donatılı ile cümle
donatılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yargı gücü, Yucatán Adalet Üst Mahkemesi'nde donatılır.Judicial power is invested in the Superior Court of Justice of Yucatán.
Öğleden sonra damat donatılır ve akşam kına gecesi yapılır.These would be lit in the morning and put out after the evening service.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Fourth Red Army had more rifles.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır."The bows of the mighty men are broken. Those who stumbled are armed with strength.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Die Armbrust setzte sich immer mehr als Waffe durch.
Genellikle diğer hafif tanklar üzerinde etkisi olan hafif bir silah ile donatılıyorlardı.Ils possédaient généralement un canon léger et efficace contre d'autres engins du même type.
Yargı gücü, Yucatán Adalet Üst Mahkemesi'nde donatılır.El Poder Judicial es encarnado por el Tribunal Superior de Justicia de Sinaloa.
Öğleden sonra damat donatılır ve akşam kına gecesi yapılır.Esso scappa per la vergogna e il tutto accade a sera.
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.وضع نظام إنذار، كاميرات وإضاءة كافية.
1350 mAh Li-ion pil ile donatılır.O Ace é alimentado por uma bateria 1350mAh Li-Ion.
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.Eles estão cercados por câmeras e luzes.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Ze bewapenden zich meer en meer met buitgemaakt Noordelijk materiaal.
Yargı gücü, Yucatán Adalet Üst Mahkemesi'nde donatılır.Pojawia się jednak problem z odtransportowaniem go do siedziby sądu okręgowego w Yumie.
Öğleden sonra damat donatılır ve akşam kına gecesi yapılır.Maten serverades på kvällen såväl som påföljande dag.
Öğleden sonra damat donatılır ve akşam kına gecesi yapılır.Vstávají za úsvitu a k odpočinku se ukládají večer.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.A rómaiak még mindig sokkal több embert voltak képesek fegyverbe állítani.
Daha sonra gelinin yatak odası süslenir ve donatılır.Seuraavaksi paavin asunto tyhjennetään ja sinetöidään.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Automaattiaseilla pyrittiin aseistamaan yhä suurempi osa armeijasta.
Öğleden sonra damat donatılır ve akşam kına gecesi yapılır.Debattene er åpne for allmenheten og holdes om ettermiddagene.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Kotiatė neretai būdavo nešiojamasi kartu su ilgesniu ginklu.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.C'est juste dense de protéines et d'ARN ribosomal, et c'est où l'ARN ribosomique obtient produit.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.Es ist nur eng gepacktes Protein und ribosomal RNA. Und es ist wo ribosomale RNA produziert wird.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.Hanya saja padat protein dan RNA ribosom, dan itu di mana RNA ribosom akan diproduksi.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.Jest tylko gęsto upakowanymi białkami i RNA, jest też miejscem syntezy rybosomalnego RNA.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.Solamente son proteínas y ARN ribosomal comprimidos densamente y es donde el ARN ribosomal es producido.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.Είναι απλώς κατάφερναν πρωτεϊνών και ribosomal RNA, και όταν παίρνει παράγονται ribosomal RNA.
Bu, sadece sık donatılı proteinler ve RNA ribozomal RNA alır ve bu.リボソームRNAが生産される場所なんだ。 まぁ、とにかくリボソームまで話したね。
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.골웨이, 더블린, 워터포드의 가로등에는 선피쉬 기름이 사용됐었지요.
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.בגאלאוי, דאבלין וווטרפורד היו ניזונים משמן של דג השמש.
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.في "جالواي" ,"دوبلين", و "وترفورد" مرتبطه بزيت سمكة الشمس
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.サンフィッシュの油で灯されていました サンフィッシュというのはウバザメを示す単語の1つです
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.De fapt, în 1742, iluminatul străzilor din Galway, Dublin și Waterford se făcea cu uleiul din peștele-soare.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.De hecho, el alumbrado público en 1742 de Galway, Dublín y Waterford funcionaba a base de aceite de pez luna.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Die Straßenlaternen im Jahr 1742 in Galway, Dublin und Waterford wurden alle mit Sonnenfischöl betrieben.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Em 1742 os candeeiros de rua de Galway, Dublin e Waterford funcionavam com óleo de peixe-sol.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.En fait, en 1742, l'éclairage des rues de Galway, Dublin et Waterford, était à base d'huile de poisson-soleil.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Infatti, nel 1742, i lampioni di Galway, Dublino e Waterford, funzionavano con l'olio del pesce sole.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Światła uliczne w 1742 roku w Galway, Dublinie i Waterford działały na olej z wątroby rekina słonecznego.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Το 1742, τα φανάρια στους δρόμους του Γκάλγουεϊ, του Δουβλίνου και του Γουότερφορντ έκαιγαν λάδι "ηλιόψαρου".
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Надо сказать, в 1742 уличные фонари в Голуэе, Дублине и Уотерфорде были заправлены маслом гигантских акул.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Arcul celor puternici s'a sfărîmat, Şi cei slabi sînt încinşi cu putere.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Az erõs kézíjjasokat megrontja, És a roskadozókat erõvel övedzi fel,
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Busur pahlawan patahlah sudah, tetapi makin kuatlah orang lemah
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Cây cung của kẻ dõng sĩ đã gãy , Còn người yếu mòn thắt_lưng bằng sức_lực .
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Cây cung của kẻ dõng sĩ đã gãy, Còn người yếu mòn thắt lưng bằng sức lực.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Čo do lučišťa silných bojovníkov, polámaní sú oni aj ich lučište, a klesajúci sa opásali silou.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Der Bogen der Starken ist zerbrochen, und die Schwachen sind umgürtet mit Stärke.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Heltes Bue er brudt, men segnende omgjorder sig med Kraft;
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Hjältarnas bågar äro sönderbrutna, men de stapplande omgjorda sig med kraft.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Kjempenes bue brytes, og de snublende omgjorder sig med kraft.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.용사의 활은 꺾이고 넘어진 자는 힘으로 띠를 띠도다
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.L`arc des puissants est brisé, Et les faibles ont la force pour ceinture.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.L'arco dei forti s'è spezzato, ma i deboli sono rivestiti di vigore
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır."Los arcos de los fuertes son quebrados, pero los que tropiezan se ciñen de poder
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Lučiště i silní potříni jsou, a mdlí opásáni jsou silou.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Łuk i mocarze pokruszeni są, a mdli przepasani są mocą.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Močnih lok je zlomljen, a slabotni so opasani z močjo.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Os arcos dos fortes estão quebrados, e os fracos são cingidos de força.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Urhojen jouset ovat särjetyt, voipuneet vyöttäytyvät voimalla.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır.Zij die machtig waren, zijn het nu niet meer! Zij die zwak waren, zijn nu sterk.