don ile cümle
don kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Zaman bir nehir gibidir; O, kaynağına geri dönmez.Time is like a river; it does not return to its source.
Hayat içinde döndüğüm mezardır.Life is the grave in which I'm turning.
Onun ne zaman döneceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he'll come back.
Onun ne zaman geri döneceğinden emin değilim.I'm not sure when he'll come back.
Onun ne zaman döneceğini bilmiyorum ama döndüğünde, elinden gelenin en iyisini yapacak.I don't know when he'll come, but when he does, he'll do his best.
Alışveriş yapmaya gitmeliyim, bir saat içinde döneceğim.I have to go shopping; I'll be back in an hour.
İki gün geç döndüm.He came back two days late.
Çikolata aromalı dondurma yemeyi seviyorum.I like to eat chocolate flavored ice cream.
Genellikle saat kaçta eve dönersin?What time do you usually return home?
Alışverişe gitmeliyim; bir saat içinde dönerim.I have to go shopping; I'll be back in an hour.
New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.I have no choice but to take the red-eye back to New York.
O, eski geleneklere sırtını döndü.He turned his back on the old traditions.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.These green leaves will turn red in the fall.
Tom yakında eve geri dönecek.Tom will be back home soon.
Tom 2.30'a kadar geri dönecek.Tom will be back by 2:30.
Tom bütün gece yatakta dönüp durdu.Tom tossed and turned all night.
Tom hazine aramayı bıraktı ve eve döndü.Tom stopped looking for the treasure and went back home.
Tom 2.30'a kadar geri dönmeli.Tom should be back by 2:30.
Tom 2.30'dan önce geri dönmeli.Tom should be back before 2:30.
Tom sık sık sözünden döner.Tom often breaks promises.
Tom Boston'dan dönmüş olmalı.Tom must be from Boston.
Tom vanilyalı dondurma sever.Tom likes vanilla ice cream.
Tom 2.30'a kadar eve geri dönmeli.Tom has to be back home by 2:30.
Tom Boston'dan döndü.Tom has returned from Boston.
Tom az önce postaneden döndü.Tom has just returned from the post office.
Tom az önce Boston'dan döndü.Tom has just returned from Boston.
Tom az önce Boston'dan geri döndü.Tom has just come back from Boston.
Tom'un çikolatalı dondurmaya bir özlemi vardı.Tom has a craving for chocolate ice cream.
Tom sıcaktan baş dönmesi hissetti.Tom felt dizzy from the heat.
Tom sola mı yoksa sağa mı döneceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether to turn left or right.
Tom 2.30'a kadar geri dönmedi.Tom didn't come back until after 2:30.
Tom yaklaşık 2.30'a kadar geri dönmedi.Tom didn't arrive until about 2:30.
Tom hızlı bir öğle yemeği yedi sonra işe geri döndü.Tom ate a quick lunch then went back to work.
Tom bir sürü dondurma yedi.Tom ate a lot of ice cream.
Lütfen 2.30'a kadar bekle. Tom o zaman geri dönecek.Please wait till 2:30. Tom will back then.
Tom'un eve geri dönmesi olası değil.It's unlikely that Tom will ever return home.
Geriye dönüp bakıldığında, Keşke Tom çalışarak daha fazla zaman harcasaydı.In retrospect, Tom wishes he had spent more time studying.
Onun yüreğinde, Tom onun asla dönmeyeceğini biliyordu.In his heart, Tom knew that he would never return.
Tom'un sözünden döndüğünü asla bilmedim.I've never known Tom to break a promise.
Tom'un şimdiye kadar eve geri döneceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom will ever come back home.
Üç tabak dondurma yedikten sonra Tom'un karnı ağrıyordu.After eating three dishes of ice cream, Tom had a stomachache.
Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.Tom told Mary that he would be quitting his job and going back to Boston.
Tom Mary'nin sağ salim dönmesi için dua etti.Tom prayed for Mary's safe return.
Tom Mary ile yürüyüş yapıyor ve çok geçmeden geri dönmeli.Tom is taking a walk with Mary and should be back before long.
Tom Mary'nin 2.30'a kadar geri dönmesini bekliyor.Tom expects Mary back by 2:30.
Tom Mary'nin Boston'dan ne zaman geri döndüğünü bilmiyor.Tom doesn't know when Mary got back from Boston.
Tom Mary'nin kalmak için eve geri döndüğünü duyduğunda kulaklarına güçlükle inandı.Tom could hardly believe his ears when he heard that Mary was coming back home to stay.
Tom Mary'ye hangi yola döneceğini sordu.Tom asked Mary which way to turn.
Tom Mary'den kalmasını rica etti fakat o işe geri dönmek zorundaydı.Tom asked Mary to stay, but she had to get back to work.
Tom Mary'ye yakında dönüp dönmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd return soon.
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.After Tom passed away, Mary went back to her parents' home.
Dondurmadan çok hoşlanırım.I like ice-cream very much.
Tom'un Mary geri dönünceye kadar beklemeye niyeti yoktu.Tom had no intention on waiting until Mary got back.
Ebeveynler dönmeden önce evimi temizlemek istiyorum.I'd like to clean up my house before parents come back.
Tom asla sözünden dönmez.Tom would never break a promise.
Bu bir kısır döngü.It's a vicious circle.
U dönüşü yapılmaz!No U-turn!
Saat altıya kadar döneceğim.I'll be back by six.
Neredeyse donarak ölecektik.We came dangerously close to freezing to death.
Ben çikolata ve dondurma bağımlısıyım.I'm addicted to chocolate and ice cream.