Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mingil määral suheldi ja kaubeldi ka inuittidega.
Ama devrim beni kurtardı. O dokumacıydı.Но революцията ме спаси.
Atriumdan başlayalım. Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Wir können im Atrium anfangen, mit dem Webstuhl, an dem Papas neuste Frau an einer neuen Toga arbeitet.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiNo i mamy własny jedwab.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiOch sedan har vi siden, Thaisiden.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiUnd dann haben wir Seide, Thai Seide.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiY luego tenemos la seda tailandesa.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiA pak tu je hedvábí, thajské hedvábí.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiA potom tu máme hodváb, thajský hodváb.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiAvem apoi mătase, mătase tailandeză.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiChúng tôi có tơ tằm Thái.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiDepois temos a seda, a seda tailandesa.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiEn dan hebben we zijde, Thaise zijde.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiE qui abbiamo la seta, seta thailandese.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiÉs ott van a selyem, thai selyem.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiEt donc nous avons de la soie, de la soie Thai.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeği우리는 실크가 있죠. 태국 실크요.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiLalu ada kain sutra, sutra Thai.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiΚαι μετά έχουμε μετάξι, Ταϊλανδέζικο μετάξι.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiИ освен това имаме коприна, тайландска коприна.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiИ теперь у нас есть шелк, тайский шелк.
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiויש לנו משי, משי תאילנדי
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiولدينا الحرير .. الحرير التايلندي
Ayrıca ipek dokuma da var, Tayland ipeğiスコットランド風のタータン模様のシルクが左側にあります
Belki savaştan sonra dokumacı olurum.Už ne. Až skončí válka, bude přadlena možná i ze mě.
Belki savaştan sonra dokumacı olurum.Ισως γίνω μοδίστρα μετά τον πόλεμο.
Belki savaştan sonra dokumacı olurum.Вече не. Може би ще започна пак да тъка след войната.
-Ben dokumacıyım.Predica.
-Ben dokumacıyım.- Tak, jaké je tvoje povolání? - Jsem předlena.
-Ben dokumacıyım.Tkaczka.
-Ben dokumacıyım.-Είμαι μοδίστρα.
-Ben dokumacıyım.- Е, а вие каква професия имахте? - Аз бях тъкачка.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Además, puede representar la textura de sonido; y captar su carácter esencial visualmente.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Da mesma forma, a tentar representar a textura do som; captar a sua característica essencial através da visão.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Használjuk a hang jellegének megjelenítésére, hogy vizuálisan ragadjuk meg a lényegi karakterét.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.또한 소리의 질감을 표상하고 핵심적 요인들을 잡아내기 위해 시각이 동원되죠.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Også for at repræsentere lydes tekstlighed - at fange deres grundlæggende træk gennem det visuelle.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Także do tego, by starać się oddać fakturę dźwięku, uchwycić jego esencję poprzez elementy wizualne.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Zicht bepaalt ook het gevoel van geluid door de essentie te visualiseren.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.Изображение также помогает отобразить структуру звука, уловить его основную идею.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.וגם לנסות לייצג את המרקם של הצליל לייצג את המאפיין המרכזי שלו באמצעים חזותיים.
Bir de, görsel içinde sesin dokumunu teslim etmek, öz karakterini kavramak için.أيضا لمحاولة تقديم نوعية مادة الصوت للتعبير عن أساسياتها الشخصية عبر المرئيات.
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Ako to všetko začneme dávať dokopy?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Bagaimana kita mulai menenun permadani ini bersama?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Come cominciamo a intrecciare questi fili insieme?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Comment nous mettre à tisser ces tapisseries les unes avec les autres?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Como começamos a tecer estes tapetes?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?¿Cómo comenzamos a entretejer estos tapices?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Cum începem să împletim aceste tapiţerii împreună?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Hoe beginnen we eraan om dit allemaal te verweven?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Hogyan kezdjük hát egybeszőni ezeket a szöveteket?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Jak to vše začneme dávat dohromady?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Jak zacząć wiązać końce?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?앞으로 어떻게 이런 여러가지 요소들을 합칠 수 있을까요?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Làm thế nào chúng ta có thể kết hợp những tẩm thảm thêu này lại với nhau
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Miten voimme yhdistää tämän kaiken?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Wie verknüpfen wir all diese Teppiche?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Πώς θα ενώσουμε τα κομμάτια του παζλ;
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Как да започнем да тъчем тези гоблени заедно?
Birlikte kilimleri dokumaya nasıl başlayacağız?Как же нам начать сплетать это всё воедино?