"Sanatta dinamizmi kadınlar yaratıyor: Beral Madra"."Sanatta dinamizmi kadınlar yaratıyor: Beral Madra".
Bu dinamizm de resimde tasvir edilmelidir. "In fact, this definition could also be applied to images”.
Turuncu; gençliğin ve dinamizmin ifadesidir.One of its strengths is its youth and vitality.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.So I'm going to show you a movie where you're going to see that kind of dynamic.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.You can feel the dynamism of this living, breathing community.
Romanya'daki yaratıcı dinamizm eksikliği, ülkenin önemli ulusal icat geçmişine rağmen göze çarpıyor.That lack of creative dynamism in Romania comes despite a remarkable national history of innovation.
18. yüzyıl İtalya'sındaki entelektüel dinamizm, türler yelpazesinde dikkate değerdi.The intellectual dynamism in 18th century Italy was considerable, across the gamut of genres.
Turuncu; gençliğin ve dinamizmin ifadesidir.Semn de tinerețe, de vitalitate.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Átélheted ennek a nyüzsgő, lélegző közösségnek a dinamizmusát.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Bạn có thể cảm nhận được sự sôi động của một công đồng đang sống và thở.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Du kan känna dynamiken av det här levande samhället.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Je voelt de dynamiek van deze levende, ademende gemeenschap.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.이렇듯 그 지역 생활의 활력과 생동감을 느낄 수 있을 겁니다.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Man kann die Dynamik dieser belebten und pulsierenden Gemeinschaft spüren.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Pode sentir o dinamismo desta comunidade de carne e osso.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Potete sentire il dinamismo della vita, la comunità che respira.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Poţi simţi dinamismul a acestei comunităţi care trăieşte şi respiră.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Pozwalają poczuć siłę tętniącej życiem społeczności.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Se puede sentir el dinamismo de esta comunidad que vive y respira.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Vous pouvez sentir le dynamisme de cette communauté qui vit et qui respire.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Μπορείς να νιώσεις αυτό το δυναμισμό της ζωντανής, ενεργούς κοινότητας.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Загалом можна відчути динамізм цієї живої спільноти.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Можете да усетите динамиката на тази жива, пулсираща общност.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Можете почувствовать динамику этого живого, дышащего общества.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.אפשר לחוש את הדינמיקה של הקהילה החיה ונושמת הזו
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.يمكن أن تحس بحركية هذا المجتمع الحي المتنفس.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.エネルギーが感じられるでしょう YouTube上にも 独自の ニュースサイトを展開しており
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Então vou mostrar-vos um filme onde vão ver esse tipo de dinâmica.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Ich werde nun einen Film zeigen, in dem Sie diesen Vorgang sehen.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Ik ga jullie een film tonen waar dit dynamisch wordt voorgesteld.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.제가 여러분이 동력의 일종을 보게될 동영상을 보여드리겠습니다
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Pokażę wam film, który to ilustruje.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Vi mostrerò un filmato dove vedrete questo tipo di dinamica.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Vì thế tôi sẽ cho các bạn xem một đoạn phim về sự vận động đó.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Οπότε πρόκειται να σας δείξω μία ταινία όπου θα δείτε μία τέτοια δυναμική.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Я вам зараз покажу запис, на якому видно цей процес.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Я хочу показать вам ролик, в котором вы увидите пример таких изменений.
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.אנו כותבים את הקוד ומשכפלים אותו,
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.سوف اعرض عليكم فيديو يُمكنكم من رؤية تلك الديناميكية
Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.こういった実験は 私たちが自作した
Diğerlerine yayılacak ve diğerlei yok olacak. Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Am să vă arăt un film în care veți vedea o astfel de dinamică.
Diğerlerine yayılacak ve diğerlei yok olacak. Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Donc je vais vous montrer un film où vous allez voir ce genre de dynamique.
Diğerlerine yayılacak ve diğerlei yok olacak. Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Les mostraré una película donde verán ese tipo de dinámica.
Diğerlerine yayılacak ve diğerlei yok olacak. Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Úgyhogy mutatok önöknek egy filmet, amelyen látható lesz ez a fajta dinamika.
Diğerlerine yayılacak ve diğerlei yok olacak. Bu yüzden bu dinamizmi gördüğün yerin filmin, izleteceğim sana.Ще ви покажа един филм, където може да видите тази динамика.
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.그리고 물론 새 술에는 새로운 부대가 필요하죠. 이 발상의 생명력과 역동성을
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.Oczywiście nowe produkty potrzebują nowych opakowań, jeśli mamy uchwycić żywotność i dynamikę tego pomysłu.
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.Звісно ж, для нового вина потрібні нові міхи, якщо ми хочемо впіймати жвавість та динамізм цієї ідеї.
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.И конечно же, это новое вино требует новых бутылок, если мы хотим поймать живость и динамизм этой идеи.
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.וברור שהיין החדש הזה זקוק לבקבוקים חדשים, אם בכוונתנו לשמר את החיוניות והדינמיות
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.وبطبيعة الحال، هذا النبيذ جديد نحتاج لزجاجات جديدة إذا أردنا التقاط الحيوية والدينامية
Elbette ki bu fikrin dinamizmini canlı tutabilmek için yeni bir yapılanma gerekmektedir.新しい容れ物が必要です 私たちがこの着想の 活発さと力強さを表現したいなら 新たな枠組みが要るのです
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.Aș vrea ca tineretul să înțeleagă dinamismul, dinamica și provocarea unui mod de viață plin de compasiune.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.J'aimerais que la jeunesse ait conscience du dynamisme et du défi que représente une vie dans la compassion.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.저는 어린이들이 역동성, 활발함과 도전의 동정심있는 생활 방식의 감각을 얻기를 바랍니다.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.Me gustaría que los jóvenes comprendieran el dinamismo, la dinámica y el reto de un estilo de vida compasivo.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.Ráda bych, aby mládež získala pojetí o dynamičnosti, dynamice a výzvě, kterou představuje soucitný život.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.Tôi muốn giới trẻ ý thức về Sự năng động, năng động và thách thức của lối sống từ bi.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.Молодь має відчути динамізм, енергію і вимогливість співчутливого способу життя.
Gençliğin, şefkatli bir yaşam stilinin dinamizmini, meydan okumasını hissetmesini istiyorum.אני רוצה שצעירים יקבלו את התחושה של הדינמיות, המרץ והאתגר הקיימים בסגנון חיים חומל.