Ana içeriğe geç
Sözlük

dolduruyor ile cümle

dolduruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Odayı gün ışığı dolduruyordu.The room was bathed in sunshine.
Tom bir oy pusulası dolduruyor.Tom is filling out a ballot.
Tom bir şişeyi suyla dolduruyor.Tom is filling a bottle with water.
Bu şişeyi yağla dolduruyorum.I am filling this bottle with oil.
Bir bardak çay dolduruyorum.I am pouring a cup of tea.
Ben tekrar Tom için dolduruyorum.I'm filling in for Tom again.
Tom bir iş başvuru formu dolduruyor.Tom is filling out a job application form.
Tom bir başvuru formu dolduruyor.Tom is filling out an application form.
Tom şimdi forrmları dolduruyor.Tom is filling out the forms now.
Oy pusulasını dolduruyor.He is filling out a ballot.
İnsanları dolduruyor, başta boş bir bardaksınız ve glu, glu, glu, glu sizi şampanyayla dolduruyor."He fills people up, you're an empty glass and glug, glug, glug, he's filled you with champagne."
New Yorker çok farklı bir alanı dolduruyor.The New Yorker occupies a very different space.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.There's a little ledge inside, so the tea is sitting there and the water is filling it up like that.
Diyelim ki, koniyi h yüksekliğine kadar suyla dolduruyorum. -What's the volume of-- let's say I'm filling water up to height h.
Diyelim ki, bu bardağa saniyede 1 santimetre küp hızla su dolduruyorum. -Let's say I am pouring water into this cup at a rate of 1 cubic centimeter per second.
Kabın içini civayla dolduruyorum. -And in the bowl, I have mercury.
Dolduruyorum! Devam et! Tutukluk yaptı!That way, I think!
Randy, şarjöre ihtiyacım var! Dolduruyorum!Shit.
Ve sonra p-blok dolduruyor başlar tekrar beşinci kabuk.And then it starts filling up the p-block in the fifth shell again.
Altıncı yılımızı dolduruyoruz.We're six years old.
Şirketler hükümetlerin dolduramadıkları boşlukları dolduruyorlar.Corporations are filling gaps that governments can't afford to fill.
Tamam, yani bu gerçekten iğrenç sudan biraz alıp, İçine dolduruyorum.Okay, so I'm going to take this really filthy water, and put it in here.
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.Alright. And this is liquid, this is not just a fluid, and what's the important thing about liquid?
Yiyecekler midemizi ancak dolduruyor.Food merely fills our bellies.
Bu odayı dolduruyor... Bilinç ile dopdolu.It's filling this room,it's full of consciousness.
Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'My consciousness is filling this room, Mooji!'
Küçücük, rengarenk enerji iplikleri daha bebeklik çağındaki evreni dolduruyor [13.7 MYÖ]Tiny, vibrating strands of energy, occupy an infant universe. [ 13.7 BYA ]
Sosyal gruplar sokakları dolduruyorlar.Social groups are taking to the streets.
Yardımı olmayacağını biliyorum, yalnızca çatlakları dolduruyor...I know it doesn't help, it only fills the cracks...
İşçilik istatistikleri: kadınlar yönetici pozısyonlarının çoğunluğunu dolduruyor.And labor statistics: women take up most managerial jobs.
1s2 orbitalini dolduruyor.It fills that first 1s2.
Etrafımıza gerçekten acı veriyoruz. bunun anlamı, hayatımızı acı ile dolduruyoruz.We do create suffering around us. This means we fill our own world with suffering.
Kafalarımızı dikkatimizi dağıtan meşguliyetlerle dolduruyoruz ki; İyi miyim? Mutlu muyum?We fill our head with distraction, with busyness, so that we don't have to ask, am I well?
O da bilgilerini dua kartlarından ediniyordu. Bu kartları inananlar şovdan önce dolduruyordu.She got her information from prairie cards, filled out by the faithful before the show began.
Onlar d orbitallerini geri dolduruyorlar.They're backfilling their d orbitals.
Sıvı içlerini dolduruyor.Fluid is filling them up.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorWell, our gaze fills the universe.
# Parlayan güzel yıldızlar Odayı aşkla dolduruyorlar# Twinkling stars so beautiful Filling the room with love
Şeker Dağı, Şeker Dağı, beni tatlı şekerli iyilikle dolduruyorsun.Candy Mountain, Candy Mountain, you fill me with sweet sugary goodness
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.These are being layered, one layer at a time, first the bone, we fill in the gaps with cartilage.
Öncelikle şunu dolduruyor.. Son elektron F bloğunu dolduruyor.So it's F - let me do it in a lower case.
Sonra tabi ki, CAPTCHA dolduruyorsunuz çünkü bize bir kitabı dijitalleştirmede yardım ediyorsunuz.Then of course, you fill out the CAPTCHA because you help us digitize a book.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.For the earth will be filled with the knowledge of the glory of Yahweh, as the waters cover the sea.
Görmüyor musunuz, ben ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafirperverlerin en iyisiyim.Have you not seen that I have given full measure, and that I am the best of hosts?
Kar olup olmayacağından kimse emin olmamasına rağmen, Hırvatlar tatil merkezlerini dolduruyorlar.They pack the resorts although nobody is sure if there will be snow.
İndirimli havayolu şirketleri, yerel havacılık hizmetleri alanındaki boşlukları da dolduruyor.Gaps in domestic air service could also be filled by discount competitors.
Maçlar kusursuz geçiyor ve taraftarlar statları dolduruyor.The games have been excellent and the venues are routinely packed with enthusiastic fans.
Kosova'daki özel üniversiteler eğitimdeki boşluğu dolduruyor mu?Are Kosovo's private colleges filling the education gap?
Sivil Toplum Örgütleri İşsizlere Yardımdaki Boşlukları DolduruyorNGOs Filling Gaps in Helping Unemployed
İnsanları dolduruyor, başta boş bir bardaksınız ve glu, glu, glu, glu sizi şampanyayla dolduruyor."Il remplit les gens, vous êtes un verre vide et glou, glou, glou, il vous remplit avec du champagne ».
Antik Göl, Gale Kraterini dolduruyor (simüle edilmiş görüntü).Antiguo lago inundando el cráter Gale (vista simulada).
Antik Göl, Gale Kraterini dolduruyor (simüle edilmiş görüntü).Antico lago che riempie il cratere Gale di Marte (simulazione).
Ozan Bayraşa Sezen Hanım’a sorunca “Yazın oraya ‘Mişmişmiş de muşmuşmuş’” deyip dolduruyor." dedi.У байці розповідається, як Бабка все літо проспівала та веселилась.
Özel kontenjanlı ürünler onun ziyaretinden önce ilgili dükkânları dolduruyorlardı.Sok étterem az üzlete elé állította ki finomságait.
1s2 orbitalini dolduruyor.리튬은 첫 1s2를 채웁니다.
1s2 orbitalini dolduruyor.Completa questo primo 1s2.
1s2 orbitalini dolduruyor.Det fylder det første 1s2.
1s2 orbitalini dolduruyor.Ele preenche a primeira 1s2.
1s2 orbitalini dolduruyor.Es füllt diese erste 1s2.
1s2 orbitalini dolduruyor.Het vult die eerste 1s2.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod