doğallık ile cümle
doğallık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"Seksapalitemde doğallık etkili!.""Seksapalitemde doğallık etkili!."
Doğallıkla da bu işi başaramazlar.But Nature will not so use it.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.I go to the next place, and it happens logically and organically and truthfully.
O doğallık neredeydi?The naturalness of it?
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Sure, she had aged a little.
Sonra Florida'da bir kolejde öğrenciliğe başladı, bir doğallık (naturizm) mekânında sunuculuk yaptı.وبعد ذلك بدأت الدراسة كطالبة جامعية في احدى الكليات في فلوريدا ، وقد قدمت للدراسة في قسم (الطبيعة) بالكلية .
Spielberg bunun filme "doğallık ve keskinlik" verdiğini ve "konuya hizmet ettiğini" düşündüğünü söyledi.Spielberg achou que isso deu ao filme "um espontaneidade, uma borda, e também serve como sujeito".
Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır.Imponoval jí také svou povahou.
Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır.În același timp îl sfătuiește să deseneze după natură.
Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır.Ông ấy cho rằng phương pháp của mình là tự nhiên.
Doğa ve doğallık ve mera onlara özgüdür.Milosť a prirodzenosť je pre neho to isté.
Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır.Samal ajal tegeles ta loodusteadusega.
Anlaşıldığı gibi bu insanlar kendi doğallıklarını bozarak ödüyorlar.L'hanno pagata le persone che hanno perso le loro risorse naturali base per costruirla!!!!
Anlaşıldığı gibi bu insanlar kendi doğallıklarını bozarak ödüyorlar.Yah. Orang-orang ini telah dibayar dengan hilangnya sumber daya alam mereka.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.Das geschieht ganz logisch, natülich und wahrhaftig.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.Dat gebeurt logisch, organisch en waarachtig.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.E questo succede logicamente, naturalmente e sinceramente.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.Et cela se passe de manière logique, biologique, vraie.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.I to dzieje się logicznie, naturalnie i prawdziwie.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.논리적이고, 유기적이고, 진실된 절차로요.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.Și asta se întâmplă logic, organic și veridic.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.Y sucede de manera lógica, y orgánica y verdadera.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.Все это происходит логично, органично и искренне.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.И това се случва логично, органично, правдиво.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.והתהליך הוא הגיוני ואורגני ואמיתי.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.و هي تحدث منطقيا و عضويا و بكل صدق.
Büyük bir tutarlılıkla, doğallıkla ve açıkyüreklilikle oluyor bu.特にこの芝居は「語り」として始めました
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Bien sûr, elle avait vieilli un peu.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Certo, era un po' invecchiata.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Chắc chắn, cô ấy có già đi một chút.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Claro, ela tinha envelhecido um pouco.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Claro, había envejecido un poco.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Iste, odvtedy ostarla trochu.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Ja, hun var da blevet lidt ældre.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.그래, 물론 그녀도 좀 나이를 먹었다.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Natuurlijk, ze werd wat ouder.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Öregedett kicsikét
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Prawda, zestarzała się trochę.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Samozřejmě, trochu zestárla.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Seveda se je malce postarala.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Sicher, sie war jetzt etwas älter.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Sigur, îmbătrânise puțin.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Toki nainen oli vanhentunut vähän.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Visst, hon hade åldrats lite.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Ya pasti, dia keliahatan agak tua sedikit
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Σίγουρα είχε μεγαλώσει λίγο.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Звісно вона трохи постаршала.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Конечно, она немного постарела.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.Разбира се, беше остаряла малко.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.ברור, היא הזדקנה קצת.
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.بالتأكيد، لقد كبرت قليلاً..
Doğallıkla, yaşlanmıştı biraz.いや、実はとても年を取っていました。
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.하지만, 이것들은 원격통신이나 컴퓨팅과 같은 방식의 사고에서 뚝딱 떨어지는 그런 것들이 아니지요.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.To oczywiste, ale niekoniecznie w podejściu informatycznym.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.אבל שוב, זה משהו שלא בא בצורה טבעית משיחות ועידה או סגנון חשיבה של מחשוב;
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.لكن مرة اخرى، انه لم يكن شيء طبيعي في المؤتمرات او طريقة الكمبيوتر في التفكير.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.概念から自然に導かれるものではありません まさに設計思想とか空間的概念の話になります
O doğallık neredeydi?Όλα θα πάνε καλά.