disk ile cümle
disk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Teke tek maçlardan farklı olarak genelde diskalifiye kuralı ihmal edilir.In alltäglichen Diskussionen wird das Bestreiten in der Regel vom bloßen Bezweifeln unterschieden.
Dışkıların doğadaki işlevleri çok önemlidir.Reisen außerhalb der Hauptstadt sind gefährlich.
Önceki turlarda sadece 1904 Fransa Bisiklet Turu kazananı Maurice Garin diskalifiye edilmişti.Die Tour de France 1904 konnte Garin ebenfalls gewinnen.
Dışkı ile beslenen larvalar metamorfoz sonrası kendine yeni bir tembel hayvan arar.Die Larven ernähren sich davon und suchen sich nach der Metamorphose einen neuen Faultierwirt.
Bu nedenle hakem onu diskalifiye etti.Dies führte dazu, dass er disqualifiziert wurde.
Dışkı kendisi de genel olarak normal renklidir.Es ist etwas grober als normales Papier.
Üçüncü diskte, albümde bulunmayan dört şarkı yer almaktadır.Die Single enthält drei exklusive Lieder, die nicht auf dem Album zu hören sind.
Görüntü, körfezin büyük bir güneş diskiyle birleştiği ufka doğru açılmaktadır.Sie bildet zusammen mit der Pflasterung des Platzes eine riesige Sonnenuhr.
2006'daki versiyon bu kez 2 DVD diski içeriyordu.2006 veröffentlichte die Band eine Doppel-DVD.
Topluluk, disko tarzında performanslar sergilemekteydi.Kurzzeitig wurden Teile als Disco genutzt.
Proxima'nın kütleçekim etkisi, Alpha Centauri ilkel gezegen diskleri ile karıştırılmış olabilir.Zusätzlich hätte der Einfluss der Schwerkraft die protoplanetare Scheibe Alpha Centauris aufgerührt.
Senin diskin çizik.Ton disque est rayé.
Diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha çok seviyor.Danser en boîte lui plaît mieux que de skier.
Eğer diskriminant negatif ise, Ea bir hiperbol olur.Si le discriminant est négatif, Ea est une hyperbole.
Bu diskte film 1080i resim kalitesinde gösterilmektedir.Ce disque montre le film en résolution 1080i.
Diskriminant kavramı polinomların incelenmesinden daha başka matematik alanlarda da kullanılmaktadır.Le discriminant est utilisé dans d'autres domaines que celui de l'étude des polynômes.
Girls' Generation diskografisiArticle détaillé : Discographie de Girls' Generation.
İlk sezonunda 26 kez diskalifiye olan oyuncu, halen bu alanda NBA tarihinin rekorunu elinde bulundurmaktadır.Les 26 disqualifications qu'il a obtenu lors de cette première saison demeure toujours un record NBA.
Riemann yüzeyini düşünün; açık birim disk bu nedenle karmaşık düzlemlerden farklıdır.Considérée comme une surface de Riemann, le disque unité ouvert est donc différent du plan complexe.
Yasak bir API çağırmak, uygulamanın Windows Mağazasında görünmesini diskalifiye eder.L'appel d'une API interdite exclut l'apparition de l'application sur le Windows Store.
(Diskotür-1976) Nereye Kadar / Hatırlar Mısın?1976 - Pianofortissimamente (Dischi Ricordi).
Fakat polinomun diskriminantı kavramı yine de kullanışlıdır.Le discriminant d'un polynôme garde néanmoins une utilité.
Sonraki iki milyar yıl sırasında, biriken madde galaktik disk içine yerleşmiştir.Durant les deux milliards d'années suivantes, la matière accumulée s'installe dans le disque galactique.
Galaksi, üstel bir diske ve 0.70 ± 0.07'lik bir eliptikliğe sahipti.La galaxie était bien corrélée à un disque exponentiel d'une ellipticité de 0,70 ± 0,07.
12 Kasım 2007 günü dizi a region-free Blu-ray disk (BBCBD0011) olarak piyasaya çıktı.La série est sorti en Blu-ray sans région (BBCBD0011) le 12 novembre 2007.
Disketlerin sağ tarafındaki delik (kayıt koruma penceresi) üzerinde bir kapak bulunmaktadır.À droite, le diable porte une main sur l'un des plateaux de la balance.
Yakında beş gezegen içeren bir sistem olan 55 Cancri'nin bir enkaz diskine sahip olduğu bildirildi.55 Cancri possède un système planétaire avec quatre planètes confirmées.
2003'te iki disklik Speakerboxxx/The Love Below albümünü yayınladılar.En septembre 2003 OutKast sort son premier double album Speakerboxxx/The Love Below.
Ana madde: The Black Eyed Peas diskografisiArticle détaillé : Discographie des Black Eyed Peas.
(22 Nisan tarihinde Romanya diskalifiye edilmiştir.)(Dans les documents chinois cet affrontement a eu lieu le 22 avril.)
Super Show-Down'da Triple H, The Undertaker'ı diskalifiyesiz maçta yenmişti.Á Super Show-Down, Triple H bat The Undertaker dans un No Disqualification match.
DSQ = Diskalifiye edildi.Dsq.= Disqualifié.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.De plus, l'orbite de 2004 XR190 est relativement circulaire, ce qui est inhabituel pour un objet épars.
Dışkıları olağanüstü kurudur.Les dettes sont exorbitantes.
Londra'da bir diskoda yazmıştım.J'ai reçu ce matin un télégramme de Londres.
Eğer sabit disk belirlenmiş aygıttan kaldırılır ve başka birine bağlanırsa, çözme işlemi başarısız olur.Si le disque dur est éjecté de l’appareil et placé dans un autre, le processus de déchiffrement échouera.
İngilizce Digital Versatile Disc ('Çok Amaçlı Sayısal Disk') sözcüklerinin akronimidir.La dénomination officielle est « Digital Versatile Disc » (« disque numérique polyvalent »).
Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.Les prisonniers refusent de se laver et étalent leurs excréments sur les murs de leur cellule.
Amerikalı Stand-Up komedyeni Bill Hicks'in diskografisi yer almaktadır.Cet album est dédicacé au comédien américain Bill Hicks.
Discogs'ta Shirley Bassey diskografisi IMDb'de Shirley BasseyArticle détaillé : Discographie de Shirley Bassey.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.Le milieu interplanétaire héberge au moins deux régions de poussières cosmiques en forme de disque.
Ana madde: John Frusciante diskografisi IMDb'de John Frusciante Resmî siteArticle détaillé : Discographie de John Frusciante.
DSQ: Yarıştan diskalifiye edildi.DSQ : disqualifiée.
Kalın bağırsak zarar görmüş veya yangılıysa su emilmesi engellenir ve sulu dışkı meydana gelir.L'amphithéâtre, bien qu'en plein-air, dispose d'un toit et est chauffé.
İkinci oturuşta ise diskalifiye olur.Pour la Division 1, il faudra patienter.
Madreporit büyüktür ve diskin kenarında bulunur.La madréporite est grande et près du bord du disque.
DİSK, genel grev ilan etti.L’UGTT déclenche une grève générale.
Merkezi disk hafifçe şişkindir ve kollardan daha yukarıda durur.Le disque est légèrement gonflé et est élevé au-dessus de la base des bras.
Her diskriminantın her iki tanımı da birbiriyle çok yakın olarak bağlıdırlar.Ils ne tardent pas à comprendre que les deux crimes sont étroitement liés.
Reigns, diskalifiye ile kazanmış oldu.Plus tard, Reigns gagne le match par disqualification.
Sektörler diskinizdeki en küçük fiziksel depolama ünitesidir.Le secteur est la plus petite unité physique de stockage sur un support de donnée.
Discogs'ta Hector Zazou diskografisiD’Hérelle commercialise sa découverte.
Yarış sonrasında diskalifiye edilmiştir.Après la course il fut démantelé.
"Go West", Amerikalı disko grubu Village People'ın bir şarkısı.Go West est un album des Village People.
Bir disko versiyonu olan bu versiyon 1970'lerde büyük bir başarıya imza atmıştır.Une version disco de cette chanson fut également un succès dans les années 1970.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 (15874) 1996 TL66 est un objet transneptunien découvert en 1996.
Gülle ve disk attı.Il rejette de souche et drageonne.
Transfer edilen kütle yüksek açısal momentumlu olup, yoğun yıldızı çevreleyen disk civarında toplanır.Supposons le corps en mouvement circulaire et uniforme autour de l'astre.
Toplam üç diskten oluşur.Elle est composée de trois disques.
Elbette her disk bölünebilir.De plus chaque couche peut être distribuable.