dolar ile cümle
dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir dolarlık banknot üzerinde masonluğun sembollerini görebilirsiniz.You can see symbols of freemasonry on the one dollar bill.
Bana hemen şimdi 500 dolar vermelisin.You must give me 500 dollars right now.
Biletler yetişkinler için 5 dolar ve yaşlılarla çocuklar için 2 dolardır.Tickets are $5 for adults, and $2 for senior citizens and children.
Biletler otuz dolara kapıda mevcut.Tickets are available at the door for thirty dollars.
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve çocuklar için ücretsizdir.Tickets are $30 for adults and children are free.
Biletler 30 dolara halk için mevcuttur.Tickets are available to the public for $30.
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve çocuklar için 15 dolar.Tickets are $30 for adults and $15 for kids.
Biletler online 13 dolar ve kapıda 15 dolardır.Tickets are $13 online and $15 at the door.
Biletlerin her biri 3 dolar veya üç tanesi 8 dolardır.Tickets are $3 each or three for $8.
Biletler burada 30 dolara mevcuttur.Tickets are available here for $30.
Biletler kişi başına 30 dolar.Tickets are $30 per person.
Biletler genel giriş için 30 dolar ve öğrencilerle yaşlılar için 20 dolardır.Tickets are $30 for general admission and $20 for students and seniors.
Biletler 3 dolardır. 3 yaş ve altındaki çocuklar ücretsiz olarak kabul edilir.Tickets are $3. Children 3 and under are admitted for free.
Giriş ücreti kapıda 30 dolar.Admission is $30 at the gate.
Biletler peşin olarak 30 dolar ya da gösteri gününde 35 dolar.Tickets are $30 in advance, or $35 on the day of the show.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Bu projeyi tamamlamak için üç milyon dolara daha ihtiyacımız var.We need another three million dollars to complete this project.
Biletler gereklidir ve her biri 30 dolara mal oluyor.Tickets are required and cost $30 each.
Tam olarak üç bin dolara mal oldu.It cost three thousand dollars exactly.
Otopark bana otuz dolara mal oldu.It cost me thirty dollars for parking.
Biletler kişi başı 30 dolar ve belirlenmiş sürücüler için 13 dolardır.Tickets are $30 per person and $13 for designated drivers.
Her dolar yardım eder.Every dollar helps.
300 dolar yardım eder miydi?Would $300 help?
Biletler 13 dolar ve oyundan sonra bir piknik öğle yemeği dahildir.Tickets are $13 and include a picnic lunch after the game.
Biletler artık 30 dolarla indirimde.Tickets are now on sale for $30.
Biletler artık 30 dolara satışta.Tickets are now on sale for $30.
Tom'a bir saatte 30 dolar ödeneceğini vaat ettiler.They promised Tom that he'd be paid $30 an hour.
Bilet ücretleri 13, 30 ve 33 dolar.Tickets are priced at $13, $30, and $33.
Biletler 13, 30 ve 33 dolardan satılıyor.Tickets are priced at $13, $30, and $33.
Biletler 30 dolardır ve rezervasyon önerilir.Tickets are $30, and reservations are recommended.
Volkswagen 18 milyar dolara kadar para cezasına çarptırılabilir.Volkswagen could face up to $18 billions in fines.
Tom yılda yaklaşık bir milyon dolar kazanıyordu.Tom was making about a million dollars a year.
"Ne kadar?" "10 dolar olması lazım.""How much is it?" "Ten dollars, I think."
Bu bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars.
Bu otuz milyon dolara mal oldu.It cost 30 million dollars.
300 dolar yeterli olur mu?Would $300 be enough?
Bu gitarı sadece otuz dolara aldım.I bought this guitar for just thirty dollars.
Konsey bilimsel araştırmalar için milyonlarca dolar ayırdı.The council has committed millions of dollars to the scientific research.
Tom yarışın banko atına elli dolar yatırdı.Tom put fifty dollars on an odds-on favourite.
Tom üç milyon doların üzerinde varlığa sahiptir.Tom has over three million dollars in assets.
Tom bunu yapamayacağıma dair benimle otuz dolarına bahse girdi.Tom bet me thirty dollars that I couldn't do it.
Mary, Tom gibi yılda 100.000 dolardan az kazanan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who make less than $100,000 a year like Tom.
Gün boyunca yollar arabalarla dolar.During the day the streets fill up with cars.
Petrolün fiyatı varili 30 doların alına düştü.The price of oil has dipped below $30 a barrel.
Biz ona dört dolar ödedik.We paid him four dollars.
O ona dört dolar ödedi.She paid him four dollars.
Ona dört dolar ödedin.You paid him four dollars.
Kocam yılda 100.000 dolar kazanır.My husband makes a hundred thousand dollars a year.
Bir Manhattan daire için ortalama kira yaklaşık aylık 4000 dolardır.The average rent for a Manhattan apartment is about $4,000 a month.
Ev bir milyon dolara satıldı.The house was sold for one million dollars.
Bu politikacı kamu fonlarından milyonlarca dolar çalmakla suçlandı.This politician was accused of stealing millions of dollars in public funds.
Tom'un yanında sadece üç dolar vardı.Tom only had three dollars with him.
Bu üç yüz dolar değer.That is worth three hundred dollars.
Tom'un herkese üç dolar borcu var.Tom owes everyone three dollars.
Tom Mary'ye otuz dolar borçlu.Tom owes Mary thirty dollars.
Tom'un Mary'ye otuz dolar borcu var.Tom owes Mary thirty bucks.
O üç yüz dolar değer.That's worth three hundred dollars.
Bunun fiyatı üç yüz dolar.That's worth three hundred dollars.
O, üç dolara mal olmaktadır.It costs three dollars.
Bin kronu dolara dönüştürmek istiyorum.I would like to convert a thousand kronor to dollars.