do ile cümle
do kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben 2 Ocak 1968'de doğdum.I was born on January 2 in 1968.
1968'de Tokyo'da doğdum.I was born in Tokyo in 1968.
10 Ekim 1972'de doğdum.I was born on October 10, 1972.
4 Haziran 1974 tarihinde doğdum.I was born on June 4, 1974.
Yirmi iki Haziran 1974'te doğdum.I was born on the twenty-second of June in 1974.
5 Mart 1977'de Osaka'da doğdum.I was born in Osaka on March 5, 1977.
1977 yılında Osaka'da doğdum.I was born in Osaka in 1977.
1977'de Osaka'da doğdum.I was born in Osaka in 1977.
1979'da doğdum.I was born in 1979.
Bir saat boyunca aylak aylak dolaştım.I hung around for one hour.
Bütün gün sokakları başıboş dolaştım.I wandered about the streets all day.
Eve doğru koşan siyah bir kedi gördüm.I saw a black cat run into the house.
On bin yeni dolara çevirmek istiyorum.I want to change ten thousand yen to dollars.
25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.I made out a check for $25 and handed it to the salesperson.
İki yıllık yokluktan sonra memleketim olan köye geri döndüm.I returned to my native village after two years' absence.
Ben, 300 doların üzerindeki bir kamerayı maddi olarak karşılayamam.I cannot afford a camera above 300 dollars.
Saat dörtte geri arayacağım.I'll call back at four o'clock.
İşi saat dörde kadar bitirmek zorundayım.I have to finish the work by four o'clock.
İşi dörde kadar bitirmek zorundayım.I have to finish the work by four o'clock.
Saat dörde kadar işi bitirmem gerekiyor.I have to finish the work by four o'clock.
Dört yıldır İngilizce okuyorum.I have been studying English for four years.
Dört yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for four years.
Dört yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for four years.
Bu işi dört yıl önce yapmaya başladım.I started doing this work 4 years ago.
Bir yıl boyunca kalmak amacıyla dört yıl önce Japonya'ya geldim.I came to Japan four years ago intending to stay for one year.
Beş yıllık yokluktan sonra memleketime geri döndüm.I returned to my hometown after five years' absence.
Saat yedide geri döneceğim.I'll be back at seven o'clock.
Saat dokuza kadar ev ödevimi bitireceğim.I will finish my homework by nine.
Ben dokuz saat uyudum.I slept nine hours.
Dokuz saat uyudum.I slept nine hours.
Dondurma istemiyorum.I don't care for ice cream.
Mutlu hissetmeden asla dondurma yemem.I never have an ice cream without feeling happy.
Ziyaretini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your visit.
Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your coming to Japan.
Ben sana hiçbir şeye dokunmaman için açık talimatlar vermiştim.I gave you explicit instructions not to touch anything.
Senin erken dönmeni istiyorum.I want you to come back early.
Senin sahip olduğunun dört katı daha fazla CD'lerim var.I have four times more CDs than you do.
O doktorun hastası olmak istiyorum.I want to be that doctor's patient.
O at üzerine on dolar iddiaya giriyorum.I bet ten dollars on that horse.
Ben Amerika'da doğdum.I was born in America.
İngiltere'den az önce döndüm.I have just returned from Britain.
Bir gün bir doktor olacağım.I will be a doctor someday.
Soğuktan dolayı boğaz ağrım var.I have a sore throat from a cold.
Doğum günüm için takvimde kırmızı bir işaret koydum.I put a red mark on the calendar for my birthday.
Ben kekin dörtte birini yedim.I ate a quarter of a cake.
Ceketimi salondaki dolaba astım.I hung my coat in the hall closet.
Kahvemi halıya döktüm.I spilled my coffee on the carpet.
Bu çanta için 200 dolar ödedim.I paid $200 for this bag.
Bu saat için en az 1,000 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay no less than 1,000 dollars for this watch.
Ben bu bahar benim evime döndüm.I returned to my home this spring.
Ben hastalıktan dolayı geçen Salı yoktum.I was absent last Tuesday on account of illness.
Konsere gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to going to the concert.
Böyle şekerli dondurma yemeyi bırakmam lâzım.I've got to stop eating such sweet ice cream.
Böyle tatlı dondurma yemekten vazgeçmeliyim.I've got to stop eating such sweet ice cream.
Şekspir'in doğduğu evi ziyaret ettim.I visited the house in which Shakespeare was born.
John'ı doktora muayene olmasına ikna ettim.I persuaded John to be examined by the doctor.
Hemen doktor çağırtmalısınız.I must send for the doctor at once.
Aşırı hızdan otuz dolarlık cezaya çarptırıldım.I was fined thirty dollars for speeding.
Bayan Smith'i dokuz yıldır tanıyorum.I have known Miss Smith for nine years.
Sadece en fazla 100 dolar ödeyebilirim.I can only pay 100 dollars at most.