Ana içeriğe geç
Sözlük

dolaylı ile cümle

dolaylı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bundan sonra siyasetle dolaylı olarak ilgilendi.Successivamente si dedicherà totalmente alla politica.
Ayrıca, İran da dolaylı olarak müdahaleye katıldı.Inoltre è proprio qui che interviene la ratifica.
Bu kanıttan önce kesin bilmek çok zordu ve her iki taraf için de deliller dolaylıydı.Vi preghiamo di comprendere questa è stata una decisione difficile e siamo entrambi sconvolti.
Böylece dolaylı da olsa kütleçekim dalgalarının varlığı ilk defa kanıtlanmış oldu.C'è ancora dibattito su quando gli arcosauri siano apparsi per la prima volta.
Kamu Kamu'nun yetiştirilmesi dolaylı olarak kolaydır.Loistakoon valonne (Так да просветится свет ваш).
Kur'an'da Kudüs'ün ismi dolaylı olarak geçer.В Коране имеется сура, которая называется Ас-Саджда («Поклон»).
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Игра вперёд или пас вперёд (неопр.).
Dolaylı Anlatım; Herhangi bir konuda başkasından öğrendimiz bir haberi başkasına aktarmamıza denir.Далее он отправляется к другим людям, чтобы разъяснить истину.
Bundan başka, Searle’e göre, bir de dolaylı söz eylemleri vardır.Как и любой язык, Sieve имеет комментарии.
Dolaylı söz eylemlerinde, birinci ve ikinci edimsöz farklıdır.Парадокс в том, что первая и третья стратегии — разные.
Bu dolaylı verilere göre formasyonun göreli olarak Geç Pliyosen yaşta olduğu kabul edilmiştir.Судя по характеру документа, был в то время уже совершеннолетним.
Böylece dolaylı da olsa kütleçekim dalgalarının varlığı ilk defa kanıtlanmış oldu.Точно неизвестно, когда впервые появились бумажные рукописи.
Hepsi de iktidara dolaylı ya da sonaradan edinilen akrabalıklarla gelmişti.Все были в дальнем или ближнем родстве.
Kendisinin seçilmesi için dolaylı ya da doğrudan hiçbir girişim ya da lobi faaliyetinde bulunmadı.Готов по поводу и без повода поколотить любого товарища.
Bu da dolaylı olarak tüketim malı talebini arttırdı.Это существенно пополнило аудиторный фонд.
Kamu Kamu'nun yetiştirilmesi dolaylı olarak kolaydır.(تتخذون أيمانكم دخلاً بينكم)؛أيمان: جمع يمين وهو القسم والحلف.
Roma ve İtalya yurttaşları eyaletler gibi doğrudan değil dolaylı vergiler ödüyorlardı.قام مواطنو روما وإيطاليا بدفع ضرائب غير مباشرة، في حين تم فرض الضرائب المباشرة على المحافظات.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.وقد تصيب هذه الحالة القزحيّة بشكل كامل أو جزئي.
Bu krallıklardan bazıları Romalıların, Bizanslıların ve İrani Sasanilerin dolaylı etkisi altındaydı.كانت بعض هذه الممالك تحت التأثير غير المباشر للرومان والبيزنطيين والساسانيين الفارسيين.
Dolaylı veya doğrudan kişisel gizliliğin gözetim altında tutulması.الأختفاء الفعلي للخصوصية أو السرية الشخصية .
Başörtüsü, Fas ordusunda ve poliste kesinlikle ve dolaylı olarak yasaklandı.الحجاب يمنع بقوة وضمنيا في الجيش المغربي والشرطة.
Ayrıca, İran da dolaylı olarak müdahaleye katıldı.تحسنت العلاقات مع إيران أيضا بشكل ملحوظ.
Bunlar dolaylı değerlerdir.مسائل قيم حدية.
Sübvansiyon, dolaysız veya dolaylı yollarla yapılabilir.ويمكن إجراء ذلك بطرق مباشرة وغير مباشرة .
Temsilci olma prensibine rastgele örnekleme biraz dolaylı olarak varmaktadır.قبل إعطاء تعريف دقيق رياضيا، نعطي مثالا وجيزة.
Sübvansiyon, dolaysız veya dolaylı yollarla yapılabilir.Recursos podem ser representados por caminhos absolutos ou relativos.
ABD'ye dolaylı olarak, Meksika'dan geçerek girer.O objetivo é chegar aos Estados Unidos através do México.
Tütsü genellikle iki ana türe ayrılır: "dolaylı yanma" ve "doğrudan yanma".Os dois principais tipos geralmente podem ser divididos em "queima indireta" e "queima direta".
Peter adının dolaylı bir anlatımı içerdiği düşünülmelidir.Aliás, em momento algum Peter revela seu nome verdadeiro.
O zaman Temsilciler Meclisi üyeleri de dolaylı olarak seçilmekteydi.Naquela época, os membros da Segunda Câmara também eram eleitos indiretamente.
Dolaylı masraflar yaklaşık 15 milyar dolar tutmakta ve bunun en büyük kısmını işgücü kaybı oluşturmaktadır.O orçamento operacional anual é 15 milhões de dólares, sendo a maior parte dele de concessões.
Her ikisi için de iki anlatım biçimi vardır: Dolaylı anlatım, dolaysız anlatım.Os sinais de mentira podem ser subdivididos em duas classes: sinais verbais e não-verbais .
1493'den sonra Sejm Piotrków'da, düzenli toplantılar yapmaya başladı ve 2 yılda bir dolaylı seçimler yapıldı.Em 1493 o parlamento nacional, a Sejm, começou a se reunir a cada dois anos em Piotrków.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.O show indiretamente lida com os conceitos de moralidade e ética.
Dolaylı da olsa önceki filmleri ile sıklıkla bağlantılar kurar.Exemplo: Conheço até os filmes antigos.
Böylece, yeni olan kendisini dolaylı olarak açıklar.O resto, francamente, fala por si.
Işık maruziyeti: Işık dolaylı olarak katkıda bulunur.Cristais Solares - A luz dá-lhe poder.
Dolaylı olarak feminist özellikte olduğu kabul edilir.Esta peça é quase exclusivamente feminina.
Kamu Kamu'nun yetiştirilmesi dolaylı olarak kolaydır.Wy zijn tot vreemdigheen gezint.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Vooruitrijden doet men al steppend, pushen (zie woordenlijst) of slalommend.
Dolaylı Anlatım; Herhangi bir konuda başkasından öğrendimiz bir haberi başkasına aktarmamıza denir.Zinvol spreken over God kan alleen als we uitgaan van openbaring.
Bu dönüşüm dolaylı ve iki aşamada olur.De omzetting is indirect en gebeurt in twee fasen.
ABD'ye dolaylı olarak, Meksika'dan geçerek girer.Tegenwoordig reist men liever via Mexico.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.Dit kan alleen bij lekkage blijven tot het deels inklappen of volledig.
Bu nedenle uyumluluğun standart ölçümü (dalganın direk ölçülebildiği alanlarda bile) çoğunlukla dolaylıdır.Bovendien was de kwaliteit van bewoonbare woningen (naar huidige maatstaven) soms erg laag.
Dolaylı Demokrasiler içinde uygulanır ancak Doğrudan Demokrasilerin bir kalıntısıdır.Deze rechten en voorwaarden kunnen alleen door een echte democratie gegarandeerd worden.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Dawniej zwana też była (nieprawidłowo) Kołową Turnią lub Kołem. .
Şair bu şiirlerinde dolaylı metafor dünyasında gezinir durur.Dzieje się tak w poezji ze względów metrycznych.
Dolaylı yoldan kraliyet sarayını kukla kralla elinde tuttu.Obydwaj po drodze do pałacu królewskiego spokojnie sobie porozmawiali.
Mezürler dolaylı olarak katıların hacimlerinin ölçümünde de kullanılabilir.Te skale mogą również zależeć od obecności katalizatora.
Hükümetin hiç hissesi yokturve şirket üzerinde sadece dolaylı kontrole sahipti.Skarb Państwa zachował jednak pełną kontrolę nad firmą.
Böylece, yeni olan kendisini dolaylı olarak açıklar.Твой należy więc wymawiać wyraźnie /twoj/.
Roma ve İtalya yurttaşları eyaletler gibi doğrudan değil dolaylı vergiler ödüyorlardı.Medborgare av Rom och Italien betalade indirekta skatter, medan direkta skatter togs från provinserna.
Plutarch (46 civarı-127) Galba ve Otho'nun hayatlarını aktarırken dolaylı olarak Nero'dan bahseder.Plutarchos Plutarchos (cirka 46–120) nämner Nero indirekt i sin skildring av Galbas liv och Othos liv.
Bu da dolaylı olarak tüketim malı talebini arttırdı.Vilket i sin tur ökar den aggregerade efterfrågan.
Dolaylı tutumun askeriyede uygulanışı da aynı mantığı içermektedir.Samma psykologiska effekt kan man tala om när det gäller kavalleriet.
Kamu Kamu'nun yetiştirilmesi dolaylı olarak kolaydır.그것이 — то (досл. річ, що знаходиться біля вас/тебе) Прислівник (з кор.
Zayıf tipli bir dildir çünkü tipler dolaylı olarak dönüştürülür.Кипчацькі мови мають низку особливостей, через які лінгвісти класифікують їх сукупно.
Dolaylı tutumun askeriyede uygulanışı da aynı mantığı içermektedir.Сам процес отримання військ також умовний.
Bu olaylar dolaylı ya da dolaysız şekilde hep savaşla ilgilidir.Všechny tyto příběhy jsou vždy spojené s Kršnou, ať už přímo či nepřímo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod