Ana içeriğe geç
Sözlük

doğal olarak ile cümle

doğal olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ve doğal olarak, z'nin ters açısı aynı şekilde z'ye eşit olacaktır. .По същия начин, ако това е "z", тогава срещоположният му ъгъл също ще е "z" градуса.
Ve doğal olarak, z'nin ters açısı aynı şekilde z'ye eşit olacaktır. .وبشكل مشابه، اذا كان يوجد زاوية قياسها z وزاويتها المقابلة بالرأس ستكون ايضاً z
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?Czy każde dziecko ma naturalną zdolność do takiego latania?
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?Je me demande si chaque enfant a une capacité naturelle à voler comme ça ?
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?모든 아이들이 이처럼 자연스러운 비행 능력을 가지고 있는지 궁금합니다.
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?Și mă întreb dacă fiecare copil are o abilitate înnăscută de a zbura așa?
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?Y me pregunto si todos los niños tendrán la capacidad natural de volar como éste.
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?Интересно, у каждого ли ребёнка есть эта естественная способность так летать?
Ve merak ediyorum, her çocuğun doğal olarak bu şekilde bir uçma kabiliyetinin olup olmadığını?ואני תוהה אם לכל ילד יש יכולת טבעית לעוף ככה?
Vuruldum. Doğal olarak.Átszúrta a kabátom!
Vuruldum. Doğal olarak.Byla jsem zasažena.
Vuruldum. Doğal olarak.M-ai lovit.
Vuruldum. Doğal olarak.- Вы меня поранили.
Ya da doğal olarak bu taraftaki insanlar bütün riski alıyorlar.أو أساسياً هؤلاء الناس يأخذون كل المخاطر،
Ya da doğal olarak bu taraftaki insanlar bütün riski alıyorlar.基本的にそれらの層はこの層にリスクを与えます。
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Así que estas en una gran compañía; y obviamente quieres subir en la escalera corporativa.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Będąc w dużej korporacji chcemy piąć się na wyższe szczeble.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Dus, je werkt in een grote organisatie; je wilt natuurlijk opklimmen binnen het bedrijf.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Kalau anda kerja buat perusahaan besar; anda tentu akan berusaha keras untuk naik pangkat.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Sunteţi într-o mare corporaţie; evident ardeţi de nerăbdare să urcaţi scara ierarhică.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Vậy, bạn đang ở trong một tập đoàn lớn; bạn đương nhiên nhắm đến việc leo lên những vị trí cao hơn.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Ας πούμε, είστε σε μια μεγάλη επιχείρηση, προφανώς θέλετε να αναρριχηθείτε στην πυραμίδα.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Значи, Вие сте в голяма корпорация; искате да се изкачите по стълбата в йерархията.
Yani büyük bir organizasyondasınız. Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Итак, вы в большой корпорации; вы, очевидно, жаждете продвинуться по карьерной лестнице.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Am greşit pentru că, în mod natural, am privit din perspectiva statului naţional.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Avevamo torto perché ragionavamo, naturalmente, in termini di stato-nazione.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Azért tévedtünk, mert, eléggé természetes módon, nemzetállami módon gondolkoztunk.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Chúng ta sai bởi vì ta vẫn luôn nghĩ, theo cách tự nhiên, theo những cách thức của một quốc gia.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Dlatego, że myśleliśmy, logicznie z resztą, w kategoriach państwa narodowego.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Estávamos errados porque pensávamos, naturalmente, segundo a perspectiva dum Estado-Nação.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Kita salah karena kita pikir, secara cukup alami, dalam cara negara bangsa.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.우리는 민국 국가의 개념으로 생각하는 것을 당연시했기 때문입니다.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Nos equivocamos porque pensamos, como es natural, como estado-nación.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Olimme väärässä, koska luonnollisesti ajattelimme kansallisvaltiolliseen tapaan.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Parce que nous pensions, assez naturellement, en termes d'état-nation.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Vi tog fejl, fordi vi naturligt nok tænkte i nationalstatsbaner.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.We hadden het mis, omdat we natuurlijk dachten in termen van natiestaat.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Wir lagen falsch, denn wir dachten, ganz natürlich, im Sinne eines Nationalstaats.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Zato, ker smo razmišljali, povsem logično, v okviru nacionalne države.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Zmýlili jsme se, protože jsme se na to dívali, celkem přirozeně, z pohledu národního státu.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Κάναμε λάθος γιατί σκεφτήκαμε, δικαιολογημένα, με όρους κρατών-εθνών.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Ми були неправі, бо ми думали, природно, в національно-державному стилі.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Мы ошибались, потому что, естественно, мы мыслили мерками национального государства.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.Ние сгрешихме, защото си мислихме, напълно естествено, за модела на националната държава.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.טעינו כיוון שחשבנו, בצורה מתקבלת על הדעת, בדרך מחשבה של מדינת לאום.
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.لاننا ظننا ان الامر سيجري بمنظورنا في مفهوم الدولة القومية
Yanıldık çünkü, doğal olarak, ulus-devlet yöntemleriyle düşündük.思っていたからです 1990年のドイツ統一を考えて下さい
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.Când stăteau împreună în pat era cum trebuia să fie, cum cerea natura actului, un act de violență.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.Kiedy szli razem do łóżka było to, jak powinno być, jak natura aktu tego wymagała, aktem przemocy.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.그들이 같이 침대에 누워있을 때, 그것은 원래 그랬어야 한 것처럼, 본능이 요구하는 난폭한 행위였다.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti."Quando estavam deitados na cama, "era, como devia ser, como a natureza do ato exigia, "um ato de violência.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.Όταν ξάπλωσαν μαζί στο κρεβάτι ήταν όπως έπρεπε να είναι, όπως η φύση της πράξης απαιτούσε, μια πράξη βίας.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.Когато лежаха заедно в леглото, беше, както трябва да бъде, както природата на акта изискваше, акт на насилие.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.Они лежали вместе на кровати так, как того требовала природа этого акта; это было актом насилия.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.כאשר הם שכבו יחדיו במיטה זה היה כפי שהיה חייב להיות, כפי שאופי הפעולה דרש, פעולה של אלימות.
Yatakta birlikte yattıklarında olan şey, doğal olarak olması gereken bir şiddetti.عندما يستلقيان سويا بالفراش لقد كانت كما كان لها أن تكون ، كما طلبت طبيعة السيد ، فعلاً من العنف.
Zaman geçtikçe, mümkün, o doğal olarak daha başarılı var.시간이 흘러 갔어로 가능하고, 그녀는 자연스럽게 그것을 더 성공적으로어요.
Zaman geçtikçe, mümkün, o doğal olarak daha başarılı var.lehetséges, és ahogy telt az idő, ő természetesen van több sikeres benne.
Zaman geçtikçe, mümkün, o doğal olarak daha başarılı var.אפשרי,, ככל שהזמן עבר, היא באופן טבעי יש יותר מוצלח בזה.
Zaman geçtikçe, mümkün, o doğal olarak daha başarılı var.ممكن ، و، مع مرور الوقت ، وقالت انها حصلت بشكل طبيعي أكثر نجاحا في ذلك.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod