Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Tôi gọi nó là Quy tắc Thể thao Tối ưu
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Yo llamo a esto "El Principio de la Ostentación de Utilidad".
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Αυτό το ονομάζω η 'Αρχή της Σπορ Έκδοσης'.
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Наричам, това принцип на спортните вещи.
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.Я называю это принципом Спортивного Внедорожника.
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.אני קורא לזה העקרון של אביזרי הספורט. אנשים אוהבים להקיף את עצמם
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.أسمي هذه ظاهرة مبدأ القوة الزائدة. الناس يحبون إحاطة أنفسهم
Ben buna "Belki Bir gün Prensibi" diyorum.みんな必要もないパワーに 取り囲まれているのが好きなんです
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.Ik noem het 'bioinformed design', en ik denk dat het mogelijk is.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.Ja ho volám bioinformačný dizajn, a myslím si, že je to možné.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.저는 그것을 생물학적 정보가 반영된 설계라고 부르며, 실현 가능한 일이라고 생각합니다.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.lo chiamo progettazione bio-consapevole e credo che sia possibile.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.Τον αποκαλώ βιο-τεκμηριωμένο σχεδιασμό, και νομίζω πως είναι εφικτός.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.אני מכנה זאת "גישה ביו-מושכלת", ואני חושבת שהיא אפשרית.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.انا اسميها التصاميم الحيوية، و اعتقد انه ممكن.
Ben buna bioinform tasarım diyorum ve bunun mümkün olacağını düşünüyorum.実現可能なことだと考えます ありがとうございました
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.A esto lo llamo flexibilidad tipo escopeta.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Eu chamo-lhe uma flexibilidade de caçadeira.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Eu o numesc un fel de flexibilitate puşcă.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Ik noem het flexibiliteit op goed geluk.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Io la chiamo flessibilità di fucile.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Nazywam to elastycznością dubeltówki.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Pour moi, c'est de la flexibilité de fusil à pompe.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.저는 이것을 '샷건(shotgun) 유연성'이라고 부릅니다.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Аз го наричам един вид пушкова гъвкавост.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Така собі "гнучкість рушниці".
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Я называю это чем-то вроде "дробовиком гибкости".
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.אני קורה לזה גמישות רובה צייד.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.ادعوها نوعا ما بسلاح المرونة
Ben buna çamurun ve lağımın hikayesi diyorum.J'appelle cette histoire ???
Ben buna çamurun ve lağımın hikayesi diyorum.Questa storia la chiamo... chi semina vento raccoglie tempesta.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Asta e ce numesc eu globalizare stil chinez.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.C'est ce que j'appelle la globalisation, méthode chinoise.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Das nenne ich Globalisierung nach chinesischer Art.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Dat is wat ik globalisering Chinese stijl noem.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Ecco la globalizzazione alla cinese, come la chiamo io.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Eso es lo que yo llamo globalización a la china.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Ezt hívom én globalizációnak, kínai módra.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Itulah yang saya sebut globalisasi ala China.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.중국식 세계화라 할 수 있겠습니다.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Oto, co nazywam globalizacją po chińsku.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Tôi gọi điều này là hiện tượng toàn cầu hóa theo kiểu Trung Hoa.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Αυτό το ονομάζω παγκοσμιοποίηση κινέζικου στυλ.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Това е, което наричам глобализация в китайски стил.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.Это я называю глобализацией по-китайски.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.לזה אני קורא גלובליזציה בשיטה הסינית.
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.ذلك ما أسميه العولمة على الطريقة الصينية .
Ben buna Çin usulü küreselleşme diyorum.そしてこれが 10年 20年後に見えるであろう
Ben buna devamlılık diyorum.살아남는 것. 생존이죠.
Ben buna devamlılık diyorum.Это выживание, или, как я его называю, непрерывность.
Ben buna devamlılık diyorum.היא לשרוד, אני קורא לזה הנצחה:
Ben buna devamlılık diyorum.وهو البقاء على قيد الحياة - والذي أسميه الإدامة.
Ben buna devamlılık diyorum.種および自身の生存は
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.C'est ce que j'appelle l'effet Boucle d'Or: pas trop près, pas trop loin, juste comme il faut.
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.Chamo-lhe o efeito Goldilocks: não muito perto, não muito longe, a medida certa.
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.Dat noem ik het Goudlokjeseffect: niet te dicht, niet te ver, net goed.
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.Goldilock [Aranyfürtöcske] effektusnak hívom én ezt, sem nem közel, sem nem távol, csak éppenhogy.
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.Ich nenne es den Goldlöckcheneffekt: nicht zu nah, nicht zu weit weg, gerade richtig.
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.Îl numesc efectul Goldilocks: nu prea departe, nu prea aproape, la distanţa potrivită.
Ben buna Goldilocks etkisi diyorum: ne çok yakın ne çok uzak, tam ayarında.Io lo chiamo effetto Riccioli d'Oro: non troppo vicino, non troppo lontano, la distanza giusta.