Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Bambino di domani, ancora non nato, Martedì mattina ti ho incontrato.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Copilul viitorului, deşi nenăscut, te-am cunoscut în dimineaţa zilei de marţi ce a trecut.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım."Criança de amanhã, ainda antes da nascença, "Conheci-te pela primeira vez na manhã da passada terça-feira.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Das Kind von morgen. Noch nicht geboren. Ich traf dich erst letzen Dienstagmorgen.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Đứa con của tương lai, chưa hề ra đời, Ta gặp con vào sáng thứ Ba ấy.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.El niño del mañana, aunque todavía no nacido Te conocí primero el martes pasado a la mañana
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Enfant de demain, même si tu n'es pas encore né, je t'ai rencontré pour la première fois mardi matin.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Kind van Morgen, nog ongeboren, ik ontmoette je laatst dinsdagmorgen.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.내일의 아이야, 아직 태어나지 않았지만 난 너를 지난 화요일 아침에 처음 만났단다.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Παιδί του Αύριο, παρότι δεν έχεις ακόμα γεννηθεί, σε γνώρισα για πρώτη φορά την περασμένη Τρίτη το πρωί.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Ребенок завтрашнего дня, я встретился с тобой до твоего рожденья.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Ти дете на бъдещето, още неродено, срещнах те аз за първи път една Вторник сутрин.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.ילד המחר, אף שטרם נולדת, לראשונה הכרתיך בבוקר יום שלישי האחרון.
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.قابلتك أول مرة صباح الثلاثاء الماضي يا طفل الغد، بالرغم من أنك لم تولد
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.この前の火曜の朝に始めて会えたよ あの人が会わせてくれたんだ
Yeniden doğmak diye bir şey yoktur!Làm gì có chuyện đầu thai chứ!
Yeniden doğmak diye bir şey yoktur!¡La reencarnación no existe!
Yeniden doğmak diye bir şey yoktur!La réincarnation, ça n'existe pas.
Yeniden doğmak diye bir şey yoktur!Нет никаких перевоплощений!
Yeniden doğmak diye bir şey yoktur!Няма такова нещо като прераждането!
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Destruirlo, no... Íbamos a hacerlo renacer.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Ei, vaan syntyä uudelleen.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Ikke bukke under, men fødes på ny.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Inte gå under...födas på nytt.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Não, perecer não... renascer.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Nie przestanie istnieć, odrodzi się.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.No, non perire. Rinascere.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Όχι να εξαλειφθεί... Να αναγεννηθεί.
Yok olmak değil... yeniden doğmak.Нет, не погибнуть... а возродиться.
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.Dite ai vostri fratelli: «Popolo mio» e alle vostre sorelle: «Amata»
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.그렇지 아니하면 내가 저를 벌거벗겨서 그 나던 날과 같게 할 것이요 저로 광야 같이 되게 하며 마른 땅같이 되게 하여 목말라 죽게 할 것이며
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.t fiain sem könyörülök, mert paráznaságnak fiai õk [is.
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.פן אפשיטנה ערמה והצגתיה כיום הולדה ושמתיה כמדבר ושתה כארץ ציה והמתיה בצמא׃
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.لئلا اجرّدها عريانة واوقفها كيوم ولادتها واجعلها كقفر واصيرها كارض يابسة واميتها بالعطش.
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.免 得 我 剝 他 的 衣 服 、 使 他 赤 體 與 纔 生 的 時 候 一 樣 、 使 他 如 曠 野 、 如 乾 旱 之 地 、 因 渴 而 死
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.免得 我 剝 他 的 衣服 、 使 他 赤體與纔 生 的 時候 一 樣 、 使 他 如 曠野 、 如 乾旱 之 地 、 因 渴 而 死