Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.The other one had a lot of diarrhea.
Sık (>%1-<%10): Başağrısı, karın ağrısı, diyare, şişkinlik hissi, bulantı/kusma, kabızlık.Часто (>1/100, <1/10): головная боль, боль в животе, диарея, метеоризм, тошнота, рвота, запор.
"diyare" şaka gibi kalıyor.Durchfall - mittlerweile ein Witz.
"diyare" şaka gibi kalıyor.설사는 이제 농담거리가 되었죠.
"diyare" şaka gibi kalıyor.la diarrea, es ahora casi una broma.
"diyare" şaka gibi kalıyor.la diarrea, sono per noi quasi uno scherzo.
"diyare" şaka gibi kalıyor.la diarrhée, est devenu une bonne blague.
"diyare" şaka gibi kalıyor.השלשול, משמש נושא לבדיחות,
"diyare" şaka gibi kalıyor.الإسهال، يعتبر الآن نوعاً من الدعابة.
"diyare" şaka gibi kalıyor.下痢直行便とか ちびった話とか...
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beau apa despre care ştiu cǎ este murdarǎ, se îmbolnǎvesc de holerǎ, fac diaree, fac gǎlbinare şi mor.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beben agua que saben que está sucia, y contraen cólera, diarrea, ictericia, y mueren.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Bevono l'acqua pur sapendo che è sporca, contraggono il colera, la dissenteria, l'itterizia e muoiono.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Họ uống nước mà họ biết là bẩn, họ mắc bệnh tả, tiêu chảy, bệnh vàng da và họ chết.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.물이 더러운 걸 알면서도 그 물을 마시고 콜레라, 설사병, 황달에 걸려서 결국 죽습니다.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Piją wodę, o której wiedzą, że jest brudna, nabawiają się cholery, dostają biegunki, żółtaczki i umierają.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Ze drinken water waarvan ze weten dat het vies is, ze krijgen cholera, diarree en geelzucht en sterven.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.فهم يشربون الماء الذي يعلمون انه معدٍ ويصابون بالكوليرا والاسهال واليرقان ومن ثم يموتون
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.コレラに感染し、下痢をし、黄疸を発症し 命を落とします 政府はきれいな水を提供できていません
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Bệnh nhân kia bị tiêu chảy rất nhiều.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Celălalt avea diaree acută.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.De ander had veel last van diarree.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Der andere hatte starken Durchfall.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Drugi cierpiał na ostrą biegunkę.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.El otro paciente estaba con mucha diarrea.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.두번째 환자는 심한 설사를 하고 있었는데
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.L'altro aveva la diarrea.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Le second patient avait une diarrhée.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Ten druhý měl velký průjem.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Ο άλλος νόμιζα ότι είχε διάρροια.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.В іншого була сильна діарея.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.Другият страдаше от диария.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.У другого была сильная диарея.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.לחולה האחר היה שילשול חריף
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.الاخر كان مصاباً بالإسهال.
Öbüründe ise fazla miktarda diyare vardı.水分補給の輸液点滴を指示した上で
Üç yıl önce diyareden3일 간 설사로 고통받다가 숨지고 말았어요.
Üç yıl önce diyareden -ishalden, şakadan öldü.A murit după trei zile de diaree -- spârcâiala apoasă, o glumă, da?
Üç yıl önce diyaredenכי היא מתה תוך 3 ימים משלשול
Üç yıl önce diyaredenذلك لأنها توفيت منذ ثلاثة أيام بسبب الإسهال --
Üç yıl önce diyareden私たちは下痢を 時に冗談として発します