diyeceğim ile cümle

diyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Jag vill stå upp och gå till min fader och säga till honom: Fader, jag har syndat mot himmelen och inför dig;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Jeg vil stå op og gå til min Fader og sige til ham: Fader! jeg har syndet imod Himmelen og over for dig,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Jeg vil stå op og gå til min far og si til ham: Far! jeg har syndet mot himmelen og for dig;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Je me lèverai, j`irai vers mon père, et je lui dirai: Mon père, j`ai péché contre le ciel et contre toi,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.내가 일어나 아버지께 가서 이르기를 아버지여 내가 하늘과 아버지께 죄를 얻었사오니
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Levantar-me-ei, irei ter com meu pai e dir-lhe-ei: Pai, pequei contra o céu e diante de ti;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.lkelvén elmegyek az én atyámhoz, és [ezt] mondom néki: Atyám, vétkeztem az ég ellen és te ellened.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Mă voi scula, mă voi duce la tatăl meu, şi -i voi zice: Tată, am păcătuit împotriva cerului şi împotriva ta,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Me levantaré, iré a mi padre y le diré: 'Padre, he pecado contra el cielo y ante ti
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Mi leverò e andrò da mio padre e gli dirò: Padre, ho peccato contro il Cielo e contro di te
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ta sẽ đứng dậy trở về cùng cha, mà rằng: Thưa cha, tôi đã đặng tội với trời và với cha,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ta sẽ đứng_dậy trở_về cùng cha , mà rằng : Thưa cha , tôi đã đặng tội với trời và với cha ,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstana, půjdu k otci svému, a dím jemu: Otče, zhřešil jsem proti nebi a před tebou,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstanem a pojdem k svojmu Otcovi a poviem mu: Otče, zhrešil som proti nebu i pred tebou,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstanem, pojdem k očetu svojemu in mu porečem: Oče, grešil sem zoper nebo in pred teboj!
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Wstawszy tedy, pójdę do ojca mego i rzekę mu: Ojcze! zgrzeszyłem przeciwko niebu i przed tobą.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.встану, пойду к отцу моему и скажу ему: отче! я согрешил против неба и пред тобою
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Уставши, пійду до батька мого, й скажу йому: Отче, згрішив я на небо й перед тобою,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ще стана да ида при баща си и ще му река: Тате, съгреших против небето и пред тебе;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.אקומה נא ואלכה אל אבי ואמר אליו אבי חטאתי לשמים ולפניך׃
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.اقوم واذهب الى ابي واقول له يا ابي اخطأت الى السماء وقدامك.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.我 要 起 來 、 到 我 父 親 那 裡 去 、 向 他 說 、 父 親 、 我 得 罪 了 天 、 又 得 罪 了 你
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.我 要 起來 、 到 我 父親 那 裡去 、 向 他 說 、 父親 、 我 得罪 了 天 、 又 得罪 了 你
Kendimi diyeceğim...Já, já bych musel říct... žena rodnou řečí:
Kendimi diyeceğim... [Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Posare i piedi nella sabbia bagnata.
Kendimi diyeceğim... [Kadın kendi dilinde konuşur]:Τον εαυτό μου, μάλλον... γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της:
Kendimi diyeceğim...Magamat, talán... nő anyanyelvén beszél:
Kendimi diyeceğim...Wat mij betreft, zou ik zeggen... vrouw in eigen taal:
Konum vektörlerinin eşit büyüklükte oldukları da belli. Dolayısıyla ben konum vektörümüze r diyeceğim.Velikost všech polohových vektorů je stejná, tedy nazvu to velikostí polohových vektorů "r".
Konum vektörlerinin eşit büyüklükte oldukları da belli. Dolayısıyla ben konum vektörümüze r diyeceğim.Но величина этих радиус-векторов такая же, и я назову величину наших радиус-векторов r.
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.Dím půlnoční straně: Navrať, a polední: Nezbraňuj. Přiveď zase syny mé zdaleka, a dcery mé od končin země,
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.Ik zal mijn zonen en dochters van de uithoeken van de aarde terugbrengen naar Israël.
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.내가 북방에게 이르기를 놓으라 남방에게 이르기를 구류하지 말라 내 아들들을 원방에서 이끌며 내 딸들을 땅 끝에서 오게 하라
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.Poviem severu: Daj sem! A juhu: Nezadrž! Priveď mojich synov z ďaleka a moje dcéry od konca zeme,
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.Северу скажу: „отдай"; и югу: „не удерживай; веди сыновей Моих издалека и дочерей Моих от концов земли,
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.אמר לצפון תני ולתימן אל תכלאי הביאי בני מרחוק ובנותי מקצה הארץ׃
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.اقول للشمال اعط وللجنوب لا تمنع. أيت ببني من بعيد وببناتي من اقصى الارض.
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.我 要 對 北 方 說 、 交 出 來 . 對 南 方 說 、 不 要 拘 留 . 將 我 的 眾 子 從 遠 方 帶 來 、 將 我 的 眾 女 從 地 極 領 回
‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.我 要 對北方 說 、 交出 來 . 對南方 說 、 不要 拘留 . 將我 的 眾子 從遠 方 帶來 、 將 我 的 眾女從 地 極領回
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.És akkor kijelenthetem, hogy szükségünk van tanárokra.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Ich werde zurück in mein Labor gehen und sagen, dass wir Lehrer brauchen."
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Ik zou teruggaan naar het laboratorium en om docenten vragen.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.J'irai alors au laboratoire en disant qu'ils ont besoin de professeurs.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.저는 실험실로 돌아가서 말합니다. 우리는 선생님들이 필요해요.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Mă duc înapoi la laborator și zic: e nevoie de profesori.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Menen takaisin laboratorioon ja sanon, me tarvitsemme opettajia.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Pôjdem späť do laboratória a poviem, že potrebujeme učiteľov.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Saya kembali ke lab dan berkata, kita butuh guru.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Stwierdzimy, że jednak potrzebni są nauczyciele.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Tôi sẽ quay về phòng nghiên cứu và nói: chúng ta cần giáo viên."
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Tornerò in laboratorio e dirò, abbiamo bisogno di insegnanti.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Volveré al laboratorio y diré que necesitamos profesores.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim."Vou regressar ao laboratório e dizer que precisamos de professores."
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Vrátím se do laboratoře a řeknu, že potřebujeme učitele.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Θα επιστρέψω στο εργαστήριο και θα πω πως χρειαζόμαστε δασκάλους.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Ще се върна в лабораторията и ще кажа, че се нуждаем от повече учители.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Я вернусь в лабораторию и скажу, что нам необходимы учителя.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.Я повернуся до лабораторії і скажу, що нам потрібні вчителі.
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.אחזור למעבדה ואכריז - 'אנחנו זקוקים למורים'."
Laboratuvara geri dönüp, öğretmenlere ihtiyacımız var, diyeceğim.سأعود الى المعمل و اطلب مساعدة اساتذة.

İlgili Sayfalar