doldurmuş ile cümle

doldurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
39
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Vi hade stället packa med agenter i t-shirt:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Vi havde fyldt stedet med agenter i T-shirts:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.We hadden de zaal tjokvol met aanhangers in T-shirts:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Είχαμε γεμίσει το μέρος με ατζέντηδες που φορούσαν μπλουζάκια με το σλόγκαν:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Ми найняли натовп людей у футболках з написом
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Мы наняли специальных людей в футболках:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Наоколо беше пълно с хора с тениски:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.מילאנו את המקום באוהדים בחולצות טי:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.فقد ملأنا المكان بعملاء يلبسون قمصان كتب عليها
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.A nemohl Mojžíš vjíti do stánku úmluvy; nebo byl nad ním oblak, a sláva Hospodinova naplnila příbytek.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.모세가 회막에 들어갈 수 없었으니 이는 구름이 회막 위에 덮이고 여호와의 영광이 성막에 충만함이었으며
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.Oleh karena itu Musa tak dapat masuk ke dalam Kemah itu
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.и не мог Моисей войти в скинию собрания, потому что осеняло ее облако, и слава Господня наполняла скинию.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.ולא יכל משה לבוא אל אהל מועד כי שכן עליו הענן וכבוד יהוה מלא את המשכן׃
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.فلم يقدر موسى ان يدخل خيمة الاجتماع. لان السحابة حلّت عليها وبهاء الرب ملأ المسكن.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.摩 西 不 能 進 會 幕 、 因 為 雲 彩 停 在 其 上 、 並 且 耶 和 華 的 榮 光 、 充 滿 了 帳 幕
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.摩西 不 能 進會 幕 、 因 為雲彩 停 在 其上 、 並且 耶和華 的 榮光 、 充滿 了 帳幕
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.I regel har alla finska medborgare som fyllt 18 år rätt att rösta vid val.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Ont normalement le droit de vote, tous les citoyens finlandais âgés de 18 ans révolus.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Tavallisesti äänioikeus on kaikilla Suomen kansalaisilla, jotka ovat täyttäneet 18 vuotta.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Todos los ciudadanos finlandeses que han cumplido los 18 años tienen derecho a voto.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Правом голосовать на выборах обладают все граждане Финляндии, достигшие 18-летнего возраста.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.يتمتع كافة المواطنين الفنلنديين الذين أتموا سن 18 سنة من العمر بحق التصويت.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.通常年满18岁的芬兰公民具有选举资格。
Reşit, yani 18 yaşını doldurmuş kişi kendi dini hakkında karar verebilir.En myndig person, alltså en person som har fyllt 18 år, får själv besluta om sin religion.
Reşit, yani 18 yaşını doldurmuş kişi kendi dini hakkında karar verebilir.Täysi-ikäinen eli 18 vuotta täyttänyt henkilö voi itse päättää omasta uskonnostaan.
Reşit, yani 18 yaşını doldurmuş kişi kendi dini hakkında karar verebilir.Une personne majeure qui est âgée de 18 ans peut décider de sa propre religion.
Reşit, yani 18 yaşını doldurmuş kişi kendi dini hakkında karar verebilir.الشخص البالغ أي الذي أتم 18 سنة من عمره بإمكانه أن يقرر بنفسه بشأن الدين الذي سوف يعتنقه.
Reşit, yani 18 yaşını doldurmuş kişi kendi dini hakkında karar verebilir.年满18岁的成年人有权决定自己的宗教信仰。
Üç yaşını doldurmuş ama daha okula gitmeyen çocuğun bakımı için kısmi bakım parası alınamaz.Partiell vårdpenning betalas inte för vård av ett barn som fyllt tre men ännu inte går i skolan.
Ve aklınızda diğer hidrojen alıcı moleküllerle ilgili kalan boşluklar varsa bunları da doldurmuş olacağım. .그리고 수소를 수용하는, 혹은 전자를 수용하는 그리고 수소를 수용하는, 혹은 전자를 수용하는
Ve aklınızda diğer hidrojen alıcı moleküllerle ilgili kalan boşluklar varsa bunları da doldurmuş olacağım. .Powiem więcej o tych innych cząsteczkach, które służą jako akceptory wodoru.
Ve aklınızda diğer hidrojen alıcı moleküllerle ilgili kalan boşluklar varsa bunları da doldurmuş olacağım. .И ще запълним малко празнините, за които някои от тези другите молекули действат като водородни акцептори.
Ve aklınızda diğer hidrojen alıcı moleküllerle ilgili kalan boşluklar varsa bunları da doldurmuş olacağım. .وأنا سوف ملء في قليل من الفجوات حول ما هي بعض من هذه الجزيئات الأخرى التي تتصرف كامرأة متقبلة للهيدروجين.
Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Dia menambahkan inert gas ke dalam botol tersebut.
Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.비활성 기체로 올리브유가 공기와 닿지 않도록 보호하죠.
Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.הוא מכסה את שמן הזית בגז אציל.
Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.ويملأ باقي القنينة بغاز خامل
Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.そして1ロット出荷されるごとに
İlgili Sayfalar