Ana içeriğe geç
Sözlük

dizim ile cümle

dizim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz. Bu sembolik.Αυτό γνωρίζουμε όμως ότι είναι θέμα σύνταξης και συμβόλων.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz. Bu sembolik.Ничего кроме символов и их синтаксиса.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz. Bu sembolik.Но знаем, че това са само думи, само символи.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz. Bu sembolik.אבל אנחנו יודעים שזה עניין תחבירי טהור. זה סמלי.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz. Bu sembolik.لكن نحن نعلم أن ذلك بشكل بحت له علاقة بترتيب الرموز، إنه رمزي
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz. Bu sembolik.実際の人間の意識には それ以上のものがあります
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Dar știm că e pur sintactic.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.De tudjuk, hogy ez teljesen szintaktikai. Szimbolikus.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Maar we weten dat dat puur syntactisch is.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Mais nous savons que tout ça est purement syntaxique.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Ma sappiamo che è puramente sintattico.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Men det där handlar bara om syntax.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Men vi ved at det er rent syntaktisk.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Nhưng chúng ta biết rằng đó hoàn toàn là về mặt cú pháp.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.To czysta syntaktyka. Symboliczna.
Ancak biz bunun tamamen söz dizimsel olduğunu biliyoruz.Та ми знаємо, що вона є чисто синтаксичною.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Aloimme harjoitella, ja harjoittelimme liian kovaa. Sain polvi- ja selkäongelmia.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Am început să ne antrenăm, am exagerat şi am ajuns să am probleme cu genunchii şi cu spatele.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Así empezamos a entrenar y entrenamos de más por eso tuve problemas de rodilla y espalda.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Így aztán elkezdtünk edzeni, és túledzettük magunkat, és komoly térd- és gerincproblémáim keletkeztek.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.그래서 우리는 훈련을 시작했는데 훈련을 지나치게 한 나머지 저는 무릎과 허리에 문제가 생겼어요.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Tak jsme začaly trénovat, já trochu moc a tak mi začaly problémy s koleny a zády.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Wir fingen an zu trainieren und übernahmen uns. Ich bekam Knie- und Rückenprobleme.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Začeli sva trenirati in sva pretiravali, zato so se mi začele težave s koleni in hrbtom.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.Zaczęłyśmy trenować i przetrenowałyśmy. Nabawiłam się problemów z kolanem i plecami.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.ולכן התחלנו להתאמן והתאמנו יותר מדי, ואני פיתחתי בעיות ברך וגב.
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.وبدأنا التدريب وأسرفنا فيه فعانيت من مشكلة في الرقبة والركبة
Antremanlara başladık ve biraz fazla çalıştık, bu durum dizimde ve sırtımda sorunlar oluşturdu.私は膝と背中を痛めました 理学療法士を訪ねると
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.Aşa că e ceva ce ştiam, într-un fel, dar pe care nu-l observai în mod sintactic că îl făcea.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.A więc coś, o czym niby wiedzieliśmy, ale nie widzieliśmy składni tego, co robił.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.Das ist etwas, was wir irgendwie schon wussten, aber syntaktisch nicht wirklich bemerkt haben, was er tat.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.És ezt tudtuk valahogy, de szintaktikailag nem érzékeltük, hogy hogyan is csinálja.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.우리가 다소 아는 것이지만 그가 무얼 하고 있었는지 구문론적으로 확실히 알진 못했습니다.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.We wisten dat wel ongeveer, maar het viel je nooit echt op hoe hij zijn zinnen bouwde.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.Y entonces algo que sabíamos más o menos, pero que no habíamos percibido sintácticamente qué estaba haciendo.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.И така, нещо, което някак сме знаели, но всъщност не се е забелязвало синтактично какво е правел той.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.И что-то, что мы уже знали, но в действительности не замечали, что он делает синтаксически.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.І дещо, що ми ніби знали, але не зважали на синтаксис того, що він говорив.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.למעשה ידענו את זה כבר, אבל לא באמת שמנו לב מה הוא מבחינה תחבירית.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.ولذا شئ قد عرفناه، لكننا لم ننتبه لبناء الجمل التي كان يقولها.
Bazı şeylerin bir tür olduğunu biliyorsak, ...ama, aslında onun ne yaptığını söz dizimi olarak farkedemediniz.実際 構文の面での彼の業績は 見逃されていました 次のスライドへ
Ben karakter dizicisiydim ve karakter dizimi programlamaya benzer.Tiene que ser correcta, completa, bonita y a medida.
Bir ikincisi de, dillerin, kelimelerin anlamından bağımsız bir söz dizimi bulunmaktadır.언어에 대한 두번째 통찰은, 언어가 그들 자체의 뜻만으로는 이해할 수 없는 통사론이 있다는 겁니다.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.Jener Tintenfisch lebt etwas von der Küste Hawaiis entfernt. Also im seichten, Knie tiefen Wasser.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.이런 공생 방식으로 하와이 연안에서 살아갑니다. 무릎 깊이 정도의 얕은 물에서요.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.là con mực sống ngoài khơi Hawai ở vùng nước nông đến đầu gối.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.הדיונון הזה חי ליד חופי הוואי במים רדודים בגובה הברכיים.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.هو ان هذا الحبار يعيش على سواحل هاواي في مياه ضحله تصل الى حد الركبة
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.膝くらいの深さのところに棲んでいます イカは夜行性で、昼間は
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?A sorozatunk első ábrájában -- melyek úgy néznek ki mint kis házikók -- mennyi fogpiszkáló van?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?Den första figuren i vår följd -- de ser ut som små hus -- hur många tandpetare är det där?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?Figurerne ligner små huse. Hvor mange tandstikker er der i den første?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?Kingpin primera en este orden-parecen ¿pequeñas casas-existen varios tikku?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?첫 번째 모양은 조그만 집들처럼 생겼네요 여기 이쑤시개가 몇 개나 있나요?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?Primeiro rei do crime nesta ordem - parecem pequenas casas - existem vários tikku?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?První obrazec v naší řadě -- vypadají jako malé domečky -- kolik je v něm párátek?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?Prvý obrazec v našom rade...vyzerajú ako malé domčeky... koľko je v ňom špáratok?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?Та първата фигура в редицата- фигурите изглеждат като къщички-колко клечки има тук?
Dizimizdeki ilk şekile bir bakarsak - küçük bir ev gibi durmuyor mu?- kaç kürdan olduğunu söyleyebiliriz?幾つの爪楊枝がありますか? 1、2、3、4、5、6 人の爪楊枝があります。
Dizimizde ki ilk terim, yada ilk obje veya blocklarinilk dizlis sablonu, sadece 1 bloka sahibiz.그럼 이 수열의 첫번째 항, 또는 첫번째 물건 또는 여기의 블록들의 첫번째 패턴은 그냥 1개의 블록입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod