Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Sechziger, Siebziger, Achtziger und Neunziger.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Šedesát, sedmdesát, osmdesát, devadesát let.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Sesentas, setentas, ochentas y noventas.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Sześćdziesiątka, siedemdziesiątka, osiemdziesiątka czy dziewięćdziesiątka.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Zestig, zeventig, tachtig en negentig jaar oud.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Άνθρωποι εξήντα, εβδομήντα, ογδόντα και ενενήντα χρονών.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Люди шестьдесяти, семидесяти, восьмидесяти и девяноста лет.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.Шейсет, седемдесет, осемдесет и деветдесет.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.ששים, שבעים, שמונים ותשעים.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.في الستينات، السبعينات، الثمانينيات و التسعينات.
Altmışlıklar, yetmişlikler, seksenlikler ve doksanlıklar.今となっては もはやそれほどの高齢とも思えません
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.그러나 나머지 99퍼센트는 녹음된 것을 듣죠.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Aber wir hören 99 Prozent aller Musik nur als Aufnahme.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Ale wtedy słuchamy 99 procent pozostałych nagrań.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Dar apoi ascultăm restul de 99% din muzică înregistrată.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Mais les autres 99 % de nos écoutes sont enregistrées.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Ma poi ascoltiamo l'altro 99% dei nostri dischi.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Nhưng sau đó chúng ta nghe 99% phần mà chúng ta thu lại.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Pero el otro 99 por ciento de nuestras cosas las escuchamos grabadas.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Но потом мы слушаем оставшиеся 99 процентов в записи.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.Но след това слушаме другите 99 процента от нашите неща на запис.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.אבל אז אנחנו מאזינים לשאר 99 האחוזים של החומר שלנו מוקלט.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.لكن نستمع إلى 99 % لتسجيلاتنا.
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.歴史的な古い録音ほど
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95% din acel pământ poate susține oameni ce trăiesc doar din creșterea animalelor.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.그 땅의 95 %는 동물을 이용해서 사람들을 먹여살릴 수 있습니다.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95 prosenttia tuosta maasta voi ruokkia ihmiset vain eläinten avulla.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95% toho území může uživit lidi pouze díky zvířatům.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95% van dat land kan mensen alleen voeden met dieren. 95% van dat land kan mensen alleen voeden met dieren.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95% земли полуострова может накормить жителей только благодаря животным.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95% от тази земя може да изхранва хора само от животни.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.95 אחוז מאותה אדמה יכולה להזין אנשים אך ורק מחיות.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Annak a vidéknek 95%-a csak állatok révén képes az emberek eltartására.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Auf 95 % dieses Landes ernähren sich Menschen von Tieren.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.El 95 % de esa tierra sólo puede alimentar a las personas a partir de los animales.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Il 95 percento di quella terra può nutrire le persone solo attraverso gli animali.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Na 95 procentach tych terenów ludzie żyją wyłącznie z wypasu zwierząt.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Nittiofem procent av den marken kan bara föda människor genom djur.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Noventa e cinco por cento daquela terra apenas alimenta os seres humanos através dos animais.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Quatre-vingt-quinze pour-cent de ces terres ne peuvent nourrir les gens qu'avec des animaux.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Sembilan puluh persen dari lahan itu hanya bisa memberi makan manusia, tapi tidak hewan.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Ενενηνταπέντε τοις εκατό αυτής της γης μπορεί να θρέψει ανθρώπους μόνο από τα ζώα.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.人要響嗰塊地嘅 95% 地方靠動物為生
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.動物に頼らないと人間が食べていけません 他の世界中の地域も同様に 私たちの運命を握っているのです
Belki de hatırlamışsınızdır. Bu bir "otuz altmış doksan" üçgeni.아니면 이것이 30-60-90도 삼각형이라는 것을 알아차릴 수도 있겠지요
Belki de hatırlamışsınızdır. Bu bir "otuz altmış doksan" üçgeni.-
Belki de hatırlamışsınızdır. Bu bir "otuz altmış doksan" üçgeni.Nebo jste si možná všimli, že tohle je trojúhelník 30-60-90.
Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.제 사진작업의 90%는 사실 사진찍는 일이 아닙니다.
Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.90 אחוז מתהליך הצילום שלי הם למעשה לא "צילומי".
Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.٩٠ في المئة من عملية التصوير الفوتوغرافي لدي هي في الواقع ، ليست فوتوغرافية
Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.実は 写真を撮ることではありません 郵便物を送付したり 調査したり 電話をかけたりして
Benim kütle merkezim de sanırım yaklaşık doksan santim kadardır çünkü çok da uzun değilim.대부분의 일들에서 제 무게중심은 아마 지면에서 약 3ft(0.9144m) 위일겁니다 저는 키가 작은 편이거든요
Benim kütle merkezim de sanırım yaklaşık doksan santim kadardır çünkü çok da uzun değilim.Dla większości celów, mój środek masy, jest około trzy stopy nad ziemią, ponieważ nie jestem taki wysoki.
Benim kütle merkezim de sanırım yaklaşık doksan santim kadardır çünkü çok da uzun değilim.Mi centro de masa, tal vez esté como a tres pies del suelo, porque no soy tan alto.
Benim kütle merkezim de sanırım yaklaşık doksan santim kadardır çünkü çok da uzun değilim.Pro obecné případy, můj hmotný střed, je přibližně 3 stopy nad zemí, protože nejsem zas tak vysoký.
Benim kütle merkezim de sanırım yaklaşık doksan santim kadardır çünkü çok da uzun değilim.Для всіх цілей, мій центр мас, можливо є 3 фути над землею, томущо Я не те, що високий.
Benim kütle merkezim de sanırım yaklaşık doksan santim kadardır çünkü çok da uzun değilim.אני יכול להגיד שמרכז המסה שלי הוא בערך מטר אחד מעל הקרקע, כי אני לא כזה גבוה.
Bir bakalım, eğer doksan-bir kere üç bin altı yüz dersek, Uups!Vamos ver, então se eu digo noventa - um vezes trinta - seis centenas, Woops!
Bir bakalım, eğer doksan-bir kere üç bin altı yüz dersek, Uups! Yanlış yaptım.91 krát 3 600 Teď jsem to popletl.
Bir bakalım, eğer doksan-bir kere üç bin altı yüz dersek, Uups! Yanlış yaptım.91 ㅌ 3600, 이런! 망쳤는데요