don ile cümle
don kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un geri döndüğüne emin misin?Are you sure Tom is on his way back?
Belki geri dönmeliyiz.Maybe we should turn back.
Geri dönmek için hazır mısın?Are you ready to go back?
Tom'un döndüğünden emin misin?Are you sure Tom is coming back?
Beni bekle. Geri döneceğim.Wait for me. I'll be back.
Tom bir saat önce geri dönmeliydi.Tom should've been back an hour ago.
Geri dön ve bizi tekrar gör.Come back and see us again.
Böyle bir şeyden nasıl geri dönüyorsun?How do you come back from something like that?
02.30'a kadar döneceğini düşünüyor musun?Do you think you'll be back by 2:30?
Yeni duydum, Tom ve Meryem Noel için Boston'a dönüyormuş.I just heard that Tom and Mary are coming back to Boston for Christmas.
Eve ne zaman dönüyorsun?When are you coming back home?
Tom'un, eve dönmek için özel bir telaşı yoktu.Tom was in no particular hurry to get back home.
Meryem Tom'a kızmıştı ve çağrılarına dönüş yapmadı.Mary was annoyed with Tom, and wouldn't return his calls.
Tom, Meryem'i kendisiyle Boston'a geri dönmeye ikna etti.Tom persuaded Mary to go back to Boston with him.
Büroya ne zaman geri dönüyorsun?When are you coming back to the office?
Tom yatak odasını bir ofise dönüştürdü.Tom converted his bedroom into an office.
Tom, yıllardır buraya dönmedi.Tom hasn't been back here for years.
Boston'a ne zaman geri dönüyorsun?When are you coming back to Boston?
Gelecek hafta döneceğim.I'll be back next week.
Dondurma için dışarı çıkalım.Let's go out for ice cream.
Dondurma sevmem.I don't like ice cream.
Tom akşam yemeği zamanına kadar dönmeyecek.Tom won't be back till dinner time.
Bugün Tom ve Mary'nin evlilik yıl dönümü.Today is Tom and Mary's wedding anniversary.
Dün gece otele dönüş yolumu bulmada sıkıntı yaşadım.I had trouble finding my way back to my hotel last night.
Tom otuz dakika içinde dönecek.Tom will be back in thirty minutes.
Bu kadar kısa sürede tekrar buraya geri döneceğimi beklemiyordum.I wasn't expecting to be back here again so soon.
Tom haftanın sonundan önce geri döneceğini söyledi.Tom said he'd be back before the end of the week.
Bütün gün Tom'un geri dönmesini bekledim.I waited all day for Tom to come back.
Onların arkadaşlığı yavaş yavaş aşka dönüştü.Their friendship gradually turned into love.
Onların arkadaşlığı çabucak aşka dönüştü.Their friendship quickly turned into love.
Her gün iki küçük çocuk onların dönüşünü bekledi.Every day, two little children waited for their return.
Onlardan altısı geri dönüyor.Six of them are returning.
Ayınız geri dönüyor.Your moon is returning.
Ladin ağacı geri dönüyor.The spruce returns.
Senin ayın geri dönüyorYour moon returns.
Tom, işten eve dönünce çocuklarıyla oynayıp boğuşmaya bayılır.Tom loves to play and romp with his kids when he gets home from work.
Karamel aromalı dondurmayı sever misin?Do you like caramel-flavored ice cream?
Eğlence bittiğinde işe geri döneceğiz.Once the festivity finishes, we'll go back to work.
Tırtıllar koza içerisindeyken kelebeğe dönüşür.Caterpillars transform into butterflies while they're in a cocoon.
Hava kararmadan önce geri dön.Be back before it gets dark.
Sadece bir saniye için geri dön.Just turn around for a second.
Bir saniyeliğine arkanı dön sadece.Just turn around for a second.
Sadece bir saniye geriye döner misin?Could you just turn around for a second?
Çocuklar yaz tatilinden sonra tekrar okula dönmek zorunda.After the summer holidays, the children have to go back to school.
Bir saniye arkanı dön, ne dersin?Turn around for a second, will you?
Meryem, yemek yaparken Tom'un etrafında dönüp durmasına tahammül edemiyor.Mary can't stand it when Tom hovers around her while she's cooking.
O, çok yakında geri dönecek.She'll return very soon.
Gurur, kibre dönme eğilimindedir; ki o da deliliğin yakın akrabasıdır.Pride tends to develop into hubris, which is close kin to madness.
Dondurmayı şimdi yiyelim, eriyecek.Let's eat the ice cream now. It's going to melt.
Dondurmayı erimeden şimdi yiyelim.Let's eat the ice cream now before it melts.
O kapıların ardında neler döndüğünü kimse bilmiyor.Nobody knows what goes on behind those doors.
Dünya ayın etrafında değil güneşin etrafında döner.The earth goes around the sun, it doesn't around the moon.
Sonunda şansım dönüyor.Finally my luck is turning.
Geri dönecek bir evim yok.I have no home to return to.
Doğum doktorluğu, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemle ilgilenir.Obstetrics deals with pregnancy, childbirth, and the postpartum period.
Bizi izlemeye devam edin. Hemen döneceğiz.Stay tuned. We'll be right back.
Bilgisayar dondu.The computer froze up.
Benim bilgisayar dondu.My computer froze up.
İyi bir espri anlayışı zor dönemlerle başa çıkmana yardımcı olacaktır.A good sense of humor will help you deal with hard times.
Eğer doğru hatırlıyorsam bir sonraki köşede sola dönmeliyiz.If I remember rightly, we should turn left at the next corner.