Ana içeriğe geç
Sözlük

dolusu ile cümle

dolusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Es un tema que es más apropiado para un salón lleno de abogados y jueces.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.E un subiect potrivit pentru o sală plină de avocați și judecători.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Itu mungkin topik yang lebih baik dibicarakan di ruangan yang berisi para pengacara dan hakim.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.그 주제는 아마도 변호사와 판사를 위해 보류하는 것이 최선일 겁니다.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Tohle téma se asi víc hodí do místnosti plné právníků a soudců.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.To temat dla sali pełnej prawników i sędziów.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Προφανώς αυτό το θέμα είναι κατάλληλο για μια αίθουσα γεμάτη δικηγόρους και δικαστικούς.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Вероятно това е тема, която е запазена за зала, пълна с адвокати и съдии.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Це тема для дискусії в колі адвокатів і судей.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.Эту тему лучше оставить для зала, полного адвокатами и судьями.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.זה נושא שעדיף שישמר לחדרים מלאים בשופטים ועורכי דין.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.هذا الموضوع نتركه لقائمة المحاميين والحكام.
Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.代わりに皆さんの助けを得て達成しうる
Bunun dvd'lerini Darth Vader'a ve patronu Grand Moff Tarkin'e kucak dolusu sevgilerle postalarlar.관객들은 다스베이더가 이사로 있는 회사의 제품을 보이콧하는 장면이나 (제국 커피를 사지 말자!) 베이더 씨에게 더 이상 행성을 터트리지 말라고
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Ada beberapa negara bagian yang melakukan itu; Texas tidak.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Alcuni stati lo hanno fatto; il Texas non lo ha fatto.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Đã có rất nhiều bang thực hiện được; Texas thì chưa.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Eine Handvoll Bundesstaaten macht das, Texas nicht.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Er zijn enkele staten die dat doen; Texas doet dat niet.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Hay unos cuantos estados que lo hacen; Texas no.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Hrstka států to již dělá, Texas ne.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Il y a une poignée d'états qui le font ; pas le Texas.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Jest kilka stanów, które już to robią, ale nie Teksas.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.이를 실시하는 주는 소수 뿐이고, 텍사스는 하지 않습니다.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Sunt câteva state care fac asta. Texas nu e printre ele.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Υπάρχουν ελάχιστες πολιτείες που το κάνουν αυτό· όχι το Τέξας.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Кілька штатів роблять це, але не Техас.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Много щати правят това; Тексас не го прави.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.Некоторые штаты это делают; а Техас — нет.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.ישנו מספר מצומצם של מדינות שעושות זאת. טקסס איננה בניהן.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.هناك العديد من الولايات التي تقوم بذلك تكساس لا تقوم بذلك
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.テキサスではまだです できることは他にもあります
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.C'è quindi un'immensa quantità di dati la fuori, senza precedenti.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Er is dus een gigantische hoeveelheid gegevens beschikbaar, nooit gezien.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Es gibt also eine gigantische Fülle an Daten dort draußen -- beispiellos.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Există o cantitate titanică de informații acum în lume, fără precedent.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Existuje ohromné množství dat, nepředstavitelné.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Há uma quantidade titânica de dados por aí, sem precedentes.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Il y a donc une quantité titanesque de données là-dehors en ce moment, comme il n'y a jamais eu.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Jest tam ogromna ilość danych bezprecedensowo.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.지금 세상엔 아주 엄청난 분량의 데이터가 있습니다. 전례 없는.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Por tanto existe una cantidad titánica de datos, sin precedentes.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Så det finns en gigantisk mängd data där ute nu som saknar motstycke.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Tam von je teraz kolosálne množstvo dát, neslýchané.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Tehát rengeteg adat terjed, egyedül álló módon.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Vậy nên, hiện tại, ta có một lượng lớn thông tin mà chưa từng có trước đó.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Υπάρχει λοιπόν ένα γιγαντιαίο ποσό δεδομένων εκεί έξω τώρα, πρωτοφανές.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Има колосални количества информация там, което е безпрецедентно.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Таким образом, мы имеем доступ к колоссальному, небывалому объёму информации.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.Таким чином, зараз ми там маємо велику кількість даних, безпрецедентно велику.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.אז יש כמויות עצומות של מידע שם בחוץ בצורה חסרת תקדים
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.توجد لدينا الآن كمية هائلة من البيانات هناك، لم يسبق لها مثيل.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.データがあるのです それを適切な質問
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.Så det här betyder att universum är som en gasbehållare som varar för alltid.
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.Ce que cela signifie est que l'univers s'apparente à une boîte de gaz qui va durer pour toujours.
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.Ciò significa che l'universo è come una bombola di gas che dura per sempre.
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.Deci asta înseamnă că universul e ca o cutie de gaze ce durează o veşnicie.
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.Dit betekent dat het heelal eruitziet als een eeuwigdurende doos vol gas.
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.Hal ini berarti bahwa alam semesta seperti kotak berisi gas yang ada selamanya.
Bu une benziyor, evren bir kutu dolusu gaz gibi sonsuza dek devam edecek.이는 즉, 우주는 마치 끊임없이 가스가 나오는 무슨 상자 같다는 거죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod