dolaşmayı ile cümle
dolaşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Meralarda dolaşmayı severim.I like to roam about the fields.
Senin kendi evin olsa bile, lütfen etrafta çıplak dolaşmayı bırak.Even if it's your own house, please stop walking around naked.
Gelecek yıl bisikletle Şikoku adasını dolaşmayı planlıyoruz.I plan to go around the island of Shikoku by bicycle next year.
Çimlerin üzerinde çıplak ayakla dolaşmayı severim.I love walking barefoot on the grass.
Tom'a aylak aylak dolaşmayı bırakmasını söyle.Tell Tom to stop fooling around.
Tom'un ayak altında dolaşmamızı istemiyorsan, dolaşmayız.If you don't want us to get in Tom's way, we won't.
Dünyayı dolaşmayı çok seviyorum.I love to travel around the world.
Bu haydut isyancılar dünyada dolaşmayı hak etmiyorlar.Those rogue rebels do not deserve to roam the Earth.
Tom ve Mary adanın diğer tarafında dolaşmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to hike to the other side of the island.
Çıplak ayakla dolaşmayı severim.I like walking around barefoot.
Aylak aylak dolaşmayı bırak ve bu pisliği toplamama yardım et.Stop fooling around and help me pick this mess up!
Çocuk sabun dükkanını dolaşmayı seviyor.The boy likes walking around the soap shop.
Çocuk kanepe mağazasını dolaşmayı seviyor.The boy likes walking around the sofa store.
Dolaşmayı severim.I love taking trips.
Onun ilim için dolaşmayıp, hilâfete geçmek için çevresine adam topladığını söylediler.On the contrary, they filled him with the desire for reconciliation and understanding among people.
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.Rather, they prefer to run and sometimes swim.
Hiç bir şeyiniz yokmuş gibi Fico Bulvaırnda dolaşmayı bırakın. Gİdin ve liseyi dışarıdan bitirin.Stop walking up and down Fico Avenue like you ain't got nothing and get your GED.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Then the animal learns to walk on a leash in the open and find targets.
- Salak salak dolaşmayı bırak.- Stop fooling around.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.And then of course, the challenge is knowing when to turn around.
Aman Tanrım! Etrafımda dolaşmayın!Gosh, just go around me!
Yeryüzünde bozgunculuk yaparak dolaşmayın."And do not evil in the earth, causing corruption.
İnsanların eşyalarını tırtıklamayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak dolaşmayın."Do not reduce people's goods and do not corrupt the land with mischief.
Orman tabanında beslenmeyi ve dolaşmayı severler.Sie sitzen gerne auf Waldwegen und saugen an Pfützen.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Die Mücken fliegen gern gegen Abend in Gewässernähe.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.En voyage elle aime dormir sur le dos de Coud.
Çimlerin üzerinde çıplak ayakla dolaşmayı severim.Me encanta caminar descalzo sobre el césped.
Kayak yaparken karların üzerinde gitmeyi, kayık yaparak sularda dolaşmayı öğrendi.Со своими школьниками он много прошёл пешком, на лыжах, на лодках.
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.Эму любит сидеть в воде, а также умеет плавать.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Nas horas vagas, gosta de andar a cavalo.
Ormanlarda dolaşmayı sever.Gostava de passear pelos campos.
Onun ilim için dolaşmayıp, hilâfete geçmek için çevresine adam topladığını söylediler.Eles o convenceram então a segui-los e a juntar-se a eles numa refeição, durante a qual eles o reconheceram.
Büyükbabam dolaşmayı sever.Mijn opa trekt graag rond.
Ormanlarda dolaşmayı sever.Lubi spacerować po lesie.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Uwielbia jazdę konną.
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.Den lever i närheten av vatten och simmar gärna.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Вони люблять водити хороводи при місяці.
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.Nagyon szereti a vizet, általában vízközelben tartózkodik.
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.Mereka suka tinggal di dekat air dan sering mandi dan berenang.
1540 - 1596) - Dünyanın çevresini dolaşmayı başaran ilk İngilizdir.Sir Francis Drake (1543-1596) adalah orang Inggris pertama yang mengelilingi dunia.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Kambing ini sangat suka berjemur di siang hari.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Cô bé rất thích cưỡi ngựa.
Ormanlarda dolaşmayı sever.森の中に住むイタズラ好き。
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.一般居住在水的附近,尤其喜歡游泳和涉水。
Ormanlarda dolaşmayı sever.숲 지역에서 서식하는 것을 좋아한다.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Posebej rad se je ponoči sprehajal po parku.
Aman Tanrım! Etrafımda dolaşmayın!Istenem, csak kerülj ki!
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.Jos et ole varma jään kestävyydestä, älä mene jäälle.
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.Om du inte är säker på att isen håller, gå inte ut på isen.
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.Si no está seguro de la resistencia del hielo, no camine sobre él.
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.Si vous n’êtes pas sûr du degré de réistance de la glace, ne vous y aventurez pas!
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.Не рискуйте выходить на лед, если вы не уверены в прочности льда.
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.إذا لم تكن متأكداً من تحمل الجليد، فلا تمشي فوقه.
Buzun dayanıklılığından emin değilseniz, buz üzerinde dolaşmayın.冰上运动最重要的设备是救生冰锥。如没有冰锥,一旦落入冰缝将很难脱险。
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.A potom je samozrejme výzvou vedieť, kedy sa obrátiť naspäť.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.BJ: És így persze, a kihívás, hogy tudd mikor kell visszafordulni.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.BJ: Και φυσικά, η πρόκληση είναι να ξέρεις πότε να γυρίσεις πίσω.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.Depois, claro, o desafio é saber quando voltar para trás. Nem sempre acertamos.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.De uitdaging is natuurlijk, om te weten wanneer je om moet keren.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.Die Herausforderung ist natürlich zu wissen, wann man umdrehen muss.