do ile cümle
do kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Başım dönüyor.My head is spinning.
Beynim dolu.My brain is full.
Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.Animals cannot distinguish right from wrong.
Aynı Japonya hakkında da doğrudur.The same is true of Japan.
Şirket, vergi sonrası 200 milyon dolar kar açıkladı.The company announced a profit of $200 million after tax.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Şirket ilk çeyrekte 400 milyon dolar açık verdi.The company incurred a deficit of $400 million during the first quarter.
Yol göle doğru hafifçe eğilimlidir.The road curves gently toward the lake.
Yol bu noktada sağa doğru keskin virajlı.The road bends sharply to the right at this point.
Domuz şişmanlıyor.The pig is growing fat.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
İkinci dönem sona erdi.The second term came to an end.
Sokakta iki adam döğüşüyordu.Two men were fighting on the street.
Yemeden önce eti doğramalısın.You should cut up your meat before you eat it.
İnsanın doğası ölümlüdür.The flesh is mortal.
Vücut ekstra kaloriyi yağa dönüştürür.The body converts extra calories into fat.
Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir.Physical changes are directly related to aging.
Bir gökkuşağı doğanın en güzel olaylarından biridir.A rainbow is one of the most beautiful phenomena of nature.
Bir gök kuşağı doğal bir olaydır.A rainbow is a natural phenomenon.
Gökkuşağı bir doğa olayıdır.A rainbow is a natural phenomenon.
Gökkuşağı doğal bir olaydır.A rainbow is a natural phenomenon.
Güneş doğduğu için, ışığı kapattım.The sun having risen, I turned off the light.
Güneş doğuyor.The sun is rising.
Doğu doğan güneşle aydınlandı.The east was brightened by the rising sun.
Güneş doğduğunda, yıldızlar kayboldu.As the sun rose, the stars faded away.
Güneş batarken, hepimiz eve doğru hareket ettik.The sun having set, we all started for home.
Kuraklıktan dolayı, çim soldu.Because of the drought, the grass has withered.
Kuraklık dönemi ürüne ciddi hasar verdi.The spell of drought did severe damage to the harvest.
Karanlıktan önce kampa geri döndük.We came back to camp before dark.
Japonya'da kendi biranı doldurmazsın; bunu başka biri senin için yapar.In Japan you don't pour your own beer; someone else does it for you.
Japonya'da yeni dönem nisan ayında başlar.The new term starts in April in Japan.
Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Japonya doğal kaynaklarca zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Bizim, Japonya'da dört mevsimimiz var.We have four seasons in Japan.
Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.
Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.
Japonya'da doğal kaynaklar bol değildir.Natural resources are not abundant in Japan.
Japonya'nın tüm dünyadaki ihracatı, 1998'de 314 milyar doları aştı.Japan's exports to the entire world topped $314 billion in 1998.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Japonya, dört büyük ada ve daha küçük birçok başka adadan oluşur.Japan consists of four main islands and many other smaller islands.
Japonya, Doğu Asya'da bulunur.Japan is in East Asia.
Japonya sürprizlerle dolu.Japan is full of surprises!
Japonya dört ana adadan oluşur.Japan consists of four main islands.
Japonya'nın tükettiği petrolün% 70'ini Orta Doğu'ya bağlı.Japan depends on the Middle East for 70% of oil it consumes.
Japonya doğal kaynaklar bakımından yoksuldur.Japan is poor in natural resources.
Japonya Doğu Asya'dadır.Japan is in eastern Asia.
Japonya doğal güzellikleriyle zengindir.Japan is rich in beautiful scenery.
Japonya, Birleşik Devletlerle dostça ilişkiler sürdürüyor.Japan maintains friendly relations with the United States.
Lütfen bu Japon yenini Amerikan dolarına çevirin.Please change this Japanese yen to U.S. dollars.
Japonca konuşan bir doktorla nasıl irtibata geçebilirim?How can I contact a Japanese-speaking doctor?
Japonca konuşan bir doktor tanıyor musun?Do you know any doctors who speak Japanese?
Japonlar doğayla uyum içinde yaşarlar.The Japanese live in harmony with nature.
Kabul için başvurunuzu doğrudan okul idaresine gönderin.Mail your application for admission directly to the school office.
Bir kedi dokuz canlıdır.A cat has nine lives.
Bir kedinin dokuz canı vardır.A cat has nine lives.
Kedi kuşa doğru süründü.The cat crept toward the bird.
Isı buzu suya döndürür.Heat turns ice into water.
İstekli seyirciler stadyuma doluştu.The eager spectators crowded into the stadium.
Yaşlı adam öne doğru eğildi ve karısına yumuşak bir sesle sordu.The old man leaned forward and asked his wife with a soft voice.
Bir atın bana doğru dört nala geldiğini gördüm.I saw a horse galloping toward me.