Diplomatik ilişkiler 1992'de gerçekleşmiştir.Diplomatische Beziehungen wurden im Jahr 1992 aufgenommen.
Ülkesinin bağımsızlığını kazanması sonrasında kendisine birçok kez diplomatik görevler verilmiştir.Aufgrund seiner hohen Stellung wurde er mehrmals mit diplomatischen Aufgaben betraut.
Feridun Cemal Erkin ( 1899, İstanbul - 21 Haziran 1980), Türk diplomat ve siyasetçi.Feridun Cemal Erkin (* 1899 in Istanbul; † 21. Juni 1980) war ein türkischer Diplomat und Politiker.
Tarihçi, yazar ve diplomat.Historiker, Schriftsteller und Diplomat.
Ayşe Sezgin, (23 Ocak 1958, Ankara), Türk diplomat.Ayşe Sezgin (* 23. Januar 1958 in Ankara) ist eine türkische Diplomatin.
Paris'te Türk diplomatlara karşı yapılan üçüncü saldırıdır.Das war der dritte Asala-Anschlag in Paris auf türkische Staatsbürger.
Babası bir diplomattır ve çok zengindir.Sein Vater besitzt eine Firma und ist sehr reich.
Çatışma, Moskova'daki Japonya büyükelçisinin barış istemesi üzerine 10 Ağustosta diplomatik olarak çözüldü.Am 11. August endete der Konflikt, nachdem der japanische Botschafter um Frieden gebeten hatte.
Diplomatik temaslar sonucu geri alındılar.Es kam wieder zu diplomatischen Verwicklungen.
Abgar ilk Ermeni kadın diplomat ve muhtemelen diplomatik görevlere tayin edilmiş ilk kadındır.Sie war die erste armenische Diplomatin und wohl auch eine der ersten Diplomatinnen überhaupt.
James Franklin Jeffrey, Amerikalı diplomat ve ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi.Dabei stützt er sich auf James Franklin Jeffrey, den ehemaligen US-Botschafter in Ankara.
Büyükelçi Christopher Stevens dâhil olmak üzere ABD diplomatik personelinden en az dört kişi öldü.Zu den vier Todesopfern gehört der Botschafter der Vereinigten Staaten J. Christopher Stevens.
Çeşitli diplomatik görevlerde bulunmuştur.Er übernahm verschiedene diplomatische Aufgaben.
İki ülkenin 11 Mart 1992'den bu yana resmi diplomatik ilişkileri var.Seit dem 11. Februar 1992 existieren diplomatische Beziehungen.
İsviçre Tahran'da 1919 yılında konsolosluk açmış, 1936'da bu diplomatik misyonu büyükelçiliğe yükseltilmiş.1919 eröffnete die Schweiz in Teheran ein Konsulat, das 1936 in eine Gesandtschaft aufgewertet wurde.
1 Kasım 1939 , Avignon) Fransız politikacı, diplomat ve doktor.Bernard Kouchner (* 1. November 1939 in Avignon) ist ein französischer Politiker und Arzt.
Beneš yetenekli bir diplomat olarak biliniyordu.Barthold war ein geschickter Diplomat.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Am Tag darauf kappte Malaysia alle diplomatischen Beziehungen zu Indonesien.
Daha sonra Şili için diplomatik alanda çalışmıştır.Später arbeitete sie im diplomatischen Dienst Chiles.
Miguel Ángel Moratinos Cuyaubé (doğum: 8 Haziran 1951, Madrid) İspanyol diplomat ve politikacı.Miguel Ángel Moratinos Cuyaubé (* 8. Juni 1951 in Madrid) ist ein spanischer Diplomat, Jurist und Politiker.
1971 - Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Avusturyalı diplomat Kurt Waldheim seçildi.1971: Der Österreicher Kurt Waldheim wird zum UN-Generalsekretär gewählt.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.Ägypten erkannte im Gegenzug den Staat Israel diplomatisch an.
Burma, İsrail'i tanıyan ilk Asya ülkesi olup diplomatik ilişkileri devam etmektedir.Liberia gehörte auch zu den ersten Staaten Afrikas, die diplomatische Beziehungen zu Israel unterhielten.
Cicero onu diplomatik yeteneğinden saygı ile söz eder.Cicero gab ein schmeichlerisches Lob über Caesars rhetorische Fähigkeiten ab.
Dışişleri bakanlığında diplomat olarak görev yaptı.Anschließend war er beim Außenministerium als Diplomat beschäftigt.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.Am 7. März 1989 brach der Iran seine diplomatischen Beziehungen zu Großbritannien ab.
Çeşitli yabancı ülkede diplomatik görevlerde bulunmuştur.Georgien hatte bereits verschiedene ausländische Nationaltrainer.
Londra ve Roma gibi şehirlerde çeşitli diplomatik görevlerde bulundu.Er führte auch zahlreiche Missionen nach London und Rom.
Bizim Diplomatlar.Die Diplomaten.
Hükümet adına bazı diplomatik ve askeri görevler aldı.Er übernahm wichtige politische und militärische Aufgaben in der Reichsregierung.
1948) Faslı diplomat ve siyasetçi.1938), einen ehemaliger sierra-leonischen Politiker und Diplomaten.
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.Barbados und Portugal unterhalten direkte diplomatische Beziehungen.
Monako'nun İsrail ile tam diplomatik ilişkileri bulunmaktadır.Honduras unterhält diplomatische Beziehungen zu Taiwan.
Bu kararı takiben, her iki ülke arasında yeniden diplomatik ilişkiler kurulmuştur.Nach dem Krieg mussten die diplomatischen Beziehungen zwischen den Ländern wieder neu geordnet werden.
Kardeşi Bülend Uşaklıgil de kendisi gibi diplomat olmuştur.Gerne wäre Schwerin wie sein Vater Diplomat geworden.
Çalışanlarının çoğu yurt dışı elçiliklerde diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.Im Ausland arbeitet es eng mit den diplomatischen Vertretungen seines Landes zusammen.
Ardından diplomatik bir görevle Caracas'a gitti.Danach lehnte er eine diplomatische Mission nach Kolumbien ab.
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Er galt als politisch und diplomatisch sehr geschickt.
İki ülke 1970 yılında resmen diplomatik ilişkiler kurdu.Die Länder unterhalten mindestens seit 1926 direkte diplomatische Beziehungen.
İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, daha çok diplomatik etkinliklere ağırlık verdi.Beschwerden beim Bundesverfassungsgericht haben dabei die praktisch weitaus größere Bedeutung erlangt.
Bu olay Avustralya, Norveç ve Singapur'da bir takım diplomatik krize yol açmıştır.Dies führte zu einer heftigen diplomatischen Auseinandersetzung zwischen Norwegen und Australien.
İki yıl sonra Cromwell tarafından İsviçre'ye diplomatik görevle atanmıştır.Über zwei Dekaden war er im schweizerischen diplomatischen Dienst.
13 Ocak 1994, Paris) Fransız diplomat.13. November 1999 in Paris) war eine französische Ethnologin.
Fransa'nın Berlin Başkonsolosluğu Fransa’nın Almanya’da bulunan diplomatik temsilciliğidir.Die Französische Botschaft in Deutschland ist die diplomatische Vertretung Frankreichs in Berlin.
Bu arada sosyal, siyasî ve diplomatik kuruluş ve faaliyetlere de katılmaya başladı.Zudem kamen ihnen militärische, religiöse und soziale Funktionen zu.
Tom'un babası diplomattı.Le père de Tom était diplomate.
Diplomatça hareket edersen bunu başarabilirsin.Tu pourras y parvenir en agissant avec diplomatie.
Boğaz´ın Diplomatlar Köyünün Hikayesi.Boğaz´ın Diplomatlar Köyünün Hikayesi.
1946 yılı boyunca, Türk ve Amerikalı diplomatlar konuyla ilgili sık sık görüşmeler yaptı.Tout au long de l'année 1946, les diplomates américains et turcs discutent souvent de la question.
Grup, Diplomatic Immunity adlı ilk albümünü Mart 2003'te yayınladı.Ils publient leur premier album, Diplomatic Immunity en 2003.
10 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri ve Vatikan tam diplomatik ilişki kurdular.10 janvier : les États-Unis et le Vatican restaurent des relations diplomatiques complètes.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.La résolution invite les États membres à retirer leur mission diplomatique de la ville.
1974 yılında Avusturya'nın diplomatik hizmetine girdi.En 1974, il entra au service diplomatique autrichien.
Bu büyük bir diplomatik başarıydı.C’est un beau succès diplomatique.
Andreya Sylvester Masiye (1922– ), diplomat ve romancı.Andreya Sylvester Masiye (1922-), diplomate et romancier.
Viyana Dükü Vincentino önemli bir diplomatik görev dolayısıyla şehirden ayrılacağını bildirir.Vincentio, duc de Vienne, fait savoir qu'il a l'intention de quitter la ville pour une mission diplomatique.
Ide Oumarou (1937–2002), politikacı, diplomat ve yazar.Idé Oumarou (1937-2002), homme politique, diplomate et écrivain.
Babası Birleşmiş Milletler'de bir diplomatdı.Son père est diplomate à l’ONU.
Ailesi uzun süre İran hükümetinin diplomatik işlerine dahil olmuştu.Sa famille est liée depuis longtemps au gouvernement et à la diplomatie de l'Iran.
Marie-Christine Koundja (1957– ), romancı ve diplomat.Marie-Christine Koundja (1957-), romancière et diplomate.