Ana içeriğe geç
Sözlük

diyor ile cümle

diyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece diyorum!I'm just saying!
Hiroshi,""Bu, oldukça ilginç görünüyor." diyor."This looks pretty interesting," Hiroshi says.
"Evet, portakal suyu lütfen," diyor Mark."Yes, orange juice please," says Mike.
Hayatım tehlikede mi diyorsun?Are you saying my life is in danger?
Köprü gözlüğe benzediği için, ona Meganebashi diyorlar.Since the bridge looks like a pair of glasses, they call it Meganebashi.
Bu şehre Küçük Kyoto diyoruz.We refer to this city as Little Kyoto.
İngilizcede bu böceğe ne diyorsunuz?What do you call this insect in English?
Birlikte dışarıda akşam yemeği yemeye ne diyorsun?What do you say to dining out together?
İyi, onlar kötü haber tez yayılır diyorlar.Well, they say bad news travels fast.
Biz yatağa gittiğimizde, "iyi geceler" diyoruz.When we go to bed, we say "good night".
Dur, diyorum.Stop, I say.
Herkes küçük kediye Tora diyor.Everybody calls the small cat Tora.
Onlar sana niçin yaşamak için İngilizce öğrenmek zorundasın diyorlar?Why do they say you have to learn English to survive?
Sen bu işe ne diyorsun?What do you make of this?
Bu kuşa ne diyorsunuz?What do you call this bird?
O işaret ne diyor?What does that sign say?
Amerika'daki siyah insanlar daha önce "Bize özgürlük verin." diyordu.Black people in America once said, "Give us freedom".
Mike "ben nasıl hissettiğinizi anlıyorum, Hiroshi" diyor."I understand how you feel, Hiroshi," says Mike.
Bob "Dört buçuk pound" diyor."Four pounds fifty," says Bob.
Parktaki uyarı " çimlerden uzak durun " diyordu.The notice in the park said, "Keep off the grass."
Parola "Dağ" dır. Birisi "dağ" diyorsa, siz "nehir" diye yanıt verin.The password is "Mountain". If someone says "Mountain", you reply "River".
Köpeğimize Pochie diyoruz.We call our dog Pochi.
Biz onun oğluna Jimmy diyoruz.We call his son Jimmy.
Ben bilgisayara Tim diyorum.I call the computer Tim.
Biz kediye Madonna diyoruz.We call the cat Madonna.
Biz İngilizce öğretmenimize E.T. diyoruz.We call our English teacher E.T.
Saat iki diyor.The clock says two.
İncil'de, " İnsan yalnız ekmek ile yaşamayacak " diyor.It says in the Bible, "Man shall not live on bread alone."
İnsanlar ona Dave diyor.People call him Dave.
Tarlada koyuna bakan birine ne diyorsun?What do you call a man who takes care of sheep in the field?
Kim bana" bir boka yaramaz" diyor?Who calls me "good for nothing"?
O, mektubunda ne diyor.What does he say in his letter?
O, tavşana kaç, tazıya tut diyor.He runs with the hare and hunts with the hounds.
Onun gözlemi şiddetli fakat o çok az diyor.His observation is sharp, but he says very little.
Onlar bana kaptan diyorlar.They call me captain.
Onlar Robert'a "Bob" diyor.They call Robert "Bob".
Onlar bize sorunlu çocuklar diyorlar.They call us problem children.
Onlar bana Bob diyorlar.They call me Bob.
Onlar bebeklerine ne diyorlar?What do they call their baby?
Arkadaşları ona Ned diyor.Her friends call him Ned.
Şeytan diyor ki onunla evlen.I have half a mind to marry her.
O, kız kardeşine Mina-chan diyor.She calls her sister Mina-chan.
Tabela "Çık." diyor.The sign says "Exit."
Arkadaşlarım bana Ken diyorlar.My friends call me Ken.
Arkadaşlarım bana Beth diyorlar.My friends call me Beth.
Ne diyorsun?What're you saying?
Sen öyle diyorsan öyledir.You're the boss.
Yerliler bu nehre adam yiyen nehir diyorlar ve ondan korkuyorlar.The locals call this river the man-eating river and fear it.
Davetiye, " Hediyeler yok, lütfen" diyordu.The invitation said, "No gifts, please."
Babası ona Tom diyor.His dad calls him Tom.
İnsanlar ona Yotchan diyorlar.People call her Yotchan.
Yeni Ruslar mı diyorsunuz? Harika! Bu tam ihtiyacımız olan şey.New Russians, you say? Wonderful! That's just what we need!
Onlar, gücün kullanımı sadece son seçenek olarak kullanılmalı diyor.They said use of force should be used only as a last choice.
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.We sometimes disparagingly call noise, music that's insignificant and devoid of any charm.
Biz bu dağa Tsurugidake diyoruz.We call this mountain Tsurugidake.
Onlar görmek inanmaktır diyorlar.They say that seeing is believing.
Çocuğum "Kinpiragobo" diyemiyor, onun yerine herzaman "Kinpirabogo" diyor.My kid can't say "Kinpiragobo", he always says "Kinpirabogo" instead.
Onlar birlikte yemek yiyen bir aile birlikte kalır diyor.They say that a family that eats together, stays together.
Tom caddenin her iki tarafına da park edebilirsiniz diyor.Tom says we can park on either side of the street.
Tom her ne zaman küfür etse, genellikle "Fransızcamı bağışlayın" diyor.Tom usually says "Pardon my French" whenever he swears.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
diyor ile cümle - diyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App