Ana içeriğe geç
Sözlük

dod ile cümle

dod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
14
ORT. KELİME
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.És itt a dodóról kezdek beszélni, és arról, hogyan halt ki, utána pedig Spinozáról.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.Et je parle du dodo, et comment le dodo s'est éteint, et ensuite je parle de Spinoza.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.I mówię o dodo, i jak ten ptak wymarł, a potem o Spinozie.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.전 도도에 대해 그리고 어떻게 도도가 멸종되었는지고 말하고, 그다음은 스피노자에 대해 말합니다.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.Poi parlo del dodo, di come si è estinto, e poi passo a Spinoza.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.Și vorbesc despre pasărea dodo și cum a dispărut această specie și apoi vorbesc despre Spinoza.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.Và tôi nói về con dodo, nó tuyệt chủng như thế nào, và sau đó tôi nói về Spinoza.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.Y menciono al dodo y hablo de su extinción, y después hablo acerca de Spinoza
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.И говоря за додо и как додо изчезнала, а после говоря за Спиноза.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.Я пишу о дронтах, и как они вымерли, и потом я перехожу к Спинозе.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.ואני מדברת על הדודו, כיצד הפך הדודו ליצור נכחד, ולאחר מכן אני מדברת על שפינוזה.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.وسأتحدث عن طائر الدودو، وكيف انقرض طائر الدودو، ثم سأتحدث عن سبينوزا.
Ve bende dodo ile soyunun nasıl tükendiğini konuştum,... ...ve daha sonra Spinoza hakkında konuştum.次にスピノザについて話します "最後のドードーが死んでしまう時 スピノザは
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Ao fim de umas horas, acabei por fazer um crânio de dodó bastante razoável, e ia ficar por aí.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Après quelques heures, je suis finalement parvenu à un crâne de dodo plus ou moins correct.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.După câteva ore, am ajuns în cele din urmă la ceea ce era foarte aproape de un craniu de pasăre dodo.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.E dopo alcune ore, all fine arrivai a creare quello che era un teschio di dodo piuttosto buono.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Efter några timmar hade jag slutligen lyckats med något som var ganska likt en hyfsad dodo-skalle.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.En binnen een paar uur was het me uiteindelijk gelukt een redelijk lijkende dodoschedel te krijgen.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.In po nekaj urah dela sem sčasoma prišel do precej sprejemljive dodove lobanje.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.몇 시간 후에, 마침내 꽤나 잘 만들어진 도도새의 골격을 알게되었어요. 근데 여기서 더이상 진행하진 않았죠.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Muutaman tunnin aikana lopulta saavutin jotain mikä oli itse asiassa melko kohtuullinen dodon kallo.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Og efter et par timer nåede jeg frem til det, som var et ganske hæderligt dronte-kranium.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Pár óra alatt elértem valamihez ami egy egész elfogadható dodókoponyának tűnt.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Sau vài giờ, tôi đạt được hộp sọ gần như là của Dodo.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.W parę godzin wyszła mi niczego sobie czaszka. Nie zamierzałem kontynuować.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Y después de unas horas, eventualmente logré hacer un cráneo de dodo bastante razonable.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.Και μέσα σε μερικές ώρες, τελικά κατάφερα να έχω ένα αρκετά καλό κρανίο Ντόντο.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.И за несколько часов я наконец-то вылепил довольно приличный череп додо.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.И за няколко часа, в крайна сметка постигнах нещо, което всъщност беше доста като череп от додо.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.І через кілька годин я виліпив досить пристойний череп дронта. Я не збирався йти далі,
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.לאחר כמה שעות, לבסוף השגתי מה שהיה גולגולת דודו לא רעה. ולא התכוונתי להמשיך,
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.و في بضع ساعات كنت قد حققت ما يبدو على أنها جمجمة بحجم مقبول لطائر الدودو. و لم أنو الأستمرار,
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.作り上げました でもその時は 続けるつもりはなかったんです 分かると思いますが ひどく散らかった 部屋を片付けるのと同じで
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.E guardai la pasta per modellare e pensai: forse, sì, forse avrei potuto fare il mio teschio di dodo.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Ik keek naar de klei en dacht: misschien, ja, misschien kan ik mijn eigen dodoschedel maken.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.In ko sem gledal to glino, sem si mislil, mogoče, ja, mogoče pa bi lahko naredil svojo lastno dodovo lobanjo.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Ja katsoin tätä askarteluvahaa ja ajattelin, ehkä, jep, ehkä voisin tehdä oman dodon kallon.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.그리고 점토를 바라보면서 이렇게 생각했어요. 어쩌면 말이지... 그래! 어쩌면 내가 도도새의 골격을 만들 수도 있겠는걸?
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.M-am uitat la plastilină şi m-am gândit, poate, da, poate mi-aş putea face propriul meu craniu de pasăre dodo.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Och jag tittade ner på formleran, och tänkte, kanske, ja, kanske skulle jag kunna göra min egen dodo-skalle.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Og jeg kiggede ned på lerret, og det slog mig, at måske, ja, måske kunne jeg skabe mit eget dronte-kranium.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Olhei para a pasta de modelar e pensei: Talvez... Sim, talvez possa fazer um crânio de dodó.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Y miré al Sculpey y pensé que quizás, si, quizás podría hacer mi propio cráneo de dodo.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Και κοιτάζω τον πηλό και σκέφτομαι ίσως, ναι, ίσως θα μπορούσα να φτιάξω το δικό μου κρανίο από Ντόντο.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Погледнах към този "Скълпи" и си помислих, че може би, да, може би бих могъл да си направя свой череп от додо.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.Я посмотрел на глину и подумал: "Возможно, да, возможно я смогу сделать череп додо."
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.והסתכלתי על הסקאלפי וחשבתי, אולי, כן, אולי אוכל להכין לי גולגולת דודו משלי.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.و تمعنت في الصلصال, و فكرت لربما أمكنني صنع جمجمة الدودو الخاصة بي.
Ve bu Sculpey'e baktım ve düşündüm ki, belki, evet, belki kendi dodo kafatasımı yapabilirdim.もしかしたら 自分用のドードーの頭骨を作れるかもしれない 言っときますが 僕は彫刻家ではないです
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.Dan kun je verder teruggaan en gaan nadenken over dodo's en nog andere soorten.
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.그럼 이제 여러분은 더욱 뒤로 멀리 갈 수 있어요, 여러분은 이제 도도새를 생각해볼 수 있고 다른 종을 생각해볼수도 있어요.
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.Potem możemy pójść jeszcze dalej i zacząć myśleć o ptakach dodo i o innych gatunkach.
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.Vous pouvez ensuite remonter plus loin dans le passé, vous pouvez penser aux dodos, et à d'autres espèces.
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.Затем можно пойти дальше, и подумать о воскрешении птиц додо и других видов.
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.ואז נתחיל ללכת עוד יותר אחורה, ונוכל להתחיל לחשוב על דודו (סוג עוף נכחד), וניתן לחשוב על מינים אחרים.
Ve geriye gitmeye devam ettikçe, dodoları ve diğer türleri de bu şekilde hayata getirebiliriz.ドードーや他の種について 考えることが出来ます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod