Biz oraya kumarhane diyoruz.Vi kalder det Terningsretten.
Biz oraya kumarhane diyoruz.We noemen het het Dobbelsteengerecht.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Wir nenne es das Würfelgericht.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Wir nennen es das Würfelgericht.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Εμείς το λέμε Δικαστήριο της Ζαριάς.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Мы называем это Dice суда.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Ние го наричаме Съд със зарчета.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.A Körzeti Bíróságot a politikusok irányítják.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.지방법원은 정치인들이 쥐고 있어요, 그래서 우리는 '주사위법원'이라고도 해요 (그저 유죄 아니면 무죄라는 의미)
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.Pengadilan wilayah dikuasai politisi. kami menyebutnya pengadilan dadu.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.בית המשפט המחוזי נשלט על ידי .פוליטיקאים, אנחנו קוראים לזה משפט הקוביות
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.المحكمة تُسيّر من طرف سياسيين ((نسميها محمكة النرد ((يقصد محكمة الحظ
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.落ち着いて
Bölü, "3 çarpı 2 çarpı 1" diyoruz.3 x 2 x 1로 나눈다.
Bölü, "3 çarpı 2 çarpı 1" diyoruz.Podzielić przez 3 razy 2 razy 1.
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz.'구획된 유연성 (compartmentalized flexibility)'
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."elastycznością podzieloną na sekcje".
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."flessibilità compartimentata."
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."flexibilidad compartimentada".
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."flexibilitate compartimentată".
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."gecompartimentaliseerde flexibiliteit" noemen.
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."la flexibilité compartimentée."
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."преградителна гъвкавост".
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."разделённой подвижностью".
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."розділену гнучкість".
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz."גמישות ממודרת."
"bölümlendirilmiş fleksibilite" diyoruz.المرونة المجزأة
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Alltså kunna vi dristigt säga: »Herren är min hjälpare, jag skall icke frukta; vad kunna människor göra mig?»
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Aşa că putem zice plini de încredere: ,,Domnul este ajutorul meu, nu mă voi teme: ce mi-ar putea face omul?``
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Così possiamo dire con fiducia: Che mi potrà fare l'uomo
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››De manera que podemos decir confiadamente: El Señor es mi socorro, y no temeré. ¿Qué me hará el hombre
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››De modo que com plena confiança digamos: O Senhor é quem me ajuda, não temerei; que me fará o homem?
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››그러므로 우리가 담대히 가로되 주는 나를 돕는 자시니 내가 무서워 아니하겠노라 사람이 내게 어찌하리요 하노라
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››så at vi kunne sige med frit Mod: "Herren er min Hjælper, jeg vil ikke frygte; hvad kan et Menneske gøre mig?"
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››så vi kan si med fritt mot: Herren er min hjelper, jeg vil ikke frykte; hvad kan et menneske gjøre mig?
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Tak abychom doufanlivě říkali: Pán spomocník můj, aniž se budu báti, by mi co učiniti mohl člověk.
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Tak abyśmy śmiele mówić mogli: Pan mi jest pomocnikiem, nie będę się bał, aby mi co miał uczynić człowiek.
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Tako da lahko smelo govorimo: „Gospod mi je pomočnik, ne bom se bal; kaj mi bo storil človek?“
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››takže môžeme smele hovoriť: Pán mi je spomocníkom, a nebudem sa báť. Čo mi urobí človek?!
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Úgy hogy bízvást mondjuk: Az Úr az én segítségem, nem félek; ember mit árthat én nékem?
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››ωστε ημεις θαρρουντες να λεγωμεν Ο Κυριος βοηθος μου, και δεν θελω φοβηθη τι να μοι καμη ανθρωπος;
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››так что мы смело говорим: Господь мне помощник, и не убоюсь: что сделает мне человек?
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Так що сьміло можемо сказати: "Господь моя поміч; не бояти мусь: що вдіє мені чоловік?"
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››על כן נבטח ונאמר יהוה לי בעזרי לא אירא מה יעשה לי אדם׃
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››حتى اننا نقول واثقين الرب معين لي فلا اخاف. ماذا يصنع بي انسان
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››所 以 我 們 可 以 放 膽 說 、 『 主 是 幫 助 我 的 、 我 必 不 懼 怕 . 人 能 把 我 怎 麼 樣 呢 。
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››所以 我 們 可以 放 膽說 、 『 主 是 幫助 我 的 、 我 必不懼怕 . 人 能 把 我 怎麼樣 呢 。
Böylece kök hücre hattı diyoruz.Jadi itulah yang mereka sebut garis sel induk.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.이렇게 같은 세포가 대를 이어 지속되는 것을 세포주라고 합니다
Böylece kök hücre hattı diyoruz.Deci asta semnifică o linie de celule stem.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.E per questo si chiama linea cellulare (staminale).
Böylece kök hücre hattı diyoruz.Eso es lo que llamaron una línea de células madre.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.Tomu se říká linie kmenových buněk.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.To właśnie nazywamy linią komórkową.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.Това се нарича стволово-клетъчна линия.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.לזה אנו קוראים שורת תאי גזע.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.هذا ما يسمونه خط خلايا الجذعية.
Böylece kök hücre hattı diyoruz.従って議論は明らかに、胚を開始するときは
Böyle insanları keşfettim. Onlara V-Day dünyasında "Vajina Savaşçıları" diyoruz.Descobri estas pessoas a quem, no mundo do V-Day, chamamos Guerreiros da Vagina.
Böyle insanları keşfettim. Onlara V-Day dünyasında "Vajina Savaşçıları" diyoruz.Dit soort mensen zoekt zich geen AK-47s, of massavernietigingswapens of machetes.