Dinliyor muydun?Were you listening?
Sen gizlice dinliyordun.You were eavesdropping.
Biz radyo dinliyoruz.We are listening to the radio.
Tom bile dinliyor.Even Tom is listening.
Çocuklar öğretmeni dinliyorlardı.The children were listening to the teacher.
Klasik müzik dinliyorduk.We were listening to classical music.
Tom dikkatle dinliyor.Tom is listening intently.
Tom şimdi dinliyor.Tom is listening now.
Tom hâlâ dinliyor.Tom is still listening.
O bir deniz kabuğunda denizi dinliyordu.She was listening to the sea in a sea shell.
Radyo dinliyor musun?Are you listening to the radio?
Dün radyo dinliyor muydun?Were you listening to the radio yesterday?
Tom pencerenin önünde duruyordu, Mary ve John'ın konuşmasını dinliyordu.Tom was standing outside the window, listening to Mary and John talking.
Ben müzik dinliyorum, ya sen?I'm listening to music, and you?
Biz müzik dinliyoruz, ya sen?We're listening to music, and you?
Bu sabah senin CD'ni dinliyorum.I am listening to your CD this morning.
Tom yarı kapalı gözleriyle dinliyordu.Tom was listening with his eyes half closed.
Sen bile beni dinliyor musun?Are you even listening to me?
Tom ofisinde radyo dinliyor.Tom is in his office listening to the radio.
Tom dikkatle dinliyordu.Tom was listening intently.
Tom ve Mary dinliyorlar.Tom and Mary are listening.
Onlar dinliyor olabilir.They could be listening.
Dinliyor musun, Tom?Are you listening, Tom?
Tom Mary'yi dinliyor.Tom listens to Mary.
Jordan "Evet, dinliyordum." diye yanıtladı."Yes, I was listening," replied Jordan.
Ben İspanyol radyosunu dinliyorum.I listen to the Spanish radio.
Dün gerçekten güzel bir şarkı dinliyordum.I was listening to a really beautiful song yesterday.
Ben burada Brezilya'da dinliyorum.I'm listening here in Brazil.
Dikkatle dinliyor musun?Are you listening closely?
Kelt müziği dinliyorum.I'm listening to Celtic music.
Tom Mary'ye bakmıyordu ama onun söylediği her şeyi dinliyordu.Tom wasn't looking at Mary, but he was listening to everything she was saying.
Tom'un söylediğini dinliyor musun?Have you been listening to what Tom is saying?
İPod'umu dinliyordum, bu yüzden yangın alarmını duymadım.I was listening to my iPod, so I didn't hear the fire alarm.
Millie müzik dinliyor.Millie is listening to music.
Kalp atışını dinliyorum.I'm listening to your heartbeat.
Kalp atışınızı dinliyorum.I'm listening to your heartbeat.
O, radyodaki haberleri dinliyor.He is listening to the news on the radio.
Bu şarkıyı bu sabahtan beri aralıksız dinliyorum.I've been listening to this song on repeat since this morning.
Bu şarkıyı bu sabahtan beri sürekli dinliyorum.I've been listening to this song non-stop since this morning.
Neden Tom'u dinliyorsun?Why do you listen to Tom?
Tom radyo dinliyor.Tom is listening to the radio.
Emily müzik dinliyordu.Emily was listening to music.
Her zaman müzik dinliyorum; onsuz yaşayamam.I'm always listening to music; I can't live without it.
Ben bu şarkıyı dinliyorum.I'm listening to this song.
Ne dinliyorsun?What're you listening to?
Hey, ne dinliyorsun?Hey, what're you listening to?
Aimee şimdi müzik dinliyor.Aimee is listening to music now.
Daha iyi bir fikri olan varsa dinliyorum.If anyone has a better idea, I'd like to hear it.
Tom muhtemelen şu anda bizi dinliyor.Tom is probably listening to us right now.
O, odasında müzik dinliyor.He is listening to music in his room.
Neden hâlâ bunu dinliyorum?Why do I still listen to this?
Tom belli ki bir süredir dinliyor.Tom has obviously been listening for a while.
Onlar can kulağı ile dinliyor.They are all ears.
Biz neden Tom'u dinliyoruz?Why are we listening to Tom?
Sanırım bazı çok kötü tavsiyeleri dinliyorsun.I think you've been listening to some very bad advice.
Sanırım yanlış insanları dinliyorsun.I think you've been listening to the wrong people.
Birisi dinliyor.Somebody's listening.
Herkes seni dinliyor.Everybody listens to you.
Söylediklerimi dinliyor musun?Have you been listening to what I've been saying?
Tom, iPod'unu dinliyor.Tom is listening to his iPod.