Mezara yattığında ise ölmez, yeniden dirilmek için gün sayıp dinlenir.Death will single him out and on the Day of Resurrection, he will stand up all alone!"
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.They kept this saying to themselves, questioning what the "rising from the dead" meant.
Ama inkarcılar, dirilmekten şüphededirler, bunu eğlenceye alırlar.Yet they are lost in doubt and play.
"Bu size vadedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!"How far-fetched what you are promised;
Mesih'le birlikte ölmek ve dirilmek, ölümün üstesinden gelmek ve yeni bir yaşama girmektir.To die and be resurrected with Christ is to overcome death and enter into a new life.
Öldükten sonra dirilmek haktır.Jedoch kehrte er nach dessen Tod zurück.
Öldükten sonra dirilmek haktır.¡Lo que ha perecido resucitará!
Tur bitmeden ölen oyuncular, dirilmek için turun bitmesini beklemek zorundadır.Cuando un jugador muera, deberá esperar a que acabe la ronda para revivir.
Öldükten sonra dirilmek haktır.Ему даровано всезнание, потому как после смерти он перерождается.
Öldükten sonra dirilmek haktır.والوفاة : اسم للموت ، لأنه يكون عند استيفاء العمر .
Mezara yattığında ise ölmez, yeniden dirilmek için gün sayıp dinlenir.退任日に付した(願)は依願退官、(亡)は死亡、(定)は定年退官。
Öldükten sonra dirilmek haktır.何度殺害されても甦る。
Öldükten sonra dirilmek haktır.復從現在世至過去世時。
Mezara yattığında ise ölmez, yeniden dirilmek için gün sayıp dinlenir.若不得早服之,临死日服之,其尸毕天地不朽。
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A držali to slovo u seba dopytujúc sa medzi sebou, čo je to vstať z mŕtvych.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A tak oni zatrzymali tę rzecz u siebie, pytając się między sobą, co by to było zmartwychwstać.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ed essi tennero per sé la cosa, domandandosi però che cosa volesse dire risuscitare dai morti
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.E eles guardaram o caso em segredo, indagando entre si o que seria o ressurgir dentre os mortos.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ei au păstrat în ei lucrul acesta, şi se întrebau între ei ce să însemne învierea aceea dintre cei morţi,
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.És ezt a szót megtarták magukban, tudakozván egymás között, mit tesz a halálból feltámadni?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ils retinrent cette parole, se demandant entre eux ce que c`est que ressusciter des morts.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.In to besedo so ohranili, in vpraševali so med seboj, kaj bi to bilo: vstati iz mrtvih?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.I zachovali tu věc u sebe, tížíce mezi sebou, co by to bylo z mrtvých vstáti?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ja he pitivät mielessään sen sanan ja tutkistelivat keskenään, mitä kuolleista nouseminen oli.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.저희가 이 말씀을 마음에 두며 서로 문의하되 죽은 자 가운데서 살아나는 것이 무엇일까 하고
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de fastholdt dette Ord hos sig selv og spurgte hverandre, hvad det er at opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de holdt fast ved det ord, og de talte sig imellem om hvad det er å opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy , môn_đồ ghi_nhớ lời ấy , và hỏi nhau sự từ kẻ chết_sống lại là gì .
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy, môn đồ ghi nhớ lời ấy, và hỏi nhau sự từ kẻ chết sống lại là gì.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Y ellos guardaron la palabra entre sí, discutiendo qué significaría aquello de resucitar de entre los muertos
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Και εφυλαξαν τον λογον εν εαυτοις, συζητουντες προς αλληλους τι ειναι το να αναστηθη εκ νεκρων.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И они удержали это слово, спрашивая друг друга, что значит: воскреснуть из мертвых.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И те пазеха тая поръчка, като разискваха помежду си що значи да възкръсне от мъртвите.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.І задержали вони се слово в себе, перепитуючись, що се єсть: із мертвих воскреснути.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.וישמרו את הדבר בלבבם וידרשו לדעת מה היא התקומה מן המתים׃
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.فحفظوا الكلمة لانفسهم يتساءلون ما هو القيام من الاموات.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門 徒 將 這 話 存 記 在 心 、 彼 此 議 論 從 死 裡 復 活 是 甚 麼 意 思
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門徒 將這話 存記 在心 、 彼此 議論從 死 裡 復活 是 甚 麼意思