donör ile cümle

donör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Donörden kan al.Take blood from the donor.
Mary donör tarafından tasarlanmış ve biyolojik babasını izlemeye çalışıyordu.Mary was donor-conceived and is trying to track down her biological father.
Erişim tarihi: 11 Ağustos 2018. ^ "Icelandic Penis Donor Passes Away".See Museum Ruim1op10 "Icelandic Penis Donor Passes Away".
"The One with the Donor" bölümünde Phoebe'yle tekrar bir ilişkiye başlarlar.He and Phoebe resume their relationship in "The One with the Donor".
Lejyon Donör nişanı kazanmıştır.Husband Wins Decree.
Eğer görmediyseniz DonorsChoose'da bir göz atın.Take a look, if you haven't, at DonorsChoose.
Omidyar Network DonorsChoose'a büyük yatırım yaptı.Omidyar Network has made a big investment in DonorsChoose.
It's a donor's wing.It's a donor's wing.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Donors' walls made out of Lucite.
Uluslararası donörlerle konuşuyorlar.They talk to international donors.
Dışkı donörü adı verilen yeni bir kariyer türü var.There is now a new career path called stool donor.
Sperm donörü gibi.It's like the new sperm donor.
Yanımda Bob var, kendisi gönüllü donor.We have Bob here, who is a volunteer donor.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.It may encourage more people to sign up to be potential live-saving bone marrow donors.
Vücudunuzdaki kök hücreleri kullanamazsak, o zaman donör kök hücresi kullanmayı tercih ediyoruz.If we cannot use stem cells from your body then we'd like to use donor stem cells.
Chagang- donorth_ korea. kgmChagang-do
Ryanggang- donorth_ korea. kgmRyanggang-do
Komünist baskısından donör bağımlılığınaFrom communist compulsion to donor dependencies
Sırbistan'ın organ donörlerine ihtiyacı var.Serbia needs organ donors.
Kovaceviç, "Donörler arasında Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç de yer alıyor," dedi."Among the donors is Serbian President Boris Tadic," he said.
Kovaceviç ve Stankoviç'in ikisinin de donör kartı var.Kovacevic and Stankovic each have a donor card.
Vujiç, “Şimdiye kadar yaklaşık 1500 gönüllü kemik iliği donörü kayıt yaptırdı."[About] 1,500 voluntary bone marrow donors have been registered so far. That is a small number.
Donör saha alanı öncelikli olarak kendi üzerine kapatılır.The donor site area is closed primarily.
Donör bölgesi defektten uzak olduğunda uzak flepler kullanılır.Distant flaps are used when the donor site is far from the defect.
Kalınlığı donör alanına ve uygulanacak alanın ihtiyaçlarına bağlıdır.Its thickness depends on the donor site and the needs of the person receiving the graft.
Donör bölge ya kendi içine dikilerek ya da kısmi kalınlıkta deri grefti ile kapatılır.The donor site is either sutured closed directly or covered by a split-thickness skin graft.
Tohar Donör figürleri, mağara 8Tocharian Donor figures, cave 8
Almanya, Kenya'nın en büyük ikinci mali donörüdür.Germany is Kenya's second largest financial donor.
Kızıl Mağaraları'nda Tohar donörlerini resmeden duvar resimleri, MS 432-538Mural depicting Tocharian donors in Kizil Caves, 432–538 AD
1995'ten beri, bir çocuk yetişkin olduğunda, sperm donörünün detaylı bilgileri için başvurabilir.Since 1995, when a child becomes an adult, they can apply for the sperm donor’s details.
Yasa, donör başına altıdan fazla doğum olmaması gerektiğini belirtir.The law provides that there must not be more than six births per donor.
Çoğu yargı alanı, bir sperm donörünün sebep olabileceği çocuk sayısını sınırlar.Most jurisdictions limit the number of children a sperm donor may give rise to.
Bir donör daha düşük bir sınır belirleyebilir ve sperminin kullanımına ilişkin koşullar getirebilir.A donor may set a lower limit and may impose conditions on the use of his sperm.
Sperm donörünün hakları da yargı bölgelerine göre değişmektedir.The rights of the sperm donor also vary.
Bir sperm donörü tarafından satılan sperm, donör sperm olarak bilinir.Sperm sold by a sperm donor is known as donor sperm.
Bazı donörlerin spermlerini dondurmak ve saklamak için kendi dondurma aparatları vardır.Some donors have their own freezing apparatus to freeze and store their sperm.
Donör oosit.Donor oocyte.
United States Geological Survey'de elektron donörünün tanımıElectron donor definition at United States Geological Survey
27 Şubat 1297), Donoratico ve Bolgheri Kontu Ranieri Della Gherardesca ile evlendi. [17]27 February 1297), who married Ranieri Della Gherardesca, Count of Donoratico and Bolgheri.[17]
Australian Childhood Foundation and the Bone Marrow Donor Institute'nin reklamlarında da yer aldı.كما شارك في اعلاانات مؤسسه الطفولة الأسترالية و معهد متبرعى نخاع العظام .
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Donatorer kan vara levande eller en avliden person.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.A donor lehet élő, vagy elhunyt személy.
16 Mayıs 1992'de, aynı canlı donörden kısmi karaciğer ve böbrek naklini gerçekleştirdi.Ông mất ngày 13 tháng 8 năm 1991 tại Hà Nội do xuất huyết dạ dày và viêm thận.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Darca (lekársky výraz donor) orgánu môže byť žijúci alebo mŕtvy.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Doonor võib olla kas elusdoonor või kadaverdoonor.
Ameliyat oldasındayım. Yanımda Bob var, kendisi gönüllü donor.En salle d'opération, nous avons Bob ici présent, qui est un donneur volontaire.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Ar putea încuraja mai mulți oameni să fie donatori de măduvă osoasă.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Cela encouragera peut-être plus de gens à se déclarer donneur de moelle osseuse.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Có thể việc này sẽ động viên nhiều người hảo tâm đăng kí để hiến tủy cứu người.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Det kan opfordre flere til at skrive sig op til at være potentielt livreddende knoglemarvsdonorer.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Det kanske inspirerar mer folk att skriva upp sig som potentiella livräddande benmärgsdonatorer.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Dit kan dan meer mensen motiveren om potentieel levensreddende beenmergdonoren te worden.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Es könnte mehr Leute dazu ermutigen, sich für potenziell lebensrettende Knochenmarkspenden anzumelden.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.이 새로운 기기로 인해 더 많은 사람들이 골수 기증자가 될지도 모릅니다.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Môže povzbudiť viac ľudí byť potenciálnymi darcami život zachraňujúcej kostnej drene.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Może to zachęcić ludzi aby zapisali się na listy dawców szpiku.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Puede convencer a más gente para hacerse donante de médula ósea y salvar vidas.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Può incoraggiare più persone ad iscriversi per diventare potenziali donatori di midollo osseo e salvare vite.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Talán több embert bátorít arra, hogy jelentkezzen potenciális életmentő csontvelődonornak.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.Ίσως ενθαρρύνει περισσότερους ανθρώπους να εγγραφούν ως πιθανοί δότες μυελού των οστών.
İlgili Sayfalar