Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği -- Mutlu Saat.Så det første eksempel -- den mest berømte aftaledynamik i verden -- er noget, der hedder happy hour.
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği -- Mutlu Saat.Szóval az első -- a világ leghíresebb időpont dinamikája -- a happy hour.
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği -- Mutlu Saat.Το πρώτο -- η πιο διάσημη δυναμική ραντεβού στον κόσμο -- είναι κάτι που ονομάζεται χαρούμενη ώρα.
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği -- Mutlu Saat.И така първата -- най-известната сила за назначение в света -- е нещо, наречено щастлив час.
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği -- Mutlu Saat.Итак, первая, самая известная динамика предписания в мире - это то, что мы называем "счастливым часом".
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği --אז, הראשון -- כלל הפגישה הכי מפורסם בעולם --
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği --لذا الأول - أشهر ديناميكية تعيين في العالم
Birincisi -- dünyadaki en ünlü görev dinamiği --「サービスタイム」です
Birine oyuncak bir gezegen verip oradaki pek çok dinamikle oynamasını sağlarsanız ne olur?만약 누군가에게 장난감 행성을 주고 그 위의 다양한 현상을 갖고 놀게 하면
Birine oyuncak bir gezegen verip oradaki pek çok dinamikle oynamasını sağlarsanız ne olur? Ne keşfeder?A gdy dać komuś planetę-zabawkę i pozwolić zmieniać jej parametry, co można odkryć?
Birine oyuncak bir gezegen verip oradaki pek çok dinamikle oynamasını sağlarsanız ne olur?Que acontece se dermos a alguém um planeta de brincar, e o deixarmos mexer na sua dinâmica?
Birine oyuncak bir gezegen verip oradaki pek çok dinamikle oynamasını sağlarsanız ne olur?Что будет, если дать кому-нибудь игрушечную планету и дать на ней поиграть, с разнообразной динамикой?
Birine oyuncak bir gezegen verip oradaki pek çok dinamikle oynamasını sağlarsanız ne olur?אתם יודעים, מה יקרה אם תתנו למישהו כוכב צעצוע, אתם יודעים, ותתנו להם לשחק עם הדינמיקה שלו, אתם יודעים,
Birine oyuncak bir gezegen verip oradaki pek çok dinamikle oynamasını sağlarsanız ne olur?تعلمون ماذا يحدث عندما تقدمون لعبة كوكب ويلعبون بالكثير من الديناميكية،
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Alguém está a recriar dinossauros extraindo o seu ADN de ambar pré-histório.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Alguien ha rediseñado dinosaurios a partir del ADN de un ámbar prehistórico.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Cineva recrează dinozaurii extrăgând ADN din chihlimbar preistoric.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Có ai đó đang tái tạo lại bọn khủng long bằng cách trích xuất tế bào ADN của chúng từ hổ phách thời tiền sử.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Iemand re-engineert dinosaurussen door hun DNA uit prehistorisch amber te halen.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Jemand erschafft Dinosaurier mittels DNA-Extraktion aus vorgeschichtlichem Bernstein.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Ktoś odtwarza dinozaury, uzyskując ich DNA z prehistorycznego bursztynu.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Någon återskapar dinosaurier genom att extrahera DNA från förhistorisk bärnsten.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Někdo přivádí na svět dinosaury extrakcí jejich DNA z prehistorického jantaru.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Niekto vytvára dinosaurov tak, že získa ich DNA z prehistorického jantáru.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Nogen genopfinder dinosaurer ved at udtrække deres DNA fra forhistorisk rav.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Qualcuno ricrea i dinosauri estraendo il DNA dall'ambra preistorica.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Quelqu'un a recréé les dinosaures en extrayant leur ADN de l'ambre préhistorique.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Seseorang mereka ulang dinosaurus dengan mengekstrak DNA dari fosil prasejarah batu amber
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Valaki újraalkotja a dinoszauruszokat úgy, hogy kivonja a DNS-üket a történelem előtti borostyánkőből.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Κάποιος επαναφέρει τους δεινοσαύρους στη ζωή εξάγοντας το DNA τους από προϊστορικό κεχριμπάρι.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Кто-то воссоздает динозавров путём извлечения их ДНК из первобытного янтаря.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Някой си пресъздава динозаври, като извлича тяхното ДНК от праисторически кехлибар.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Хтось виводить динозаврів, добувши їхню ДНК з доісторичного бурштину.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Ăsta e un gând foarte înfricoșător, că o dinamică de joc poate schimba lucrurile cu atâta putere.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.C'est vraiment une pensée effrayante, qu'une seule dynamique de jeu peut changer complètement les choses.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Das ist ein wirklich beängstigender Gedanke, dass eine Spieldynamik die Dinge so gewaltig ändern kann.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Dat is een heel erg enge gedachte, dat één spelregel zo krachtig zaken kan veranderen.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Det er en rigtig skræmmende tanke, at en spildynamik kan ændre ting så magtfuldt.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.E' un pensiero che spaventa una dinamica che cambia in modo così forte le cose.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Ez egy nagyon félelmetes gondolat, hogy egy játék dinamika ennyire meg tudja változtatni a dolgokat.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.하나의 게임 역학이 이처럼 강력하게 영향을 미친다는 것은 상당히 무섭게 느껴지는 일입니다.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.To przerażająca myśl, że jedna dynamika gry może powodować tak wielkie zmiany.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Действительно страшно подумать, что одна игровая динамика может так сильно менять мир вокруг нас.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.Това е наистина страшна мисъл, че една игрова функция може да промени нещата толкова значимо.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.זו באמת מחשבה מפחידה, שכלל משחק יחיד יכול לשנות דברים בצורה כל כך חזקה.
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.هذه فكرة مخيفة جداً إن ديناميكية العاب واحدة بإمكانها تغيير الأشياء بقوة كبيرة
Bir oyun dinamiğinin olayları bu kadar güçlü etkileyebilmesi korkutucu bir düşünce.物事をそんなに変えてしまうのは ちょっと怖い気がします これは普通のゲームにも見られます
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Därefter födde hon en dotter och gav henne namnet Dina.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Darnach gebar sie eine Tochter, die hieß sie Dina.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Depois. disto deu � luz uma filha, e chamou-lhe Diná.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Después dio a luz una hija y llamó su nombre Dina
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Ensuite, elle enfanta une fille, qu`elle appela du nom de Dina.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.In seguito partorì una figlia e la chiamò Dina
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.În urmă, a născut o fată, căreia i -a pus numele Dina (Judecată).
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Kế đó , nàng sanh một con_gái , đặt tên là Ði - na .
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Kế đó, nàng sanh một con gái, đặt tên là Ði-na.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.그 후에 그가 딸을 낳고 그 이름을 디나라 하였더라
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Later kreeg Lea nog een dochter, die zij Dina noemde.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Potem porodziła córkę, i nazwała imię jej Dyna.
Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.Potom porodila dcéru a nazvala jej meno Dína.