Sen benim dediğimi hiç dinlemiyorsun.You never listen to what I say.
Tom annesini dinlemeyecektir.Tom won't listen to his mother.
Tom'u dinlemeliydik.We should've listened to Tom.
İyi dinlenmiş görünüyorsun.You look well rested.
Şimdi hepimiz dinlenebiliriz.Now we can all relax.
Ben dikkatle dinledim.I listened carefully.
Polis bir dinleme cihazını suçlunun arabasına sakladı.The police hid a listening device in the criminal's car.
İyi dinlenmeler!Have a good rest!
Bir bitkinin gölgesinde dinlendim.I rested in the shade of a plant.
Bir hikaye dinlemek isterim.I'd like to hear a story.
Ben hâlâ dinleniyorum.I'm still relaxing.
Sen hiç dinlemiyorsun.You never listen.
Ben iyi dinlenmişim.I'm well rested.
Tembellik, yorulmadan önce dinlenme alışkanlığından başka bir şey değildir.Laziness is nothing more than the habit of resting before you get tired.
Sen bile dinlemiyordun, değil mi?You weren't even listening, were you?
Sessizce onu dinledi.He listened to her in silence.
Tom Mary'yi dikkatle dinledi.Tom paid very close attention to Mary.
Benim dinim diğer dinlerden daha iyidir.My religion is better than other religions.
Iyi dinlendin mi?Did you have a good rest?
Kuşların cıvıldamasını dinleyin.Listen to the birds chirp.
Kuşların sesini dinleyin.Listen to the birds sing.
Kuşların ötüşünü dinleyin.Listen to the birds sing.
Kuşların cıvıltılarını dinleyin.Listen to the birds sing.
Gençken birçok punk rock dinlerdim.When I was younger, I used to listen to a lot of punk rock.
Ben büyük bir ağacın altında dinlendim.Please take a look at this.
Herkes şarkı dinler ve heyecanlanır.Everyone listens to the song and gets excited.
Onun hepsini dinledikten sonra, o ağladı.Upon hearing it all, he cried.
Şimdi müzik dinlemiyorum.I'm not listening to music now.
Dikkatle dinledim.I listened intently.
Keşke annemin tavsiyesini dinleseydim ve bir avukat olsaydım.I wish I’d listened to my mother’s advice and become a lawyer.
Bunu sadece bir kez söyleyeceğim, bu yüzden dikkatlice dinle.I will only say it once, so listen carefully.
Bunu sadece bir kez söyleyeceğim, bu yüzden dikkatle dinle.I will only say this once, so listen carefully.
Tom günlük işlerini yapana kadar dinlenmezdi.Tom wouldn't rest until he did his daily chores.
Korkunç bir hikaye dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a scary story?
Dili okuyabiliyorum ama onu hiç dinlemedim.I can read the language, but I've never heard it.
Şunu dinle.Listen to that.
Dinlenmek en iyisidir.It is best to rest.
Söylemek zorunda olduğum şeyi dinlemek istemediler.They didn't want to listen to what I had to say.
Onun söylemek zorunda olduğu şeyleri dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what he had to say.
Tom ve Mary'nin tartışmasını dinlemek istemedim.I didn't want to listen to Tom and Mary arguing.
Tom'un söylediği şeyi dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what Tom was saying.
Tom'un söylemek zorunda olduğu şeyi dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what Tom had to say.
Her gün radyo dinler misin?Do you listen to the radio every day?
Tom gerçekten birinin dinlediğini düşünüyor mu?Does Tom really think anyone is listening?
Tom'un şarkı söylemesini dinlemek istemedim.I didn't want to listen to Tom singing.
Tom söylenenleri dikkatle dinledi.Tom paid close attention to what was being said.
Fikrimi dinlemek ister misin?Would you like to hear my opinion?
Biraz daha dinlemek ister misiniz?Would you like to hear some more?
Benim teorimi dinlemek ister misin?Would you like to hear my theory?
Bir fıkra dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a joke?
Çek git! Seni artık dinlemeyeceğim.Go away! I won't listen to you any longer.
Çek git! Seni bir daha dinlemek istemiyorum.Go away! I don't want to hear you again.
Onu dinlemiyordu.He wasn't listening to her.
Ders çalışırken müzik dinler misin?Do you listen to music while you're studying?
Siz araba kullanırken müzik dinler misiniz?Do you listen to music while you drive?
Araba kullanırken müzik dinler misin?Do you listen to music while driving?
Bir süre dinlenmelisin.You need to rest for a moment.
Sen gerçekten dinlenmelisin.You really should rest.
Radyoyu dinlerken yemek yiyorum.I eat while listening to the radio.
Leyla, Sami'nin çağrılarını dinlemedi.Layla didn't hear Sami's calls.