dokunmuş ile cümle

dokunmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.Mary felt as if a ghost or spirit had touched her back.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.I believe he touched most people's.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.He clearly has feelings for CJ.
Dokunmuş halat nedir? diye sorarsanızWhat is fuzzy rope, you ask?
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -Hopefully you've found it vaguely Useful.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.All the hangings around the court were of fine twined linen.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.He made the ephod of gold, blue, purple, scarlet, and fine twined linen.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.He made the robe of the ephod of woven work, all of blue.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.You shall not wear a mixed stuff, wool and linen together.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.The princess inside is all glorious. Her clothing is interwoven with gold.
Döşeğime Mısır ipliğinden dokunmuş Renkli örtüler serdim.I have spread my couch with carpets of tapestry, with striped cloths of the yarn of Egypt.
Eğer size bir yara dokunduysa, o topluluğa da benzeri bir yara dokunmuştu.If you have been wounded they too have suffered a wound.
Bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.Undeflowered by man or by jinn before them, --
Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.Which turned everything it touched to ashes.
Eşlerinden önce ne bir insan dokunmuş onlara, ne bir cin.Undeflowered by man or by jinn before them, --
Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.Undeflowered by man or by jinn before them, --
Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.Undeflowered by man or by jinn before them, --
Size bir sıkıntı dokunduysa, düşman topluluğa da benzeri bir sıkıntı dokunmuştur.If you have been wounded they too have suffered a wound.
Ne var ki anlayışlarını yitirdiler: "Sıkıntı ve refah atalarımıza da dokunmuştu," dediler.Until they increased in number, and said, “Adversity and prosperity has touched our ancestors.”
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.I believe he touched most people's.
Corona Civica - bir taç oluşturmak üzere dokunmuş ortak meşe yapraklarından yapılmış bir çelenkti.Civic crown – (Latin: corona civica), was a chaplet of common oak leaves woven to form a crown.
Aynı zamanda Angel'ın da ona birçok yardımı dokunmuştur.Andererseits erlaubt sich Marvi mit ihm so manchen Spaß.
Bu gözlemler ve diğerleri süreklilikle ilgili araştırmaların önünün açılmasında büyük faydası dokunmuştur.Todos estos aspectos y otros muchos siguen abiertos a la discusión histórica.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.Y me consta que molestó a muchos.
Percy'e savaşta çok yardımları dokunmuştur.Aiuta Percy anche nell'Ultima Battaglia.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.Ricorda molto CJ.
Fenerbahçe'ye birçok faydası dokunmuştur.Questo portò numerose critiche a Winterburn.
Aynı zamanda Angel'ın da ona birçok yardımı dokunmuştur.وتلقى أيضا روماليزا بعض المساعدات.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.Julgo que tocava assim a maioria das pessoas.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.Dit raakte veel mensen.
Aynı zamanda Angel'ın da ona birçok yardımı dokunmuştur.Även på antropologins område lämnade han åtskilliga mycket viktiga bidrag.
Aynı zamanda Angel'ın da ona birçok yardımı dokunmuştur.Іван часто допомагав їй.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.Hän antaa joitain töitä myös CJ:lle.
Aynı zamanda Angel'ın da ona birçok yardımı dokunmuştur.Også Spener følte sig i stor taknemmelighedsgæld til ham.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.Cô giúp Yuuki rất nhiều.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.它帮了Jesse的大忙。
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.אני מבינה שהוא הפריע לרבים.
AFC yüzey alanı bir tekstil içine dokunmuş 2500 m²/g.Цялостно геофизично проучване на площ от 5 600 m².
Gün boyunca yanında duran fil zaman zaman nazikçe hortumuyla ona dokunmuştur.Зайченцето бяло цял ден си играло в близката горичка със една сърничка.
Eğer Ölüm Defteri yanar ve hasar görürse, o vakte kadar ona dokunmuş tüm insanlar ölür.Ako je Death Note spaljen, uništen ili na bilo koji način oštećen, svi koji su ga dotakli će umrijeti.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.Jų vadovas Wu Zi Mu yra ne kartą pagelbėjęs CJ.
13 dakikalık zamanınızı aldım. Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -On dira que c'est indéfini.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle forgårdens omheng helt rundt var av fint, tvunnet lingarn.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle gordijnen die de muren van de voorhof vormden, waren geweven van getweernd fijn linnen.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle Omhæng rundt om Forgården var af tvundet Byssus,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle Umhänge des Vorhofs waren von gezwirnter weißer Leinwand
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.A pitvarnak minden szõnyege köröskörül sodrott lenbõl vala.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Hết thảy bố vi của hành lang ở chung quanh đều bằng vải gai đậu mịn;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Hết_thảy bố vi của hành_lang ở chung_quanh đều bằng vải gai đậu mịn ;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Kaikki esipihan ympärysverhot yltympäri olivat kerratuista valkoisista pellavalangoista,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.뜰 사면의 포장은 세마포요
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Semua layar di sekeliling pelataran itu dibuat dari kain linen halus
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Toate pînzele de jur împrejurul curţii erau de in subţire răsucit.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Todas as cortinas do átrio ao redor eram de linho fino torcido.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Todas las mamparas alrededor del atrio eran de lino torcido
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Toutes les toiles formant l`enceinte du parvis étaient de fin lin retors.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Tutti i tendaggi che delimitavano il recinto erano di bisso ritorto
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Všecky koltry síně vůkol očkovaté z bílého hedbáví přesukovaného.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Všetky koberce dvora dookola boly zo súkaného kmentu,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Vsi zastori ob dvorišču kroginkrog so bili iz sukane tenčice;

İlgili Sayfalar