Ana içeriğe geç
Sözlük

dio ile cümle

dio kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bobo- DioulassoCity in Burkina FasoBobo- DioulassoCity name (optional, probably does not need a translation)
Bobo- DioulassoCity in Burkina FasoBobo- DioulassoCity name (optional, probably does not need a translation)
Bobo- DioulassoCity in Burkina FasoCity in Burkina Faso
Bobo- DioulassoCity in Burkina FasoΜπόντο- ΝτιουλάσοCity name (optional, probably does not need a translation)
Bobo- DioulassoCity in Burkina FasoБобо- ДиуласоCity name (optional, probably does not need a translation)
Bobo- DioulassoCity in Burkina FasoБобо- ДюлассоCity in Burkina Faso
Bobo- DioulassoCity in Burkina Fasoبوبو ديولاسوCity in Burkina Faso
Bobo- DioulassoCity in Burkina Fasoボボ・デュラッソCity name (optional, probably does not need a translation)
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.De a innebär i själva verket a människornas exponering för svaveldioxid minskat, men inte de totala utsläppen.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Derfor er folks eksponering for svovldioxid i realiteten reduceret, men ikke de samlede udslip.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Tehát, gyakorlatilag az emberek kén-dioxidnak kite. sége csökkent, az összkibocsátással szemben.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavenie ľudí oxidu síričitému sa teda znížilo, jeho celkové emisie však nie.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavení obyvatelstva působení oxidu siřičitého se tedy snížilo, nesnížily se však jeho celkové emise.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Следователно хората са по­малко изложени на серен двуокис, но емисиите като цяло не са се намалили.
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey. Dio... Diophantus.Diofantos eller Diafantos jag vet inte hur man uttalar det
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diofanto o Diafanto non so come si pronuncia
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diofanto ou Diahphantus ou eu não sei como pronunciá-lo Dio ...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diofantos lub Diahphantus, dokładnie nie wiem jak to się poprawnie wymawia. Dio...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus alebo Diaphantus, - neviem ako sa to vyslovuje - Dio...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus. Diophantus ... v českém přepisu Diofantos a tomu se říká "otec algebry"
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus hay Diaphantus hoặc tôi không biết làm thế nào để phát âm nó. Dio...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus of Diaphantus of ik weet niet hoe ik het uit moet spreken
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Diophantus or Diahphantus. Oder ich weiss nicht, wie man das ausspricht. Dio ...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.És az úriember neve Diophantus vagy Diaphantus, nem tudom, hogyan kell kiejteni.
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Et il était un gentilhomme du nom de Diophante ou Diahphantus je ne sais, comment le prononcer.
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.디오판투스 혹은 디아판투스라고 합니다 정확한 발음이 무엇인지...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Y este era un caballero llamado Diofante o Diofantus
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Διόφαντος ή Διοφάντης δεν γνωρίζω τον τρόπο προφοράς ΔΙΟ...
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.Діофанатабо Діафоанат точно не знаю.
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.אז אלכסנדריה היא כאן. והוא היה איש ששמו היה
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.ديوفانتوس أو ديافانتوس قد اكون أنطقها بشكل خاطىء
Bu adamın adı Diophantus veya Diaphantus veya telaffuz edemediğim bir şey.どのように発音するのでしょう? ディオファントス。
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Così te arterie blu provenienti dai polmoni vanno anche a rilasciare anidride carbonica negli alveoli.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Então, estas artérias azuis que vêm dos pulmões irão liberar o dióxido de carbono dentro dos alvéolos.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Jadi ini arteri biru yang datang dari paru-paru juga akan untuk melepaskan karbon dioksida ke dalam alveoli.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.그러므로 이 폐로 오는 파란 동맥은 폐포에서 산소를 받는 동시에 폐포로 이산화탄소를 보냅니다.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Te niebieskie tętnice prowadzące krew z serca do płuc muszą uwolnić dwutlenek węgla w pęcherzykach płucnych.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Tieto modré artérie, ktoré vedú z pľúc, budú vypúšťať oxid uhličitý do alveol.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Tyto modré tepny vedoucí od srdce (pozn. chybně řečeno plic) vylučují oxid uhličitý do plicních sklípků.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.И така тези сини артерии, които идват от белите дробове, също така ще Отделят въглероден диоксид в алвеолите.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Отже, ці сині артерії, що йдуть від легень, також виділятимуть вуглекислий газ у альвеоли.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.העורקים הקטנטנים הכחולים האלה שבאים מהלב משחררים פחמן-דו-חמצני לתןך הנאדיות. ומכאן הם ינָשפו החוצה.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.الشرايين الزرقاء القادمة من الرئتين تقوم بطرد ثاني اكسيد الكربون للحويصلات الهوائية في الرئتين
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Aceasta este o Dionaea, - "Venus Flytrap" - vânând melci.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.C'est un dionaea, une dionée attrape-mouche qui chasse des escargots.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Das ist eine Dionaea, eine Venus Fliegenfalle, die Schnecken jagt.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Đây là một cây ăn thịt Dionaea săn lùng ốc sên.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.이것은 Deonar에서 촬영된 달팽이를 사냥하는 파리지옥입니다.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Dit is een Dionaea, een venusvliegenval die op slakken jaagt.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Esta es una "dionaea", una Venus atrapamoscas, cazando caracoles.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Esta é uma Dioneia, uma Vénus mosqueira a caçar caracóis.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Ez egy Dionaea, egy Vénusz légycsapója, amint éppen csigára vadászik.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Ini adalah Dionaea, perangkap lalat Venus sedang berburu siput.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor. Salyangoz için üzücü bir durum.Tämä on Dionaea, Venus-käsrpäsloukku saalistamassa etanaa -- pahoittelen etanan puolesta.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Si tratta della Dionea, la Venere Carnivora, che cattura una lumaca.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Tohle je mucholapka lovící hlemýždě.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.To jest Deonar, muchołówka polująca na ślimaki.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Toto je mucholapka chytajúca slimáky.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Αυτό είναι μια Διωναία, μια "μυγοπαγίδα της Αφροδίτης" που κυνηγά σαλιγκάρια.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor.Това е една дионея, капан за мухи която лови охлюви.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod