dolanmış ile cümle

dolanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dias aslında Ümit Burnu'nu dolanmıştı.However, the night was really about Bumgarner.
Ve aç gözlülük ve gurur dikkatsizlik söz konusu olduğunda sıkıca birbirine dolanmıştır.And greed and hubris are intimately intertwined when it comes to recklessness.
Yani bir kez daha çemberin etrafında dolanmış oluyoruz.So once again, I mean we've gone around the circle once.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.And if our fates are intertwined, then we believe that it is good karma, it is good fortune.
Ve bu rapor da başkan Kibaki'nin boynuna dolanmış ölü bir albatros'a dönüşüverdi.Daniel arap Moi, so this report then became a dead albatross around President Kibaki's neck.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,The cords of death surrounded me. The floods of ungodliness made me afraid.
Boynunda, dikenlerden/liften örülmüş bir ip bulunduğu (kötülükleri boynuna dolanmış) halde...Will have a strap of fibre rope around her neck.
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.In Native mythology, the natural world and the spiritual world are intertwined.
Tıp mesleği, tıp tanrısı Asklepios'un yılanlarla dolanmış personeli tarafından sembolize edilir.The medical profession is symbolized by the snake-entwined staff of the god of medicine, Asclepius.
Asklepios yılana dolanmış asasıyla. (Epidaurus Arkeoloji Müzesi)Asclepius with his serpent-entwined staff; Archaeological Museum of Epidaurus
Başka yerlerde, hayvanlar bir avcının ağına dolanmış olarak tasvir edilmiştir.Elsewhere, animals are depicted entangled in a hunter's net.
O dönemlerde herkesin diline dolanmış ve çok büyük ilgi görmüştür.Am Ende des Tages waren alle sehr zerknirscht und weinten.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Cuidado ese día, está prohibido el estacionamiento en el lado de la vía del tren.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Pois por alguma razão a nave não iria se juntar à estação.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Αργότερα, διασχίζουν τον σταθμό Παπάφη χωρίς να είναι ο έτοιμος ο σταθμός.
Gökadanın normal görünen bir kolu ve daha az sıkıca dolanmış geniş bir diğer kolu vardır.Galaksi ini memiliki lengan tampak normal dan perpanjangan tangan yang kurang erat.
Yuvasını, ya kozalaklı ağaçların üstüne ya da sarmaşık dolanmış ağaç gövdelerine yapar.Dari sisi tubuhnya atau dari pusarnya tumbuh sebatang pohon atau pokok anggur yang bercabang-cabang.
Dias aslında Ümit Burnu'nu dolanmıştı.実は今日もワイプ中ちょっと鼻出てました。
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A ak sú naše osudy prepletené, potom veríme, že je to dobrá karma, dobrý osud.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A jsou-li naše osudy propletené, pak věříme, že je to dobrá karma, štěstěna.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A skoro nasze losy są połączone, to traktujemy to jako dobrą karmę.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Dan jika nasib kita saling berkaitan kita percaya ini adalah karma baik, kebeuntungan.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.En als ons lot met elkaar verweven is, dan geloven we dat het goede karma oplevert, geluk.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.E se os nossos destinos estão interligados, acreditamos que isso é bom "karma", é boa sorte.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.És ha a sorsunk összefonódott, akkor az szerintünk jó karma, jó szerencse.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Et si nos sorts sont entremélés nous croyons que c'est un bon karma, que c'est une chance.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.그래서 만약 우리의 운명이 얽혀있다면 우린 그것을 좋은 업보라고, 행운이라고 믿습니다.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Och om våra öden är sammanflätade då vi anser att det är bra karma, det är lycka.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Si daca destinele noastre sunt incrucisate atunci noi credem ca este o karma pozitiva, este un noroc.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Και αν η μοίρα μας είναι συνυφασμένη τότε πιστεύουμε πως είναι καλό κάρμα, είναι καλό μέλλον.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.И ако нашите съдби са преплетени, тогава ние вярваме, че това е добра карма, това е добра орис.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.И если наши судьбы переплетаются, то мы верим, что это хорошая карма.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.І, якщо наші долі переплітаються, то ми віримо, що це хороша карма.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.ואם גורלותינו קשורים זה בזה אז אנו מאמינים כי זוהי קארמה טובה, זוהי ברכה.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.ومصيرنا متشابكة وبعد ذلك نعتقد أن هذه كرامة جيدة، أنها ثروة جيدة.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.我々はそれを行なうことが善業であり、果報だと信じることができます そして我々のうちの多くの者にとって
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,(17:5) Объяли меня муки смертные, и потоки беззакония устрашили меня;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,(18:5) Les liens de la mort m`avaient environné, Et les torrents de la destruction m`avaient épouvanté;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Aku dikelilingi bahaya maut dan digenangi banjir kebinasaan
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Az Úrhoz kiáltok, a ki dicséretre méltó, és megszabadulok ellenségeimtõl.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Các dây sự chết đã vương vấn tôi, Lụt gian ác chảy cuộn làm cho tôi sợ hãi.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Các dây sự chết đã vương_vấn tôi , Lụt gian_ác chảy cuộn làm cho tôi sợ_hãi .
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Chvály hodného vzýval jsem Hospodina, a od nepřátel svých byl jsem vyproštěn.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Cordas de morte me cercaram, e torrentes de perdição me amedrontaram.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Dødens Reb omsluttede mig, Ødelæggelsens Strømme forfærdede mig,
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Es umfingen mich des Todes Bande, und die Bäche des Verderbens erschreckten mich.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,HERREN, den högtlovade, åkallar jag, och från mina fiender bliver jag frälst.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Ik roep het uit: Lof zij de HERE! Hij verloste mij van al mijn vijanden.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Invoco il Signore, degno di lode, e sarò salvato dai miei nemici
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Jeg påkaller den Høilovede, Herren, og blir frelst fra mine fiender.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,사망의 줄이 나를 얽고 불의의 창수가 나를 두렵게 하였으며
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Mă înconjuraseră legăturile morţii, şi mă îngroziseră rîurile pieirii;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Me rodearon los dolores de la muerte, y los torrentes de la perversidad me atemorizaron
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Na veleslávneho som volal Hospodina a bol som zachránený od svojich nepriateľov.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Objele so me smrti vezi in hudourniki pogube so me prestrašili;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Wzywałem Pana chwalebnego, a od nieprzyjaciół moich byłem wybawiony.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Ylistetty olkoon Herra! - niin minä huudan, ja vihollisistani minä pelastun.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Πονοι θανατου με περιεκυκλωσαν, και χειμαρροι ανομιας με κατετρομαξαν
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Връзките на смъртта ме окръжиха; Порои от беззаконие ме уплашиха.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,אפפוני חבלי מות ונחלי בליעל יבעתוני׃
İlgili Sayfalar