Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Asta constituie ideea simplă că guvernele ar trebui să raporteze cetăţenilor ce venituri deţin.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Das ist die sehr einfache Idee, dass Regierungen ihren Bürgern die Höhe ihrer Einnahmen mitteilen sollten.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Dat is de zeer simpele idee dat overheden moeten rapporteren aan hun burgers welke inkomsten ze hebben.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Jedná se o velice jednoduchý nápad, aby vlády zveřejňovaly svým občanům, jaké příjmy vláda získává.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.국민들에게 수입을 투명하게 공개하는 아주 쉬운 방법입니다.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.L'idea di base, molto semplice, è che i governi dovrebbero dichiarare ai loro cittadini le entrate generate.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Que es la idea muy sencilla de que los gobiernos deberían reportar a sus ciudadanos qué ingresos tienen.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Traduz a simples ideia de que os governos deveriam reportar aos seus cidadãos os rendimentos que têm.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Είναι η πολύ απλή ιδέα ότι οι κυβερνήσεις πρέπει να αναφέρουν στους πολίτες τους τι έσοδα έχουν.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Она основана на идее, что государства должны докладывать своим гражданам о доходах.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.Това е много проста идея, която правителствата трябва да представят на техните граждани, какви приходи имат.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.זהו רעיון פשוט מאד, האומר שממשלות צריכות לדווח לאזרחים מה ההכנסות שלהן.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.إنها فكرة بسيطة للغاية حيث ينبغي على الحكومات إبلاغ مواطنيها بالإيرادات التي لديها.
Hükümetlerin, doğal kaynaklardan elde ettikleri gelirleri vatandaşa rapor ettikleri basit bir girişim.義務付ける非常に単純な考えです 提案されるや否や
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)B extracţia globală a resurselor naturale din ecosisteme şi mine, 1980 - 2005 / 2007 persoanele cu Handicap) (
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)B на човешкия живот (DALYs) (
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Décès et DALY (Disability-Adjusted Life Years/Années
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Globale Ausbeutung der natürlichen Ressourcen aus Ökosystemen und Bergbau, von 1980 bis 2005 / 2007
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Globalno črpanje naravnih virov iz ekosistemov in rudnikov, 1980–2005/2007 življenja (DALY), (
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Global utvinning av naturtillgångar från ekosystem och gruvor, 1980 till 2005/2007
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Maailmanlaajuinen luonnonvarojen otto ekosysteemeistä ja kaivoksista 1980–2005/2007
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Podíl úmrtí a DALY (roky ztraceného života z
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Taki złożony wskaźnik jednak nie pokazuje informacji na temat zmian w zakresie poszczególnych zasobów.
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Wereldwijde ontginning van natuurlijke hulpbronnen uit ecosystemen en mijnen, 1980 tot 2005/2007
Küresel düzeyde ekosistemlerden ve madenlerden doğal kaynak üretimi (1980–2005/2007)Παγκόσμια εξόρυξη φυσικών πόρων από οικοσυστήματα και ορυχεία, την περίοδο 1980-2005/2007
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Avšak polovica populácie voľne žijúcich rýb je úplne vyčerpaná.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Avšak polovina volně žijících ryb již byla plně zužitkována.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Contudo, metade de todas as pescas selvagens foram completamente exploradas.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.De helft van alle natuurlijke visgronden is echter al volledig geëxploiteerd.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Doch bereits die Hälfte der Wildfischbestände ist bereits abgefischt.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Însă jumătate din populaţia piscicolă naturală a fost exploatată pe deplin.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Jednak połowa wszystkich naturalnych zasobów rybackich została przetrzebiona.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Men halvdelen af de vildtlevende fiskebestande er udnyttet fuldt ud.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Néanmoins, la moitié des populations de poissons sauvages a été totalement exploitée.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Puolet kaikista luonnonvaraisista kalakannoista on kuitenkin kalastettu loppuun.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Samtidigt har över hälften av de vilda fiskbestånden exploaterats helt.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Tuttavia, la metà di tutto il patrimonio ittico selvatico è già stata completamente sfruttata.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Vendar pa je v celoti izkoriščena že polovica vseh prostoživečih rib.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Ωστόσο, το μισό των αποθεμάτων άγριων ιχθύων έχουν αξιοποιηθεί στο έπακρο.
Ne var ki, deniz ve su ürünleri elde ettiğimiz doğal kaynakların yarısı tamamen tüketilmiş bulunuyor.Половината от всички рибни ресурси в дивата природа обаче са напълно използвани.
Sahip olduğumuz doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının bir sonu var.Je zde limit přírodních zdrojů, a limit energetických zdrojů, které máme.
Sahip olduğumuz doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının bir sonu var.Υπάρχουν όρια για τους φυσικούς πόρους... και υπάρχουν όρια για τις πηγές ενέργειας που διαθέτουμε.
Sarawak, Borneo Adası'nın zengin doğal kaynaklarıyla ünlü bir bölgesi.Sarawak es parte de la isla de Borneo, famosa por su riqueza en recursos naturales.
Sarawak, Borneo Adası'nın zengin doğal kaynaklarıyla ünlü bir bölgesi.Sarawak gehört zur Insel Borneo, die für ihren Reichtum an Bodenschätzen bekannt ist.
Sarawak, Borneo Adası'nın zengin doğal kaynaklarıyla ünlü bir bölgesi.Sarawak je částí ostrova Borneo, který je známý pro své bohaté přírodní zdroje.
Sarawak, Borneo Adası'nın zengin doğal kaynaklarıyla ünlü bir bölgesi.Sarawak maakt deel uit van het eiland Borneo dat gekend is wegens zijn natuurlijke rijkdommen.
Sarawak, Borneo Adası'nın zengin doğal kaynaklarıyla ünlü bir bölgesi.Sarawak se trouve sur l'île de Bornéo, connue pour la richesse de ses ressources naturelles.
Sarawak, Borneo Adası'nın zengin doğal kaynaklarıyla ünlü bir bölgesi.Саравак находится на острове Борнео, известном своими богатейшими природными ресурсами.
Stratejisi’nde belirtilen doğal kaynakların tanımı oldukça geniştir.A) Ο ορισμός των φυσικών πόρων που περιλαμβάνεται στη θεματική
Stratejisi’nde belirtilen doğal kaynakların tanımı oldukça geniştir.määritelmä luonnonresursseista on melko laaja.
Üç farklı hareket ve iki milis kuvveti aynı alandaydı, Ve doğal kaynaklarımız için savaşıyorlardı.3 diversi movimenti e 2 milizie operavano nella stessa zona e si disputavano le risorse naturali.
Üç farklı hareket ve iki milis kuvveti aynı alandaydı, Ve doğal kaynaklarımız için savaşıyorlardı.3 различни движения и 2 милиции, действайки в същата област състезавайки се за природни ресурси.½
Üç farklı hareket ve iki milis kuvveti aynı alandaydı, Ve doğal kaynaklarımız için savaşıyorlardı.Drie verschillende bewegingen en twee milities, in hetzelfde gebied, vechtend om de natuurlijke bronnen.
Üç farklı hareket ve iki milis kuvveti aynı alandaydı, Ve doğal kaynaklarımız için savaşıyorlardı.Trei miscari diferite si doua militii, actionau in aceasi zona fiind in competitie pentru resursele naturale.
Üç farklı hareket ve iki milis kuvveti aynı alandaydı, Ve doğal kaynaklarımız için savaşıyorlardı.Trzy różne ruchy i dwa wojska działające na tym samym terenie i rywalizujące o bogactwa naturalne.
Ve bu, magnezyum ve demin bahsettiğim su miktarı açısından, hiç doğal kaynakları olmayan bir yerde하루 90억 리터의 담수를 생산한다고 가정할 때 이 기술을 이용하면 싱가포르는 아무런 천연자원이 없는 상태에서도
Ve bu, magnezyum ve demin bahsettiğim su miktarı açısından, hiç doğal kaynakları olmayan bir yerdeSaatava magnesiumin määrä, 900 miljoonassa litrassa vettä,
Ve bu, magnezyum ve demin bahsettiğim su miktarı açısından, hiç doğal kaynakları olmayan bir yerdeרק מבחינת המגנזיום שמופק וכמות המים האדירה שציינתי קודם, שווה 4.5 מיליארד דולר.
Ve bu, magnezyum ve demin bahsettiğim su miktarı açısından, hiç doğal kaynakları olmayan bir yerdeوهذا، بالنسبة للماغنزيوم ومقدار المياه التي ذكرتها للتو، يعادل مقدار 4.5 مليار دولار
Ve bu, magnezyum ve demin bahsettiğim su miktarı açısından, hiç doğal kaynakları olmayan bir yerde先ほど申し上げた9億リットルの水は 天然資源のないシンガポールにとっては 45億ドル分の鉱業生産に