don ile cümle

don kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kocasının dönüşünü hevesle bekledi.She waited eagerly for her husband's return.
O sağ salim geri döndü.She returned safe and sound.
O, sözünden dönen bir kadın değildir.She is not a woman to break her promise.
O bir geziden döndü.She returned from a trip.
Onların ne zaman geri döneceklerini biliyor musun?Do you know when they will be back?
Uçak parçalanmadan az önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Uçak gürültüyle yere çakılmadan hemen önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Uçak doğuya döndü.The plane turned eastward.
Su donduğunda ve sertleştiğinde, biz buna buz deriz.When water freezes and becomes solid, we call it ice.
Buz eridiğinde tekrar suya dönüşür.Ice turns back into water when it melts.
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.I was beside myself when I heard the news of my father's sudden death.
Babam birkaç gün içinde dönecek.Father will be back in a few days.
Babam donanmada idi.My father was in the navy.
Babam az önce yurt dışından döndü.My father has just returned from abroad.
Babam bir garajı bir çalışma odasına dönüştürdü.My father converted a garage into a study.
Babam gelecek ayın başında dönecek.My father will be back at the beginning of next month.
Ben geri dönüş tarihini değiştirebilir miyim?Can I change the date of return?
Annemin ne zaman döneceğini bilmiyorum.I don't know when my mother will come back.
Annem döndüğünde evden ayrılacağım.I will leave home when my mother comes back.
Annemin doğum günü için zamanında döneceğim.I'll be back in time for my mother's birthday.
Yüzünü kuzeye dönersen, doğu senin sağındadır.If you face north, the east is on your right.
Bana biraz dondurma sakla.Save me some ice cream.
Ben yokken biri beni ararsa, onlara beş güne kadar döneceğim söyle.If anyone calls me up while I'm away, tell them I'll be back by five.
Ona dokuza kadar eve döneceğime söz verdim.I gave her my word I would be back home by nine.
Her gün altıya kadar döneceğim.I'll be back by 6 o'clock every day.
Her yıl, tropikal yağmur ormanlarından 27.000.000 dönüm imha edilir.Each year, twenty-seven million acres of the tropical rainforests are destroyed.
Eğer beni arayacak olursa, lütfen ona bir saat içinde döneceğimi söyle.If he should call me, please tell him I'll be back in an hour.
Gözükara insanlar Antartika seferleri sırasında donarak öldü.The reckless men froze to death during their expedition to the Antarctic.
Yarından sonraki akşam döneceğim.I'll come back the evening after next.
Benim yarına kadar dönem ödevimi bitirmem imkansızdır.It is impossible for me to finish my term paper by tomorrow.
Tırtıl bir kelebeğe dönüştü.The caterpillar turned into a butterfly.
Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.The leaves of the trees turn yellow in fall.
Yapraklar her geçen gün kırmızıya döndü.The leaves turned red as the days passed.
Döndüğünde, "Bu harika bir turdu " dedi.He said on his return, "It has been a wonderful tour."
Ben el çantamı almak için geri döneceğim.I'll return to get my handbag.
Geri döndüğümde, çantam bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.When I got back, my bag had disappeared without a trace.
O geri döner dönmez ona sizi aratacağım.I will have him call you the moment he gets back.
Sözümüzden dönmemeliyiz.We must not break our promise.
Sözünden dönme.Don't go back on your promise.
O, sanki bir hayalet görmüş gibi donakaldı.She stood transfixed as if she had seen a ghost.
Dün gece sert dondu.It froze hard last night.
Peri prensi bir kediye dönüştürdü.The fairy changed the prince into a cat.
Yapraklar havada fırıl fırıl dönüyordu.Leaves were whirling in the air.
Dansçı ayak parmaklarının üzerinde döndü.The dancer spun on his toes.
Fırtınadan kısa bir süre sonra radyo istasyonu yayına geri döndü.The radio station came back on the air shortly after the storm.
Fırtına bir tayfuna dönüştü.The storm developed into a typhoon.
Ayağa kalktığımda başım döner.I get dizzy spells when I stand up.
Ayağa kalktığımda, başım dönüyordu.When I stood up, my head was swimming.
Ailem beni onların düşünme biçimine dönüştürmeye çalıştı.My parents tried to convert me to their way of thinking.
Bay Suzuki, bildiğim kadarıyla, henüz Hawaii'den dönmedi.Mr Suzuki, as far as I know, has not returned from Hawaii yet.
Sendika patronları ücret zammı dondurma mücadelesi veriyorlar.The union bosses are fighting the freeze on wage hikes.
Gezegenler güneşin etrafında döner.The planets revolve around the sun.
Eğer burada durursak, başladığımız yere hemen geri döneceğiz!If we stop here, we'll be right back where we started!
Geri dönenlerin bu sınıfa karışması zordur.It's difficult for returnees to blend in with that class.
Siyah bir limuzin bir lastik gıcırtısıyla köşeyi döndü.A black limo rounded the corner with a squeal of tires.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?In order to return to our era, what should we do?
Japon ekonomisi büyük bir stres döneminden geçiyor.The Japanese economy is going through a period of great stress.
Bu ders kitabının geri dönüştürülmüş kağıttan yapıldığını biliyorsun.You know this textbook is made of recycled paper.
"Geri döndüm." "Eve hoş geldin.""I'm back." "Welcome home."
İçe dönükler dışa dönükler kadar yaşamaz mı?Do introverts not live as long as extroverts?

İlgili Sayfalar