Ana içeriğe geç
Sözlük

dna ile cümle

dna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
DNA elde ederek babalık testi yapıyoruz.ونحملها إلى خارج المياه لاستخراج الحمض النووي
DNA elde ederek babalık testi yapıyoruz.その結果 28年間の間に
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğiniA indexação de ADN pudesse proteger espécies raras do tráfego ilegal
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğiniDNA indexering kunde skydda sällsynta arter från olaglig handel
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğiniIndeksowanie DNA mogłoby chronić rzadkie gatunki od nielegalnego przemytu.
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğini유전자 보존이 희귀 동물들을 불법 밀매로 부터 보호 할 수 있음을
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğiniמיון גנטי יוכל להגן על זנים נדירים מסחר לא חוקי
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğiniفهرسة الحمض النووي يمكن أن تحمي المخلوقات النادرة من الإتجَارِ غير المشروع
DNA endekslemesinin; nadir türleri, yaşa dışı kaçakçılıktan koruyabildiğini想像してください
DNA etrafında membran. Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.Så detta, här inne, är cellens DNA.
DNA etrafında membran.Oder es scheint offensichtlich, dass manche Zellen eine Membran um die DNA haben.
DNA etrafında membran.Нека да обознача това.
DNA etrafında membran.つまり、DNA やクロマチン、
DNA, genler ve kromozomları yaşamın bir çeşit tasarı planı olarak düşünebilirsiniz.Podem pensar no ADN, nos genes e nos cromossomos como uma espécie de planos da vida.
DNA, genler ve kromozomları yaşamın bir çeşit tasarı planı olarak düşünebilirsiniz.Potete pensare che il DNA, i geni e i cromosomi formino una specie di cianografia della vita.
DNA, genler ve kromozomları yaşamın bir çeşit tasarı planı olarak düşünebilirsiniz.Puede que penséis que el ADN, los genes y los cromosomas constituyen una especie de plano de la vida.
DNA, genler ve kromozomları yaşamın bir çeşit tasarı planı olarak düşünebilirsiniz.Вы можете думать о ДНК, генах и хромосомах как о шаблоне, по которому строятся живые организмы.
DNA genomu.5000の塩基対でできている
DNA genomu.DNA 바이러스, DNA 게놈이었던 것입니다.
DNA genomu.Pierwszy wirus, którego DNA zsekwencjonowano.
DNA genomu.שבעצם רוצף.
DNA genomu.يخطط ويرسم.
DNA, her ne kadar değişik tipte yönelimleri olan farklı moleküllerden oluşsa da belirli bir yapıya sahipti.이는 아마도 다른 명령들을 포함하고 있는 서로 다른 분자에 의한 것이었겠지만요.
DNA, her ne kadar değişik tipte yönelimleri olan farklı moleküllerden oluşsa da belirli bir yapıya sahipti.Prin urmare ADN-ul avea structură, chiar dacă, molecule diferite codau diferite seturi de instrucţiuni.
DNA, her ne kadar değişik tipte yönelimleri olan farklı moleküllerden oluşsa da belirli bir yapıya sahipti.Так что у ДНК была структура, даже если она возникает оттого, что разные молекулы несут разные инструкции.
DNA, her ne kadar değişik tipte yönelimleri olan farklı moleküllerden oluşsa da belirli bir yapıya sahipti.למרות שככל הנראה ישנם מולקולות שונות שנושאות הוראות שונות.
DNA, her ne kadar değişik tipte yönelimleri olan farklı moleküllerden oluşsa da belirli bir yapıya sahipti.مع أنها أتت على الأرجح من عدة جزيئات تحمل مجموعات مختلفة من التعليمات.
DNA, her ne kadar değişik tipte yönelimleri olan farklı moleküllerden oluşsa da belirli bir yapıya sahipti.保持しているのでしょうけれど つまりDNA分子には万能な一面があったのです
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.DNA는 유전형질의 기본단위입니다.
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.Ik weet zeker dat veel van jullie al gehoord hebben over de molecule
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.היא היחידה הבסיסית של התורשה.
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.هذه هي الوحدة الأساسية للوراثة، او هي ما يرمز
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.すべての遺伝情報のコードです。
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.78歳で無罪が確定したのです この経験について彼が述べずにはいられなかったことは
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Alla fine fu prosciolto, all'età di 78 anni, grazie al test del DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Dia akhirnya terbukti tidak bersalah, di usia 78 tahun, lewat bukti DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.DNA 검사 결과, 무죄 선고를 받은 나이가 78세였습니다.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Él pasó 37 años en una prisión en Louisiana por un crimen que no cometió
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Foi finalmente ilibado, aos 78 anos, depois de um teste de ADN.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Han blev i sidste ende renset, i en alder af 78, ved hjælp af DNA beviser.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Han fick till slut upprättelse, vid 78 års ålder, med hjälp av DNA-analys.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Hij werd uiteindelijk vrijgesproken op 78-jarige leeftijd, door het gebruik van DNA-bewijs.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Il a finalement été innocenté à l'âge de 78 ans suivant un test d'ADN.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.În cele din urmă, a fost exonerat la vârsta de 78 de ani, prin dovezi ADN.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Letztendlich wurde er freigesprochen - mit 78 Jahren - durch DNA Beweise.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Lopulta hänet vapautettiin syytteestä 78-vuotiaana DNA-todisteiden perusteella.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Na koncu je bil osvobojen, pri 78ih, zaradi DNK dokazov.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Nakonec byl očištěn ve věku 78 let, díky důkazům DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Nakoniec bol oslobodený vo veku 78 rokov, vďaka DNA dôkazu.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Ông cuối cùng đã được được minh oan, ở tuổi 78, thông qua bằng chứng DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Végül felmentették 78 éves korában, egy DNS bizonyítéknak köszönhetően.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Został uniewinniony w wieku 78 lat, dzięki dowodom DNA. Co mówi o tym doświadczeniu? "Nie żałuję ani minuty.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Τελικά απαλλάχτηκε, σε ηλικία 78 χρονών μετά από εξέταση DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Він був повністю реабілітований у віці 78 завдяки ДНК тесту.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.С него были сняты все обвинения, 37 лет спустя, на основании анализа ДНК.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.על פשע אותו לא ביצע. [הוא שוחרר בסופו של דבר על התנהגות טובה באמצע המאסר שלו.]
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.وقد بُرأ نهائيا في عمر 78 بواسطة دليل اعتمد على " الدي ان ايه "
DNA kavramından habersizdi, ama doğumla kazanılan haklar kavramına sahiptiler.DNA가 무엇인지 알지 못했지만, 기득권에 대해서는 알고 있었습니다.
DNA kavramından habersizdi, ama doğumla kazanılan haklar kavramına sahiptiler.לא הכירו ברעיון של DNA, אך הם הכירו ברעיון של "זכות אבות".
DNA kavramından habersizdi, ama doğumla kazanılan haklar kavramına sahiptiler.لم يكن لديهم مفهوم الحمض النووي , لكن كان لديهم مفهوم الحق الطبيعي .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod