Öklit diyordu ki, "Paralel doğruları nasıl tanımlarım?אויקלידס אמר, "כיצד ניתן להגדיר קוים מקבילים?
Öklit diyordu ki, "Paralel doğruları nasıl tanımlarım?قال أوقليد، " كيف يمكنني تعريف الخطوط المتوازية؟
Öklit diyordu ki, "Paralel doğruları nasıl tanımlarım?この点を通過しつつ 直線に
Ortak sonsuz adet noktamız var, çünkü doğrular aynı. -Den står faktisk allerede på hældnings-skæringspunktsform.
Ortak sonsuz adet noktamız var, çünkü doğrular aynı. -여기에 두번째 방정식이 있는데요,
Ortak sonsuz adet noktamız var, çünkü doğrular aynı. -لدينا بالفعل هذه المعادلة الثانية هنا،
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Aber der Gerechten Pfad glänzt wie das Licht, das immer heller leuchtet bis auf den vollen Tag.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Ale ścieszka sprawiedliwych jako światłość jasna, która im dalej tem bardziej świeci, aż do dnia doskonałego.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Ale stezka spravedlivých jako světlo jasné, kteréž rozmáhá se, a svítí až do pravého dne.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Ale stezka spravedlivých je ako jasné svetlo rána, ktoré svieti viac a viac, dokiaľ nestojí deň na výši.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.De rättfärdigas stig är lik gryningens ljus, som växer i klarhet, till dess dagen når sin höjd;
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.의인의 길은 돋는 햇볕 같아서 점점 빛나서 원만한 광명에 이르거니와
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.La strada dei giusti è come la luce dell'alba, che aumenta lo splendore fino al meriggio
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Le sentier des justes est comme la lumière resplendissante, Dont l`éclat va croissant jusqu`au milieu du jour.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Maar het gedrag van oprechte mensen werpt een helder licht om zich heen. Zelfs bij klaarlichte dag!
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Mas a vereda dos justos é como a luz da aurora que vai brilhando mais e mais até ser dia perfeito.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Men de rettferdiges sti er lik et strålende lys, som blir klarere og klarere til det er høilys dag.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.men retfærdiges Sti er som strålende Lys, der vokser i Glans til højlys Dag:
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Mutta vanhurskasten polku on kuin aamurusko, joka kirkastuu kirkastumistaan sydänpäivään saakka.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Nhưng con đường người công bình giống như sự sáng chiếu rạng, Càng sáng thêm lên cho đến giữa trưa.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Nhưng con đường người công_bình giống như sự sáng chiếu rạng , Càng sáng thêm lên cho_đến giữa trưa .
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Pero la senda de los justos es como la luz de la aurora que va en aumento hasta que es pleno día
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Toda pravičnikov pot je kakor luč zore, ki sveti bolj in bolj do popolnega dne.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Η οδος ομως των δικαιων ειναι ως το λαμπρον φως, το φεγγον επι μαλλον και μαλλον, εωσου γεινη τελεια ημερα.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Но пътя на праведните е като виделото на разсъмване, Което се развиделява, догдето стане съвършен ден.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Стезя праведных – как светило лучезарное, которое более и более светлеет до полного дня.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.וארח צדיקים כאור נגה הולך ואור עד נכון היום׃
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.اما سبيل الصديقين فكنور مشرق يتزايد وينير الى النهار الكامل.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.但 義 人 的 路 、 好 像 黎 明 的 光 、 越 照 越 明 、 直 到 日 午
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.但 義人 的 路 、 好像 黎明 的 光 、 越 照 越 明 、 直 到 日午
O zaman daha zor bir açı problemi yapalım. Bu seferki paralel doğrular içermeyebilir.Alors, faisons un problème d'angles plus difficile.
O zaman daha zor bir açı problemi yapalım. Bu seferki paralel doğrular içermeyebilir.Rozwiążmy coś trudniejszego.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››(57:12) И скажет человек: „подлинно есть плод праведнику! итак есть Бог, судящий на земле!"
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Den rättfärdige skall glädja sig, när han skådar hämnden, han skall två sina fötter i den ogudaktiges blod.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Den rettferdige skal glede sig, fordi han ser hevn; han skal tvette sine føtter i den ugudeliges blod.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Então dirão os homens: Deveras há uma recompensa para o justo; deveras há um Deus que julga na terra.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Entonces dirá el hombre: "Ciertamente el justo tiene frutos; ciertamente hay un Dios que juzga la tierra.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››I będzie się weselił sprawiedliwy, gdy ujrzy pomstę; nogi swoje umyje we krwi niepobożnego.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Il giusto godrà nel vedere la vendetta, laverà i piedi nel sangue degli empi
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››In ljudje poreko: Zares, je plačilo za pravičnega, zares, je Bog, ki sodi na zemlji.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››때에 사람의 말이 진실로 의인에게 갚음이 있고 진실로 땅에서 판단하시는 하나님이 계시다 하리로다
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Nech sa raduje spravedlivý, že vidí pomstu a nech umyje svoje nohy v krvi bezbožníka,
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Người ta sẽ nói rằng: Quả hẳn có phần thưởng cho kẻ công bình, Quả hẳn có Ðức Chúa Trời xét đoán trên đất.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Người_ta sẽ nói rằng : Quả hẳn có phần_thưởng cho kẻ công_bình , Quả hẳn có Ðức_Chúa_Trời xét_đoán trên đất .
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Og Folk skal sige: "Den retfærdige får dog sin Løn, der er dog Guder, som dømmer på Jord!"
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Orang akan berkata, "Memang orang baik mendapat pahala, sungguh, ada Allah yang menghakimi di bumi.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Örül az igaz, mikor látja a bosszúállást; lábait mossa a gonosznak vérében.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››Тъй щото всеки ще казва: Наистина има награда за праведния; Наистина има Бог, Който съди земята.
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››ויאמר אדם אך פרי לצדיק אך יש אלהים שפטים בארץ׃
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››ويقول الانسان ان للصديق ثمرا. انه يوجد اله قاض في الارض
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››因 此 、 人 必 說 、 義 人 誠 然 有 善 報 . 在 地 上 果 有 施 行 判 斷 的 神
O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.››因此 、 人 必說 、 義人 誠然 有 善報 . 在 地上 果有 施行 判斷 的 神
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım. Burada bu noktanız var.Lad os se på punkternes koordinater. .
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım.Então antes de tudo, vamos olhar para o coordenadas desses pontos.
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım.첫번째로, 이 점들의 좌표들을 봅시다
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım.Nejprve se podívejme na souřadnice těchto bodů.
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım.Перш за все, поглянемо на координати цих точок.
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım.Преди всичко, нека да погледнем координатите на тези точки.
O zaman önce, bu doğruların koordinatlarına bakalım.اذاً اولاً، دعوني ننظر الى احداثيات النقاط هذه
Paralel doğrular, eğimleri aynı olan doğrulardır ve farklı doğrular olmalılar.평행선은 기울기가 같으면서