do ile cümle
do kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Cevabın doğru değil, tekrar dene.Your answer isn't correct. Try again.
Cevabınız doğru.Your answer is right.
Sanırım cevabınız doğru.I think your answer is correct.
Cevabınızın yanlış ya da doğru olması önemli değil.It doesn't matter whether your answer is right or wrong.
Adil ve makul olmadığından dolayı önerinizi kabul edemem.I can't agree to your proposal on the ground that it is not fair and reasonable.
Doğum günün ne zaman?When is your birthday?
Doğum günün için sana bir bisiklet vereceğim.I will give you a bicycle for your birthday.
Doğum günün yaklaşıyor.Your birthday is drawing near.
Doğum gününüz yaklaşıyor.Your birthday is drawing near.
Doğum günün için bir bisikletin olacaktır.You shall have a bicycle for your birthday.
Koltuğunuza geri dönün.Go back to your seat.
Koltuğuna geri dön.Go back to your seat.
Bu dönem notların ortalamanın oldukça altında.Your marks were well below average this term.
Sorularınız çok doğrudandı.Your questions were too direct.
Saatinizin doğru mudur?Is your watch correct?
Söylediğinin doğru olduğunu kabul ediyorum ama onu söyleme tarzından hoşlanmıyorum.I admit that what you say is true, but I don't like the way you say it.
Söylediğin şey doğrudur.What you say is right.
Senin söylediğin çoğunlukla doğru oluyor.What you say is usually true.
Senin aşk problemlerini okuldan geri dönerken tartışalım.Let's discuss your love problems on the way back from school.
Siz doğru yoldasınız.You're on the right track.
Senin dolma kalemin benimkinden iyidir.Your pen is better than mine.
Daha önce bana hiç yardım etmediğinden dolayı senin için riske girmeyeceğim.I'm not going out on a limb for you because you never helped me before.
Biz senin hasta annenden dolayı geldik.We came on account of your sick mother.
Sana söylediğim şeyden dolayı pişmanım.I regret that I told you.
Sana iyi bir doktor bulacağım.I will find you a good doctor.
Sana söz verdiğim 3000 dolara güvenebilirsin.You can count on the $3,000 I have promised you.
Senin müziğe doğuştan yeteneğin var.You have a gift for music.
Sana on dolar borçluyum.I owe you ten dollars.
Senin ve benim dövüşmemiz gerektiği doğru mu?Is it right that you and I should fight?
Döndüğünüzde gitmiş olacağım.I will have left when you return.
Sen dönmeden önce o buradan ayrılmış olacak.He will have left here by the time you return.
Sen dönmeden önce ben buradan ayrılmış olacağım.I will have left here before you return.
Sağ salim geri döndüğüne memnunum.I am glad that you have returned safe.
Doruğa tırmanman zordur.It is difficult for you to climb to the mountaintop.
Senin nasihatından dolayı başarabildim.Your advice led me to success.
Bana verdiğin nasihattan dolayı başarabildim.Your advice led me to success.
Doğru olduğunu düşündüğün şeyi yap.Do what you think is right.
Sen geri dönünceye kadar burada bekleyeceğim.I'll stay here till you get back.
Sen dönünceye kadar burada kalacağım.I'll stay here till you get back.
Sen dönmeden işi bitirmiş olacağım.I will have finished the work before you return.
Paris'e gideceğin doğru mu?Is it true that you are going to Paris?
Onu yazman gerektiği doğrudur.It is right that you should write it.
Bir ayı bir cesede dokunmaz.A bear will not touch a dead body.
Açlıktan ve yorgunluktan dolayı, köpek sonunda öldü.With hunger and fatigue, the dog died at last.
Boşlukları doldurun.Fill in the blanks.
Hava kirliliği sorunundan dolayı bir gün bisiklet otomobilin yerini alabilir.Because of the problem of air pollution, the bicycle may some day replace the automobile.
Gökyüzü yıldızlarla dolu.The sky is full of stars.
Boş bir şişe bulup suyla doldur.Find an empty bottle and fill it with water.
Gökyüzü tamamen yıldızlarla doluydu.The sky was full of stars.
Hastayım,doktor getirtecekmisin?I'm sick. Will you send for a doctor?
Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.We arrived at that plan out of pure desperation, but the book sold well.
Otobüs servisi dokuz ve on arasında iyi değil.The bus service is not good between nine and ten.
Dokuzdan sonra televizyon izlememeyi kural edindim.I make it a rule not to watch television after nine o'clock.
Ben dokuzda gelmeni istiyorum.I'd like you to come at nine.
Kitabında sayfa dokuzu aç.Open your book to page nine.
Banka ona 500 dolar ödünç verdi.The bank loaned him 500 dollars.
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.The bank loaned the company $1 million.
Bankalar dokuzda açarlar.Banks open at nine o'clock.
Bankalar saat dokuzda açılır.Banks open at nine o'clock.
Banka 50 dolarlık çekini nakite çevirecek.The bank will cash your fifty dollar check.