donatı ile cümle
donatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Ozdobte sa vlastnosťami Božími."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Ozdobte se vlastnostmi Boha."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Parez-vous des attributs de Dieu."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın."" Schmückt euch mit den Attributen Gottes."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Smycka er själva med Guds egenskaper."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın."" tô điểm chính chúng ta bằng những đức tính của Chúa"
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Upiększaj się w cechami Boga."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Στολίστε τον εαυτό σας με τις ιδιότητες του Θεού."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın."" Прикрашайте себе атрибутами Бога"
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Украсете се с атрибутите на Бог."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""Украшайте себя качествами Бога".
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""קשטו עצמכם בסגולותיו של האל."
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""زينوا أنفسكم بصفات الله".
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın."そしてアラーが第一に体現していることは慈悲です
"Kendinizi Allah'ın özellikleriyle donatın.""신적(神的)인 속성으로 스스로를 단장하라"
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Cúbrase de glamour y déjese envolver por lo divino con esta preciosa colección de bisutería.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Cubra-se de sedução e embeleze-se divinamente com esta maravilhosa linha de bijuterias.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Parez-vous de glamour et revêtez une aura divine avec cette gamme étincelante de bijoux fantaisie.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Погрузитесь в обаяние и украсьте себя божественными, изысканными декоративными украшениями.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.زيني نفسك ببريق من السحر وأحيطي نفسك بهالة من البهاء مع هذه المجموعة المبهرة من المجوهرات المقلدة.
Kendinizi Donatın Adiva Divin�Погрузитесь в Божественное с Adiva Divine �
Kendinizi DonatınDéjese envolver por lo divino
Kendinizi DonatınEmbeleze-se divinamente
Kendinizi DonatınHiasi Diri Anda dalam Keelokan
Kendinizi DonatınRevêtez une aura divine
Kendinizi Donatınأحيطي نفسك بهالة من البهاء
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Es geht offensichtlich nicht nur ums Dekorieren der Welt, sie noch besser aussehen zu lassen.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Este evident nu doar despre a decora lumea să o facem și mai frumoasă.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.단지 상을 장식하거나 지금보다 더 보기 좋게 하는 것은 아닌 것 같습니다.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Nie chodzi o dekorowanie świata, sprawianie, że wygląda lepiej czy gorzej.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Obviamente que não é somente decorar o mundo e fazê-lo parecer ainda melhor, ou pior, se querem que vos diga.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Rõ ràng nghệ thuật không chỉ có chức năng tô điểm thế giới và khiến nó trông tốt đẹp hơn.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Zřejmě není jen o dekorování a vylepšování vzhledu světa, nebo podlě mě o jeho zhoršování.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Воно справді не лише прикрашає світ, а робить його кращим.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.Потому что очевидно, что цель искусства не только украшать жизнь, делая её ещё лучше.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.То очевидно не е само за украса на света, за да го направи още по-хубав.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.שלא מדובר על קישוט העולם והפיכותו ליותר יפה.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.ليس فقط تزيين العالم، وجعله يبدو أفضل.
Kesinlikle sadece dünyayı donatıp daha da güzelleştirmekle ilgili değil.またはより悪く見せる 私の意見ですが
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.En général, les placards de la cuisine, le frigo et le four font toujours partie intégrante du logement.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.I utrustningen i en hyresbostad ingår nästan alltid köksskåpen, kylskåpet och spisen.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.Vuokra-asunnon varustukseen kuuluvat yleensä aina keittiön kaapistot, jääkaappi ja liesi.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.В оборудование арендуемой квартиры обычно входят кухонные шкафы, холодильник и кухонная плита.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.وتتضمن تجهيزات مساكن الإيجار في العادة خزائن المطبخ وثلاجة وموقد.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.租房一般都配有厨柜、电冰箱以及电炉。
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.A könyvben azt írom, hogy arra születtünk, hogy bizonyos dolgokat véghezvigyünk.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.Dalam buku, Saya berbicara bahwa anda terkikat untuk melakukan sesuatu, anda dibentuk.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.Dans le livre, j'explique comment vous êtes prédestiné à faire certaines choses, vous êtes configuré.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.En el libro, hablo acerca de como nosotros estamos hechos para ciertas cosas
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.În carte vorbesc despre cum eşti construit să faci anumite lucruri, eşti format.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.In het boek vertel ik hoe je geschapen bent om bepaalde dingen te doen, ervoor gevormd bent.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.In meinem Buch rede ich davon, wie Sie programmiert werden, das zu tun, wofür Sie bestimmt sind.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.제 책에서 저는 우리가 특정한 일을 하도록 만들어졌다는 것에 대해 이야기합니다.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.Nel libro parlo del modo in cui siete stati congegnati, plasmati, per fare certe cose.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.Ve své knize mluvím o tom, jak jste spleteni dělat určité věci, jste tvarovaní.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.W książce, mówię jak jesteśmy połączeni z robieniem pewny rzeczy, jak jesteś ukształtowany.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.Στο βιβλίο μιλάω για το πως είσαι φτιαγμένος για ορισμένα πράγματα, είσαι διαμορφωμένος.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.В книге я обсуждаю то, как ты устроен для того, чтобы заниматься определенным делом, как ты создан.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.У книжці я говорю про те, як ви "заточені" робити певні речі, ви сформовані.
Kitapta bazı şeyleri yapmak için nasıl donatıldığınız, şekillendirildiğiniz hakkında konuşuyorum.בספר אני מדבר על איך אתם מחווטים לעשות דברים מסויימים, אתם מעוצבים.