dolapları ile cümle
dolapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O bütün mutfak dolaplarını temizledi.She cleaned out all of the kitchen cupboards.
Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.Food and utensils are stored in kitchen cabinets.
Gıda ve tencere seti mutfak dolaplarında saklanır.Food and cookware are stored in kitchen cabinets.
Okul öğrencilerin dolaplarını aradı.The school searched the students' lockers.
Mary'nin dolapları yıllarca giymediği giysilerle dolu.Mary's closets are full of clothes she hasn't worn in years.
Polis bugün Tom'un lisedeki tüm dolaplarını aradı.The police searched all the lockers at Tom's high school today.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?So the question was, can it actually find marijuana in students' lockers?
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.The only difference was, their mistakes were in the secret filing cabinets.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Like if you're looking for marijuana in students' lockers, it'll point right to somebody.
Ayrıca dolapları ve kitapları için ekstra 300 sterlin alındı.6d. with an additional £300 for his cabinets and books.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.La commissione d'inchiesta ha il potere di cercare nelle stanze della bambini e di interrogare le persone.
İkili daha sonra evin mutfağına girer ve dolapların içinde bir yiyecek ve içecek bulur.Lei va nuovamente nella casa e trova una scatola nell'armadio.
Kısa bir süre sonra da burada bazı dolapların döndüğünü fark eder.Enige tijd later blijkt dat het Draad weer valt.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.Vyšetřovací výbor má pravomoc k prohledání ubytovacích pokojů nebo skříněk a vyptávání se lidí.
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.酒屋を改装してコンビニにした。
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.이듬해 주는 다른 알콜 음료들을 판매하는 국유 상점들의 시스템을 세웠다.
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.Tone je moral zaradi neprestanega popivanja prodajati dele domačije.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Diese ganze Wahrheitsgeschichte und das alles - Sie sind nichts anderes als Propagandamühlen.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Ez az egész Igazság dolog, ezek nem másik csak propaganda gépek.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.På sanningssak och allt annat. Det är inget annat än propaganda kvarn.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Soal Kebenaran itu dan semua itu... mereka itu hanya pabrik propaganda
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Sobre la verdad y todo lo demás No son mas que fabricas de propaganda
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Te wszystkie komisje prawdy i takie tam - to są siewcy propagandy,
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Todas essas coisas da Comissão para a Verdade. É, apenas, propaganda!
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Tutta questa roba sulla Verità eccetera, non è altro che mucchi di propaganda.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Vse te stvari okrog komisije za resnico To je sama propaganda!
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Všetky tieto veci okolo Komisie pravdy a toto. To nie je nič iné, než propaganda.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Όλη αυτή η δήθεν αλήθεια - είναι απλά μηχανισμοί προπαγάνδας.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil."Всички тия работи за Истината и прочие, не са нищо друго, освен пропаганда..."
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Вся эта Правда и вообще все это - не более, чем пропагандистская мельница
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil..כל ה"אמת" הזה, זה הכל תעמולה
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.- 本当に.. - 私は知っています
Giysi dolapları ve girişteki dolaplar da genellikle konutun donanımı içindedirler.Även klädskåp och skåp i hallen ingår vanligtvis.
Giysi dolapları ve girişteki dolaplar da genellikle konutun donanımı içindedirler.Los armarios roperos y los del pasillo también suelen formar parte del equipamiento de la vivienda.
Giysi dolapları ve girişteki dolaplar da genellikle konutun donanımı içindedirler.Myös vaatekaapit ja eteisen kaapit kuuluvat yleensä asunnon varustukseen.
Giysi dolapları ve girişteki dolaplar da genellikle konutun donanımı içindedirler.Кроме того, шкафы для одежды и шкафы в прихожей обычно относятся к оснащению квартиры.
Giysi dolapları ve girişteki dolaplar da genellikle konutun donanımı içindedirler.كما تتبع دواليب الملابس وخزانات صالة المدخل تجهيزات المسكن دائماً.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.En général, les placards de la cuisine, le frigo et le four font toujours partie intégrante du logement.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.I utrustningen i en hyresbostad ingår nästan alltid köksskåpen, kylskåpet och spisen.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.Vuokra-asunnon varustukseen kuuluvat yleensä aina keittiön kaapistot, jääkaappi ja liesi.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.В оборудование арендуемой квартиры обычно входят кухонные шкафы, холодильник и кухонная плита.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.وتتضمن تجهيزات مساكن الإيجار في العادة خزائن المطبخ وثلاجة وموقد.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.租房一般都配有厨柜、电冰箱以及电炉。
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Ad esempio, se stai cercando della marijuana nell'armadietto di uno studente, punterà dritto a qualcuno.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Bijvoorbeeld marihuana in studentenkastjes. Ze wijst iemand aan.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Como quando procuram por marijuana no cacifo dos estudantes, um deles apontará imediatamente para outro.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Como si estuvieras buscando marihuana en el armario de un estudiante, y lo apuntas hacia alguien.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Cũng như khi bạn đi dò cần sa trong tủ đồ của học sinh, nó sẽ chỉ ngay vào ai đó.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.E ca și cum ai căuta marijuana în dulapurile studenților, va indica direct spre cineva.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Když třeba hledáte marihuanu ve skříňkách studentů, na někoho se přesně zaměří.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.마치 학생들 사물함에 있는 마리화나를 찾을때 누군가를 바로 가리키듯 말이죠.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Ligesom når man leder efter marihuana i de studerendes skabe, vil den pege direkte på nogen.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Mint mikor marihuánát keresel a diákok szekrényeiben, valakire rámutat.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Napríklad, keď hľadáte marihuanu v školských skrinkách, na niekoho to namieri.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Na przykład jeśli szukasz marihuany w szafkach studentów, to coś wskaże bezpośrednio jakąś osobę.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Så om du letar efter marijuana i studentkorridorernas skåp, så kommer den att peka ut det.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Wenn man z.B. nach Marihuana in Schließfächern von Schülern sucht, wird er umgehend auf jemanden zeigen.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Όπως όταν ψάχνεις για μαριχουάνα στα ντουλάπια των μαθητών, θα εστιάσει αμέσως σε κάποιον.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Все едно да търсите марихуана в шкафчето на студент, което е нещо нормално за някои хора.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Например, если вы ищете травку в школьной раздевалке, то эта штука обязательно укажет на...
İlgili Sayfalar