.porque Jehovah abomina al perverso, pero su íntima comunión es con los rectos
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Porque o perverso é abominação para o Senhor, mas com os retos está o seu segredo.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Sebab, TUHAN membenci orang yang berbuat jahat, tetapi Ia akrab dengan orang yang lurus hidupnya
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.sillä väärämielinen on Herralle kauhistus, mutta oikeamielisille hän on tuttava.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.thi den falske er HERREN en Gru; mod retsindig er han fortrolig;
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Ty en styggelse för HERREN är den vrånge, men med de redliga har han sin umgängelse.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Van zo iemand heeft de HERE een afkeer. Vertrouwelijk omgaan doet Hij alleen met mensen, die oprecht zijn.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Vì Ðức Giê-hô-va gớm ghiếc kẻ gian tà; Nhưng kết tình bậu bạn cùng người ngay thẳng.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Vì_Ðức_Giê - hô-va gớm_ghiếc kẻ gian_tà ; Nhưng kết tình bậu bạn cùng người ngay_thẳng .
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.διοτι ο Κυριος βδελυττεται τον σκολιον το δε απορρητον αυτου φανερονεται εις τους δικαιους.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.Защото Господ се гнуси от опакия, Но интимно общува с праведните.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.потому что мерзость пред Господом развратный, а с праведными у Него общение.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.כי תועבת יהוה נלוז ואת ישרים סודו׃
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.لان الملتوي رجس عند الرب. اما سره فعند المستقيمين.
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.因 為 乖 僻 人 為 耶 和 華 所 憎 惡 . 正 直 人 為 他 所 親 密
Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.因 為 乖僻 人為 耶和華 所 憎惡 . 正直 人 為 他 所親密
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.A dança nunca teve melhor amigo do que a tecnologia.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.A najlepszym sojusznikiem tańca zawsze była technologia.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.A táncnak sohasem volt jobb társa, mint a technológia.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.Dans heeft nooit een betere vriend gehad dan technologie.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.Dansul n-a avut vreodată un prieten mai bun decât tehnologia.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.Der beste Freund des Tanzes ist die Technologie.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.El baile nunca ha tenido mejor amigo que la tecnología.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.춤은 인터넷이라는 최고의 친구를 만났습니다.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.La danse n'a jamais eu de meilleurs amis que la technologie.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.La danza non ha mai avuto un amico migliore della tecnologia
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.Tari tidak pernah memiliki sahabat yang lebih baik dari teknologi.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.Ο χορός δεν είχε ποτέ καλύτερο φίλο από την τεχνολογία.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.Танцът никога не е имал по-добър приятел от технологията.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.У танца не было партнера лучше, чем новые технологии.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.У танцю ніколи не було кращого товариша, ніж високі технології!
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.לריקוד מעולם לא היה חבר טוב יותר מטכנולוגיה.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.الرقص لم يكن لديه صديق أفضل من التكنولوجيا.
Dansın teknolojiden daha iyi bir dostu hiç olmadı.オンラインビデオに ソーシャルネットワーク
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Da nu Arkiten Husjaj, Davids Ven, kom til Absalon, sagde han til ham: "Kongen leve, Kongen leve!"
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Da nu arkitten Husai, Davids venn, kom til Absalom, sa Husai til Absalom: Kongen leve! Kongen leve!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.E chegando Husai, o arquita, amigo de Davi, a Absalão, disse-lhe: Viva o rei, viva o rei!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.In ko pride Husaj Arkičan, prijatelj Davidov, k Absalomu, reče Absalomu: Živel kralj! Živel kralj!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Ketika Husai teman Daud yang setia itu bertemu dengan Absalom, Husai berseru, "Hidup raja! Hidup raja!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Khi Hu-sai, người Aït-kít, bạn hữu của Ða-vít, đến bên Áp-sa-lôm, thì nói rằng: Vua vạn tuế! vua vạn tuế!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı."다윗의 친구 아렉 사람 후새가 압살롬에게 나아올 때에 저에게 말하기를 왕이여 만세, 왕이여 만세 하니"
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Lorsque Huschaï, l`Arkien, ami de David, fut arrivé auprès d`Absalom, il lui dit: Vive le roi! vive le roi!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.När nu arkiten Husai, Davids vän, kom till Absalom, ropade Husai till Absalom: »Leve konungen! Leve konungen!»
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Quando Cusài l'Archita, l'amico di Davide, fu giunto presso Assalonne gli disse: «Viva il re! Viva il re!»
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.ויהי כאשר בא חושי הארכי רעה דוד אל אבשלום ויאמר חושי אל אבשלם יחי המלך יחי המלך׃
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.ولما جاء حوشاي الاركي صاحب داود الى ابشالوم قال حوشاي لابشالوم ليحي الملك ليحي الملك.
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.大 衛 的 朋 友 、 亞 基 人 戶 篩 、 去 見 押 沙 龍 、 對 他 說 、 願 王 萬 歲 、 願 王 萬 歲
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.大衛 的 朋友 、 亞基 人 戶篩 、 去見押 沙龍 、 對他說 、 願王 萬歲 、 願王 萬歲
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Il m'a dit, "Eh, mec, avec ton apparence, comment peux-tu ne pas t'attendre à ce qu'on te juge ?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?알리가 하는 말이, "이봐요, 친구 당신이 이런 얼굴로 쳐다보기 시작하면 다른 사람들이 어떻게 당신을 판단하겠어요?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Me dijo: "Eh, amigo, cuando empiezas a verte así, ¿cómo esperas que no te juzguen?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod