Sonra projeyi doğal olarak yok edilmiş sanat yapımına açtım.Потім я почав займатися творами, які руйнувалися природнім шляхом.
Sonra projeyi doğal olarak yok edilmiş sanat yapımına açtım.След това се отрих за създаването на изкуство, което се разрушаваше естествено.
Sonra projeyi doğal olarak yok edilmiş sanat yapımına açtım.ואז התרחבתי ליצירת אמנות שתיהרס באופן טבעי.
Sonra projeyi doğal olarak yok edilmiş sanat yapımına açtım.ثم قمت بتطوير الفكرة عن طريق صنع فن يتم تدميره طبيعياً.
Sonra projeyi doğal olarak yok edilmiş sanat yapımına açtım.はかなく消える素材を 探しました
Tabii, doğal olarak, 1'i iks'e bölerseniz ve iks de sonsuza yaklaşıyorsa, o terim, sıfıra yakınsar.A potom když dělíte něco jako tohle x-em, a jde to k nekonečnu, bude se to blížit 0.
Tabii, doğal olarak, 1'i iks'e bölerseniz ve iks de sonsuza yaklaşıyorsa, o terim, sıfıra yakınsar.ومن ثم عندما ناخذ --ثم بالطبع، عندما نقسم شيئ ما مثل هذا على x، تاخذه الى ما لا نهاية، فإن هذا يقارب الصفر
Teknoloji dergisi olduğumuz için, doğal olarak, teknoloji trendleri yazmak ve bilmek zorunda olduğumuz birşey.특히 최신 기술을 다루는 잡지이기 때문에 기술 동향은 기사를 작성할 때 꼭 알고 있어야 합니다.
Teknoloji dergisi olduğumuz için, doğal olarak, teknoloji trendleri yazmak ve bilmek zorunda olduğumuz birşey.Очевидно, що для журналу про технології, їх тенденції є темами наших статей і об'єктом нашого інтересу.
Teknoloji dergisi olduğumuz için, doğal olarak, teknoloji trendleri yazmak ve bilmek zorunda olduğumuz birşey.Так как мы выпускаем журнал о технике, мы исследуем тренды и пишем о них.
Teknoloji dergisi olduğumuz için, doğal olarak, teknoloji trendleri yazmak ve bilmek zorunda olduğumuz birşey.כמובן,בהיותנו כתב עת טכנולוגי, מגמות טכנולוגיות הן משהו עליו אנחנו כותבים וצריכים להכיר
Teknoloji dergisi olduğumuz için, doğal olarak, teknoloji trendleri yazmak ve bilmek zorunda olduğumuz birşey.من الطبيعي ، كونها مجلة تكنولوجية ، فإن الصيحات التكنولوجية هي شيء نكتب عنها ونحتاج أن نعرف عنها.
Teknoloji dergisi olduğumuz için, doğal olarak, teknoloji trendleri yazmak ve bilmek zorunda olduğumuz birşey.記事にしますし 情報も得ておく必要があります また月刊の雑誌でもありますから
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Coccodrilli, naturalmente, e questo è uno cattivo che non abbiamo ancora nominato.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Cocodrilos; por supuesto, y ese es uno desagradable al que no le hemos dado nombre todavía.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Crocodili, bineînţeles, ăsta e unul neprietenos pe care nu l-am numit încă.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Des crocodiles, bien sûr, en voilà un méchant que nous n'avons pas encore nommé.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Krokodile, natürlich, und das ist ein schwieriger, den wir noch nicht benannt haben.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Krokodillen, natuurlijk, en dit is een gemene die we nog niet hebben benoemd.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Krokodiller, selvfølgelig, og dette er en slem en vi ikke har navngivet endnu.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Krokotiileja, luonnolisestikkin, ja tässä pahis, jota emme ole vielä nimenneet.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Крокодили, разбира се, а това е един гаден, на който още не сме дали име.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Крокодилы, конечно же, и вот этот злобный, которому мы ещё не придумали название.
Timsah, doğal olarak bir başka parça.악어같이 보이는 이 녀석.
Timsah, doğal olarak bir başka parça.Krokodyle, tego jeszcze nie nazwaliśmy...
Timsah, doğal olarak bir başka parça.תנינים, כמובן,
Timsah, doğal olarak bir başka parça.التماسيح، بالطبع،
Timsah, doğal olarak bir başka parça.これはまだ命名していない見事な一体です
Toplam 32 adet birbirine eşit olasılık varsa, doğal olarak, 3 adet tura gelmesinin 60 olasılığı olamaz.3개의 앞면이 나올 경우의 수가 60가지가 될 수는 없습니다, 전체 경우의 수가 32가지 뿐이기 때문이죠.
Toplam 32 adet birbirine eşit olasılık varsa, doğal olarak, 3 adet tura gelmesinin 60 olasılığı olamaz.Zřejmě ale není 60 možností, jak získat 3 líce když mám jenom 32 stejně pravděpodobných možností.
Toplam 32 adet birbirine eşit olasılık varsa, doğal olarak, 3 adet tura gelmesinin 60 olasılığı olamaz.І вочевидь є 60 можливостей випадання 3 лицьових боків це якщо ми мали лише 32 рівноможливі можливості.
Uçup, konabilenler tamam, çünkü doğal olarak hiç eğitimli, iyi uçuş niteliği olan pilot yoktu.Akik repültek és biztonságban landoltak, azokat hívták jó pilótáknak. Mivel képzett pilóták nem voltak.
Uçup, konabilenler tamam, çünkü doğal olarak hiç eğitimli, iyi uçuş niteliği olan pilot yoktu.어떤 것들은 잘 날고 잘 착륙했습니다. 왜냐하면 거기에는 괜찮은 비행실력을 가진 숙달된 조종사가 없었기 때문입니다.
Uçup, konabilenler tamam, çünkü doğal olarak hiç eğitimli, iyi uçuş niteliği olan pilot yoktu.אלה שטסו ונחתו בשלום כי לא היו אז טייסים מיומנים עם כישורי טיסה טובים, מטבע המצב.
Uçup, konabilenler tamam, çünkü doğal olarak hiç eğitimli, iyi uçuş niteliği olan pilot yoktu.うまく飛んで、着陸できた人が いわゆる「優秀なパイロット」と見なされたのです このように何千回も挑戦することによって
Ülke böyle olunca, doğal olarak orada güçlü bir halk ve katı kuralları olan bir din oluşuyor.Derfor opstod der - - et så stærkt folk - - og en så streng religion der.
Ülke böyle olunca, doğal olarak orada güçlü bir halk ve katı kuralları olan bir din oluşuyor.En una tierra así, no es extraño que naciera un pueblo tan fuerte y una religión con principios tan estrictos.
Ülke böyle olunca, doğal olarak orada güçlü bir halk ve katı kuralları olan bir din oluşuyor.Med tanke på det- -är det inte konstigt att ett så starkt folk- -och en så sträng religion fötts där.
Ülke böyle olunca, doğal olarak orada güçlü bir halk ve katı kuralları olan bir din oluşuyor.Sen vuoksi ei ole ihme, että niin vahva kansa- -ja niin tiukka elämänkatsomus syntyivät siellä.
Ülke böyle olunca, doğal olarak orada güçlü bir halk ve katı kuralları olan bir din oluşuyor.Taka kraina musiała wydać silnych ludzi i tak pryncypialną wiarę.
Ülke böyle olunca, doğal olarak orada güçlü bir halk ve katı kuralları olan bir din oluşuyor.А при такой земле не удивительно, что такие сильные люди и такие строгие убеждения появились на ней.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.A přirozeně si myslíme, že to je nejlepší nástroj.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Dan memang alamiah untuk kita berpikir itu adalah alat yang terbaik.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.È abbastanza naturale che noi riteniamo che questo sia lo strumento migliore.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Et c'est un peu normal qu'on pense que c'est le meilleur outil.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.우리가 스스로 그것을 최고의 도구라고 생각하는 것은 당연한 것처럼 보입니다.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Natuurlijk denken we dat dit het beste gereedschap is.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Si e intr-un fel normal sa credem ca este cel mai bun instrument.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.To naturalne, że uważamy ją za najdoskonalszy instrument.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Und es ist ganz natürlich, dass wir es für unser bestes Werkzeug halten.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Và nó là một hình thức của tự nhiên mà chúng ta nghĩ là công cụ tốt nhất
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.Είναι φυσικό να θεωρούμε πως είναι το καλύτερο εργαλείο.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.И, естествено, ние смятаме, че това е най-добрият инструмент.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.И это довольно естественно, что мы думаем, что это лучший инструмент.
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.וזה די טבעי שאנחנו נחשוב שהיא הכלי הטוב ביותר. אבל, אתם יודעים, יש קומיקאי שאמר:
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.وهو أمر طبيعي أن نظن أنه أفضل الأدوات
Ve aslında doğal olarak bilincimizin bu iş en iyi araç olduğunu düşünüyoruz.あるコメディアンがこう言いました
Ve bildiğiniz gibi, ses olmayınca satış da doğal olarak olmuyordu.A kiedy nie ma dźwięku, zazwyczaj nie dochodzi do sprzedaży.
Ve bildiğiniz gibi, ses olmayınca satış da doğal olarak olmuyordu.Dan Anda tahu, jika suaranya tidak ada, penjualannya tidak berjalan.
Ve bildiğiniz gibi, ses olmayınca satış da doğal olarak olmuyordu.En zonder geluid verkoop je meestal niets.