Ana içeriğe geç
Sözlük

dinamik ile cümle

dinamik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Delphi ve D dilleri dinamik dizi kullanımı sağlamaktadır.Delphi и D изпълняват динамичния масив на основен език.
Dinamik programlama hem bir matematiksel optimizasyon hem de bir bilgisayar mühendisliği yöntemidir.Динамичното програмиране е едновременно математически метод за оптимизация и метод за компютърно програмиране.
Hareketli ve dinamik bir dans şarkısıdır.Музиката е бърза и динамична.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Те създавали дори свои фамилни династии.
1990'larda şehre dinamik gelişme getirildi.През 1970-те години в града се развива бурна строителна дейност.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Сега е един от най-модерните и динамично развиващи се градове в Азия.
Dinamik uyum çalışmaları ayrıca yardımcı olabilir.Метоклопрамидът също може да помогне.
Bu nitelik , termal dinamik ısının bir etiketlenme sistem olarak kullanımı doğrulamak kullanılır.Това позволява да се използва хетерогенен изчислителен модел.
Bu nitelik , termal dinamik ısının bir etiketlenme sistem olarak kullanımı doğrulamak kullanılır.Da bi se to postiglo meta mora biti označena pomoću sustava laserskog označivanja.
İkisinde de dinamik bellek ayırma ve işaretçi işleme (İng. pointer manipulation) mümkündür.Moguća je i kombinacija uporabe crtice i točke (npr.
Pixies hatta Black Sabbath'tan "war pigs"i dinlediğinizde hemen o güçlü dinamik yapıyı hissedersiniz.Či dokonca „War Pigs“ od Black Sabbath –to je tam tiež: sila dynamiky.
Pek çok kişi dinamik sistemlerin kurucusu olarak Henri Poincaré'yi görür.Zakladateľom konvencionalizmu je Henri Poincaré.
Dinamik yaşı 104 yıldır.Priemerný vek obyvateľov bol 40,4 roka.
Yeryuvarlağının iç kesimlerinin çoğu gibi, magmanın hareketleri ve dinamikleri de fazla iyi anlaşılamamıştır.Tak ako väčšina procesov vnútri Zeme, aj dynamika magmy je zle preskúmateľná priamymi pozorovaniami.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Bangkok je eno od najhitreje rastočih in ekonomsko dinamičnih mest v jugovzhodni Aziji.
Dengeli durum ve dinamik bir denge vardır.Poznamo statično in dinamično upornost.
Böyle bir teorinin dinamikleri böylece sıradan Yang-Mills teorisinden çok farklıdır.Takšnim posplošitvam velikokrat rečejo Yang-Millsove teorije.
Dinamik dizi, boyutu sabit olmayan, değişebilen dizi.Za opekline več, globoko in spremenljive velikosti.
Böylelikle, modelin dinamik olması, yönetim konusundaki güncel görüşleri yansıtması sağlanmış olur.Da razumemo zakaj sta dovolj dva koraka, je pripravno pomisliti na pojav domine.
Dengeli durum ve dinamik bir denge vardır.Būna dinaminis ir statinis.
Cantor kümesi üzerinde dinamik denklemler için Zaman ölçeği hesabı.Apie skysčių dinamikos terminą žiūrėti straipsnį Debitas.
Hareketli ve dinamik bir dans şarkısıdır.See on kiire ja agressiivne laul.
Görsel sahneler dinamik veya statik olabilir.Ennustamine võib olla staatiline või dünaamiline.
Anındalık sorunu: Bazı öneri sistemleri dinamik veri ile çalışmaktadır.Tarkvarapõhine RAID – rakendusi pakuvad mitu operatsioonisüsteemi.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.Boyer-Watsoni algoritm pakub aga teistsugust lähenemist lisamismeetodile.
Kullanılan yöntemler statik ve dinamik durumları kapsar.Ta on töötanud välja uusi arvutusmeetodeid nii staatilise kui ka dünaamiliste koormuste juhuks.
Dinamik programlama algoritmaları optimizasyon problemlerinin çözümünde yaygın olarak kullanılır.Dünaamilist programmeerimist ei rakendata ainult optimeerimise probleemide lahendamisel.
(14) "Shelly son derece dinamik bir konuşmacı".(14) 셸리는 믿을 수 없을 정도로 활발해요.
Ama başka bir fiyatlandırma türü daha var. Dinamik fiyatlandırma.Pero hay otra clase de fijación de precios; y esta es la fijación de precios dinámicos.
Ama pazarın genel dinamiklerini düşünürsek, fiyat ne kadar düşükse o kadar fazla satarsınız.Ale většinou čím nižší cena, tím víc prodáte.
Ama pazarın genel dinamiklerini düşünürsek, fiyat ne kadar düşükse o kadar fazla satarsınız.Mas para a maior parte das coisas, quanto menor o preço, mais eu venderei.
Ama pazarın genel dinamiklerini düşünürsek, fiyat ne kadar düşükse o kadar fazla satarsınız.Pero, generalmente, cuanto más bajo es un precio,
Ama pazarın genel dinamiklerini düşünürsek, fiyat ne kadar düşükse o kadar fazla satarsınız.Але в більшості випадків,чим нижча ціна, тим більше ви продаєте.
Ama pazarın genel dinamiklerini düşünürsek, fiyat ne kadar düşükse o kadar fazla satarsınız.今回は、どんな組み合わせの時にいくらの売上高になるのか、すぐに計算することができます。
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Aber wir haben die Dynamik für ihn ganz gut verstanden.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Dar ne gândim că am nimerit dinamica corectă a robotului.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.이 로봇은 기동성을 갖고 있다고 생각합니다.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Maar we denken dat we een juiste kijk hebben op de dynamica van de robot.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Mais nous pensons que la dynamique trouvée est la bonne pour le robot.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Men vi tror vi har dynamikken af robotten rigtig.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Myślimy jednak, że dynamika robota jest poprawna.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Pero pensamos que entendimos la dinámica del robot.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Но динамику, принцип его движения, мы угадали верно.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Но смятаме, че сме уловили точно динамиката на робота.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.אבל אנחנו חושבים שמצאנו את הדינמיקה המתאימה של הרובוט.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.لكننا نعتقد أننا حصلنا على الدينامك من الروبوت.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.マーク・カトコスキーは一歩先にもって行こうとしています
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Но самите сили на процеса ви държат на място.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Aber die Kräfte des Ablaufs selbst halten einen in der Spur.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Ale samy síly toho procesu vás drží na vašem místě.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Dar forțele procesului însele te țin la locul tău.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.De maguk a folyamat erői a helyeden tartanak.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.그 과정에서 작용하는 힘이 모든 걸 맞아 돌아가게 합니다.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Maar de krachten van het proces zelf houden je op z'n plek.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Mais les forces en action vous maintiennent en place.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.Tapi kekuatan dari prosesnya yang menetapkan anda.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.אלא שהכוחות של התהליך עצמו שומרים שתישארו במקום.
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.ولكن قوى العملية نفسها تبقيك فى الاتجاه
Ama sürecin kendi dinamikleri sizi yerinizde tutuyor.それが彼のしていることです 面白いのは-
Ancak burada incelediğimiz örnek son derece dinamik ve kapsamlı.Но тук има нещо толкова динамично и толкова сложно.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinamik ile cümle - Sayfa 8 - dinamik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App