Ana içeriğe geç
Sözlük

doldu ile cümle

doldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Organizatörler stadın 91000 izleyici ile tamamen dolduğunu belirttiler.Navrhnutý bol tak, aby usadil 91 000 divákov.
Kozmik enflasyon sona erdikten sonra evren, kuark-gluon plazması ile doldu.Po skončení kozmickej inflácie vypĺňala vesmír kvark-gluónová plazma.
Takım, 2013 yılında Lewis Hamilton'ın Mercedes'e geçmesiyle açılan boşluğu Sergio Pérez ile doldurdu.V roku 2013 vymenil Lewisa Hamiltona Sergio Pérez.
Postyapısalcı felsefe, Postmodernizmin düşünsel felsefi arkaplanını doldurmaktadır.Filozofický pojem postmoderny sa usiluje vypracovať filozofický postmodernizmus.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Ústi do nej Hálkova.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Osídľuje doteraz voľné nezalesnené miesta).
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.Populácia obce sa zväčšila a mesto zažilo rozmach.
Başarılı futboluyla göz doldurdu.Vychoval veľký počet úspešných futbalistov.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.Odrazené lúče potom vzďaľujúce sa Apollo zachytávali.
1996'da 65 yaşını doldurduğu için aynı camiden emekli oldu.V roku 1999, vo veku 56 rokov, odišla do dôchodku.
Bu, iki fermiyonun aynı kuantum durumunu dolduramayacağını ortaya koyar.Ten hovorí, že dve častice sa nemôžu nachádzať v rovnakom kvantovom stave.
Tümüyle dolduğunda kapatılarak öylece bırakılması tasarlanmaktadır.Zo zastávky odchádza, len ak je naplnené.
Her hücre içindeki gaz, tek bir seferde doldurulmuş ve sıkıştırılmıştır.V obytnej kabíne boli uložené resp. pripútané všetky predmety.
Bir gol bir asistlik performans ile göz doldurdu.Stastny na podujatí dosiahol gól a asistenciu.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.Obaja postúpili do druhého kola.
Uygun koşullarda hendekler suyla doldurulurdu.Na primernih lokacijah so jih napolnili z vodo.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Delajo polni delovni čas.
Ancak toplu bir tabancayı doldurmak her zaman şarjörlü bir tabancaya göre zaman alır.Vedno ravnam z vsakim orožjem, kakor da je napolnjeno.
Nehir ölenlerle doldu ve arkadan gelen Bulgarlar kolayca üzerlerinden geçerek takibe devam etti.Rečno korito se je napolnilo s trupli in Bolgari so kar po njih prečili reko in nadaljevali z zasledovanjem.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.Da bi omejili možnosti požara, je bilo v več prostorih nameščeno nekaj sto veder vode.
Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur.Včasih se prostor med trupoma zapolni z balastno vodo.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Bronasto medaljo je takrat zgrešil za 1,8 sekunde.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.Na progi sta obratovala dva tovorna vagončka.
Çünkü Vahiy kitabının anlatımına göre bu olayın bir ikincisi, bin yıllık süre dolduktan sonra olacaktır.Če je pravilna druga trditev, bi se njegova vladavina začela približno stoletje kasneje.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Špartanci so tudi tokrat ubranili svoje vrste.
1980'lerde bunun evreni dolduran kara maddeyi açıklayabileceği düşünülüyordu.Pred leti se je zdelo, da bi masa nevtrinov lahko razložila maso temne snovi v Vesolju.
Bunun sebebi lityum iyon pillerin en üst seviyede doldurulabilme yoğunluklarıdır.Bron je odlična kovina za litje kipov zaradi višje natezne trdnosti .
Parlamenter sistemlerde yasama biriminin süresi dolduğunda yürütme biriminin de süresi dolmuş olur.V primeru, da je po končanem mandatu starega zbora izvoljen novi, velja med njima načelo diskontinuitete.
Bit doldurma herhangi bir boyuttaki mesaj için uygulanabilir.Razširitev Schläflijeve notacije se lahko uporabi za vse razsežnosti.
2 Mart 2009'dan beri bu zaman dilimi Late Night with Jimmy Fallon ile doldurulmaktadır.Nuo 2009 m. kovo 2 d. The Roots tapo NBC televizijos pokalbių laidos Late Night with Jimmy Fallon grupe.
Asya ülkelerinde yastıkları koyun yünü ile doldurmak yaygındır.Azijos šalyse labiau paplitę patiekalai iš minkštaodžių vėžlių.
Daha sonra bu gölcükler dolduruldu.Šias spragas ir užpildė tosafistai.
Yarı mayalanmış darı tohumları, bambu bir fıçının içine doldurulur.Arbatos šluotelės yra iškirpti iš vieno bambuko gabalo.
Her hücre içindeki gaz, tek bir seferde doldurulmuş ve sıkıştırılmıştır.Per vieną ciklą vamzdžių blokas apsisuka 1 kartą, kiekvienas vamzdis vieną kartą užtaisomas ir iššaunamas.
Kaleci atışta kale alanını olabildiğince doldurmaya çalışır.Dailidės stengdavosi medžio drožiniais kuo daugiau užpildyti tuščias plokštumas.
Kozmik enflasyon sona erdikten sonra evren, kuark-gluon plazması ile doldu.Kai baigiasi kosminis išsipūtimas, visata užsipildo kvarkų-gliuonų plazma.
Mevsimlik olarak, Okavango Deltası yoluyla, Taughe'ye ek olarak Okavango Nehri tarafından doldurulur.Ežerą sezoniškai papildo Okavango upė per Okavango deltą.
Eski kömür ocaklarının bulunduğu alan toprakla dolduruldu.Buvusių klinčių karjerų duobės užsipildė gruntiniu vandeniu.
Bazen boş bırakılan alanı bütünüyle doldurması için büyültülebilir.Kartais fonai gali būti padidinami tam, jog būtų padengiamos tuščios vietos.
Ama böyle bir devlet adamının yerini kimin doldurabileceğini düşünmediler.Nėra mechanizmo, kuris nustatytų, kurioje valstybėje žmogus gali tomis teisėmis naudotis.
Yakıt doldurulduktan sonra uçağa binip havalanırlar, ama bir süre sonra uçak düşer.Nors žmonės spėja grįžti į lėktuvą ir pakilti, tačiau netrukus trenkiasi į žemę.
9 bin 645 metrekarelik suyla kaplı alan yaklaşık 6 saatte doldu.28.265 km distancija būdavo įveikiama per daugiau nei 9 minutes.
Jeff Fabb ve Blake Bunzel, gruptan 2011 yılında ayrıldı, yerlerini Tom Hane ve Randy Weitzel doldurdu.Jeff Fabb ja Blake Bunzel lahkusid bändist 2011. aastal ja nemad asendati Tom Hane'i ja Randy Weitzeliga.
"Bizi bir kamyona doldurdular.Ta pani auto käima'.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.See olevat ta hingel kripeldanud lõpuni.
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.Säilinud fotodest üle poole kujutavad tüdrukuid.
Tüm veriler Rusça doldurulur.Kõik väljad olid venelasi täis.
Temas ikili, bileşenleri Roche loblarını dolduran çift yıldızlardır.Kontakt-kaksiktähtedes täidavad mõlemad komponendid oma Roche'i pinnad.
Daha sonra, katılımcılar bir anket doldurdular.Hiljem tuli osalistel täita küsimustik.
(Bu noktada şunu belirtmekte fayda vardır ki; 30 kapasiteli şarjörlere 28 adet fişek doldurmak idealdir.(Võib-olla kaotas ta seegi kord, sest võimalikke tulemusi on kõigest 31.
Testi Doldurdum Çaydan 03.Juhan Laidoner 3.
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Tema asemele astus noor siseministeeriumi osakonnaülem Johannes Virolainen.
Yıldızlararası uzayı doldurur ve galaksiler arası uzaya iyi bir şekilde uyum sağlar.See täidab tähtedevahelise ruumi ja sulandub sujuvalt kokku galaktikatevahelise keskkonnaga.
Kaledeki yeteneği ile göz doldurdu ve kariyerini bu mevkiide devam etti.Seal ühines ta advokaatide korporatsiooniga ja oleks saanud oma karjääri sel alal jätkata.
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.Hiljem saart laiendati.
Kış mevsiminde de yatağını dolduramaz, debisi çok azdır.Sukulendina vajab vähe vett, talvel kastmist ei vaja.
Buraya doldurulan su hem içilebilir hem de temizlikte kullanılır.Märgalades sisaldub puhas vesi, mida saab kasutada nii joomiseks kui niisutamiseks.
Testin eksikliklerini bilen bir kişi gözleminde kişiler bireysel olarak testi doldurabilir.Seega võib süsteemi, mis suudab seda testi läbida, lugeda inimeseks.
Bu, iki fermiyonun aynı kuantum durumunu dolduramayacağını ortaya koyar.See tähendab, et kaks fermioni ei saa olla samas kvantolekus.
Bugün göl tarla sahibi tarafından doldurulmuştur.Tänapäeval hooldab kalmistut Järva vald.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod