Büyük ihtimalle, Sal, bununla nereye varmaya çalışıyorsun diyorsunuzdur.Prawdopodobnie pytacie: Sal, dokąd zmierzasz z tym?
Büyük ihtimalle, Sal, bununla nereye varmaya çalışıyorsun diyorsunuzdur.Probabilmente stai dicendo, Sal, dove vuoi arrivare con questo?
Büyük ihtimalle, Sal, bununla nereye varmaya çalışıyorsun diyorsunuzdur.ربما انك تقول، الى اين تذهب بهذا؟
Büyük ihtimalle, Sal, bununla nereye varmaya çalışıyorsun diyorsunuzdur.いいですか?
Büyük "P" yazıyorsunuz ve "7 şeyi, 3 yere kaç farklı şekilde yerleştirebilirim?" diyorsunuz.7개의 물건을 3개의 칸에 두는 방법은 몇 가지 있을 것인가 하는 것입니다.
Büyük "P" yazıyorsunuz ve "7 şeyi, 3 yere kaç farklı şekilde yerleştirebilirim?" diyorsunuz.Вы пишете большую A и говорите: "Сколько есть способов разместить 7 предметов на 3-х местах?"
Büyük "P" yazıyorsunuz ve "7 şeyi, 3 yere kaç farklı şekilde yerleştirebilirim?" diyorsunuz.القول، كيف العديد من الطرق يمكن أن أضع الأمور 7 إلى 3 ممنوع؟
Büyük "P" yazıyorsunuz ve "7 şeyi, 3 yere kaç farklı şekilde yerleştirebilirim?" diyorsunuz.あるいはこのようにも書けます。3つのスペースに7つのものを
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Depressa, antes que os militares interrompam a transmissão! ... é o que está a dizer, Mrs. Bradley?
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Hurtigt, inden militæret afbryder sendingen. ... er det, hvad du mener, fru Bradley?
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Presto, prima che i militari blocchino la trasmissione! ...è questo che sta dicendo, signora Bradley?
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?¡Rápido, antes de que el ejército corte la emisión! ...¿es eso a lo que se refiere, Sra. Bradley?
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Snabbt, innan militären bryter sändningen. ...är det vad du menar, mrs Bradley?
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Szybko, zanim wojsko przerwie ich program. ...to prawda, pani Bradley?
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Γρήγορα, πριν κόψει την εκπομπή ο στρατός! ...αυτό λέτε, κυρία Μπράντλεϊ;
Çabuk ol, ordu yayınlarını kesmeden aç! ...bunu mu diyorsunuz, Bayan Bradley?Быстрее, пока военные не прекратили передачу! ...вы это хотите сказать, госпожа Брэдли?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?A może, chodzi ci o tę praczkę?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Forse, la ragazza della lavanderia?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun? Hala mı?Chắc có lẽ cô gái giặt ủi?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun? Hala mı?혹시 세탁소? 아직도야?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun? Hala mı?אולי, ילד ניקוי יבש עדיין......
Çamaşırcı kızı mı diyorsun? Hala mı?ربما، فتاة المغسله؟ حتى الأن؟
Çamaşırcı kızı mı diyorsun? Hala mı?ちょっと待った 今日で何日目?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Kan det vara...tvätt flickan?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Kenties, pyykki-tyttö?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?lehetséges, hogy a tisztító lány?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Misschien, dat wasserette meisje?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Mogoče dekle iz čistilnice?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Možno, to dievča z práčovne?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Mungkin, cewe tukang cuci itu?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Peut-être, la laveuse ?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Poate, spalatoreasa?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Snad, ta holka z čistírny?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Vielleicht, das Reinigungsmädchen?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Μήπως, η κοπέλα με το καθαριστήριο?
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Девчонки из химчистки?
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Are corali vii, peşti peste tot, apă clară precum cristalul, şi te întrebi: "Cum s-a întâmplat asta?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Élő korallok, halak mindenütt, kristálytiszta víz, és elgondolkodtató, "Hogy is történt ez?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Er zijn levende koralen, overal vissen, kristalhelder water, en je denkt: "Wat is hier gebeurd?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Kaikkialla eläviä koralleja, kaloja, kristallinkirkas vesi. "Miten se tapahtui?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"산호초와 어류로 넘치고 있었어요 물도 투명했죠, 대체 어떤 일이 있었던 걸까요?
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Má žijúce koraly, ryby všade naokolo, krištáľovo čistú vodu. Pýtate sa: "Ako sa to stalo?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Sie hat lebende Korallen, Fische überall, kristallklares Wasser und du fragst: "Wie ist das denn passiert?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Tiene corales vivos, peces por doquier, agua cristalina, y uno dice, "¿Cómo sucedió esto?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Với các loài san hô sống, cá khắp nơi nước thì trong. Và tôi tự hỏi "Điều gì đã xảy ra?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Žijí tam koráli, všude plno ryb, voda je křišťálově čistá a člověk se diví: "Jak se tohle stalo?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Żyły w niej koralowce, pełno ryb, woda przejrzysta jak kryształ. Zastanawiałem się: "Jak to się stało?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Прекрасен е. Има живи корали, риба навсякъде, кристално чиста вода, и се чудиш: "Как се е случило това?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Там живые кораллы, полно рыбы, кристально-чистая вода. Я изумился: "Что за чудо?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"פתאום יש בו אלמוגים, דגים בכל פינה, מים צלולים, ואתה שואל "איך זה קרה?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"فيه شعب مرجانية حية، أسماك في كل مكان، مياه نقية وصافية، وتتساءل "مالذي حدث؟"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"海水は澄み切っていて 何が起こったの?と思うでしょう これはどうしたのかというと
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charley, co na to říkáte?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, apa yang hendak anda katakan kepada Warren?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, ce ii raspunzi lui Warren?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, co o tym sądzisz?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, cosa rispondi a Warren?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, cô sẽ nói gì với Warren?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, hvad siger du til Warren?
Charlie, Warren'e ne diyorsun?Charlie, mi a válasza Warrennek?