Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Sie könnten den Reichtum von anderen Ländern plündern Frankreich helfen den Staatssäckel aufzubauen.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Биха могли да плячкосат богатствата на други държави и така да напълнят френската хазна.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Вони б вивозили багатства з інших країн з метою збудувати французьку скарбницю.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.و لربما استطاعوا أن ينهبوا ثروات البلاد الأخري للمساعدة في بناء خزانة فرنسا.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.それは、フランス財政の助けになる。 仮に状況が悪くなり、フランスが負けたとしても
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Albo co gorsza, że nasze twory to wkład do wysypiska śmieci.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.더 심각하게는, 우리가 하는 모든 게 쓰레기를 늘릴 뿐이라고 생각할 수도 있구요.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Még ennél is rosszabbat, pl. hogy csak a szemétdombokat gyarapítjuk.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Oder schlimmer noch, dass alles, was wir tun, die Mülldeponien füllt.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Of erger nog, dat wat we doen slechts bijdraagt aan de afvalberg.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.O peggio, che tutto quello che si fa finisce tra i rifiuti.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.O peor, que todo lo que hacemos es contribuir al vertedero.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Ou pire, que tout ce que nous faisons remplit les décharges.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Sau mai rău, că tot ce facem este să contribuim la depozitarea deșeurilor.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Ή ακόμη χειρότερα, ότι το μόνο που κάνουμε είναι να αυξάνουμε τη χωματερή.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.А то и хуже: что все наши труды помогают росту мусорной свалки.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.Или още по-лошо, че всичко, което правим, е да допринасяме за трупането на отпадъци.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.І ще гірше, що уся наша робота все одно опиниться на звалищі.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.או גרוע מזה, שכל מה שאנו עושים הוא תרומה למזבלה.
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.او بشكل اسوأ ان كل مانفعله اننا نساهم في طمر النفايات
Daha da kötüsü, tek yaptığımız çöplükleri doldurmaya katkıda bulunmak.ゴミを増やしているだけだと思うこともあります そんな中 私は皆さんに
Diyelim ki sıraları doldurmaya sıra 1'den başladık.그러니까 우리가 위치 1로 시작되는 자리들을 채운다고 생각해 봅시다.
Diyelim ki sıraları doldurmaya sıra 1'den başladık.Така, че нека кажем, че запълваме слотовете, като започнем с позиция 1.
Diyelim ki sıraları doldurmaya sıra 1'den başladık.لنقترض اننا نقوم بتعبئة المواقع ابتداءً من الموقع 1
Kalsim 4s2. Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi?칼슘 4s2
Kalsim 4s2. Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi? Ah, ne dedim?Il Calcio è 4s2... poi passiamo a completare il blocco D, giusto?
Kalsim 4s2. Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi?Kalzium ist:
Kalsim 4s2. Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi?الكالسيوم هو:
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Estábamos tratando de llenar el espacio paterno en la vida de las niñas.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Încercam să umplem golul lăsat de tată în viața fetelor.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Kami berusaha untuk mengisi posisi ayah dalam kehidupan putri kami.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.우리는 딸아이들의 인생에서 아빠의 빈자리를 채워주려고 했으니까요.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Nous essayait de remplir l'espace du papa dans les vies de nos filles.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Próbujemy wypełnić miejsce taty w życiu dziewczynek.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Stavamo cercando di colmare la mancanza del papà nella vita delle bambine.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Wir wollten ja die Vati-Stelle im Leben der Mädchen besetzen.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Προσπαθούσαμε να γεμίσουμε το κενό του πατέρα.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Мы ведь пытались заполнить место отца в жизни девочек.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Опитвахме се да запълним пространството на бащата в живота на момичетата.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.ניסינו למלא את מקום-האב בחיי הבנות.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.لاننا كنا نحاول ان نملىء الفراغ الذكوري في حياة البنات
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.第三は あらゆる面をカバーできるような父親
Peki Supeiror Gölü'de tüm Amerika kıtasını 30 santim su ile doldurmaya yetecek su olduğunu biliyor muydunuz?슈피리어 호에 있는 물로 북미와 남미를 30cm 높이로 덮어버릴 수 있다는 건 알고 계셨나요?
Peki Supeiror Gölü'de tüm Amerika kıtasını 30 santim su ile doldurmaya yetecek su olduğunu biliyor muydunuz?והאם ידעת שיש מספיק מים באגם סופיריור כדי לכסות את כל צפון ודרום אמריקה עם רגל אחת של מים
Sessiz anları konuşarak doldurmaya gerek yoktur.De tysta stunderna behöver inte fyllas med prat.
Sessiz anları konuşarak doldurmaya gerek yoktur.Il n’est pas nécessaire de combler les silences par la parole.
Sessiz anları konuşarak doldurmaya gerek yoktur.No es necesario rellenar el silencio hablando.
Sessiz anları konuşarak doldurmaya gerek yoktur.Паузы не требуется заполнять разговорами.
Sessiz anları konuşarak doldurmaya gerek yoktur.ليس من الضروري تعبئة اللحظات الصامتة بالكلام.
Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi?4s2 .. dan Anda mulai mengisi blok D, kan?
Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi? Ah, ne dedim?4s2... после этого вам нужно заполнить D-блок, правильно?
Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi? Ah, ne dedim? Şunu yapmak istemiştim: şimdi bu Kalsiyum.А това тук в центъра е D-блокът.
Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi? Ah, ne dedim?Vápník je 4s2... a pak začnete vyplňovat d-blok.
Sonra da D bloğu doldurmaya başlıyorsunuz,değil mi?A następnie wypełnia się blok d. Co powiedziałem? Chcę zrobić...
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.A tady najednou než se dostaneme k radonu musíme naplnit taky f-slupku.
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.A tutaj nagle - zanim dojdziesz do radonu - pojawiają się pierwiastki bloku f.
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.E derrepente, antes de você chegar ao radão, você está começando a preencher o bloco F também.
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.그러거 나면 라돈에 이르기 전에 f블럭을 채우기 시작합니다.
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.Und bevor ihr zu Radon kommt müsst ihr den f-Block auch auffüllen
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.Y cuando seguís antes de llegar al Radón, de pronto empezaste a llenar el bloque "f" también!!