dilim dilim ile cümle
dilim dilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Bilo je prvič, da sem zagledala ribe plavati v nečem, kar niso rezinice limone in masla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Det var då jag för första gången såg fiskar simma bland något annat än citronskivor och smör.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Đó là lần đầu tiên tôi thấy cá bơi trong một thứ khác với những lát chanh và bơ.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ekkor tudatosult bennem, hogy a halak nem csak citromkarikák és vaj között úszkálhatnak.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ensimmäisen kerran huomasin kalojen uiskentelevan muualla kuin sitruunanpalojen ja voin joukossa.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Foi quando vi, pela primeira vez, peixes a nadar de forma diferente do que sobre fatias de limão e manteiga.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fue cuando conocí a los peces, por primera vez, nadando en algo diferente a tajadas de limón y mantequilla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fu la prima volta che vidi dei pesci nuotare in qualcosa che non erano riccioli di burro e fettine di limone.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ik zag toen voor het eerst vissen rondzwemmen in iets anders dan citroenschijfjes en boter.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Prvýkrát videla ryby plávať inde ako na roztopenom masle s plátkami citróna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Saat itu saya baru tahu bahwa ikan itu berenang di sesuatu yang bukan berupa potongan lemon atau mentega.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Wtedy po raz pierwszy zobaczyłam ryby pływające w czymś innym, niż masło i cytryna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ήταν όταν πρώτη φορά είδα τα ψάρια να κολυμπούν σε κάτι άλλο εκτός από λαδολέμονο.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.За първи път видях риби да плуват в нещо различно от лимонови резенчета и масло.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Именно тогда я узнала, что рыбы плавают не только с дольками лимона и в масле.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Dla mnie, oczywiście. Muszę całkowicie ufać swojej mowie ciała.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Đối với tôi, tất nhiên, tôi hoàn toàn tin tưởng vào ngôn ngữ hình thể của mình.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Ich selber muss natürlich vollkommen auf meine Körpersprache vertrauen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.물론 저 개인적으로는 제 몸동작을 완전히 믿어야 했습니다
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Para mí, por supuesto, tengo que confiar plenamente en mi lenguaje corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pentru mine, desigur, eu trebuie să am încredere deplină în limbajul meu corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Per quel che riguarda me, ovviamente, devo fidarmi totalmente della mia gestualità.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pour moi-même, bien sûr, je dois faire une complète confiance au langage de mon corps.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pro mě to samozřejmě znamená, že musím naprosto důvěřovat své řeči těla.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Sudah pasti bagi saya, saya harus mempercayai bahasa tubuh saya sepenuhnya.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Számomra, természetesen, teljesen meg kell bíznom a testbeszédemben.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Voor mijzelf moet ik natuurlijk volledig op mijn lichaamstaal vertrouwen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.За себе си, разбира се, трябва напълно да се доверя на моя език на тялото.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Стосовно мене, звичайно, я маю повністю довіряти мові мого тіла.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Что касается меня, безусловно, я должен полностью доверять языку своего тела.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.בנוגע לי, כמובן, עלי לבטוח לחלוטין בשפת הגוף שלי.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.و بالنسبة لي طبعا علي ان اثق تماما بلغة الجسد
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.自分のボディランゲージを強く信頼する必要があります それが私に使えるすべてだからです
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Beh ovviamente meno, perché un secondo è un periodo di tempo molto più breve.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Bem, obviamente, menos, porque a segunda é um muito período de tempo menor.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Bien obviamente menos, porque un segundo es un periodo de tiempo mucho más corto.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Evidemment moins, car une seconde est une bien plus courte période de temps.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Hát, egyértelműen kevesebbet, mert a másodperc sokkal rövidebb idő.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.적게 가겠지요? 왜냐하면 초는 아주 작은 시간이기 때문입니다
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Zcela jasně to bude méně, protože sekunda je mnohem kratší časový úsek.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.Очевидно по-малко, защото секундата е много по-кратък период от време.
Bariz olarak daha az, çünkü bir saniye çok daha kısa bir zaman dilimidir.ومن الواضح انه اقل، لأن الثانية فترة قصيرة جداً من الوقت
Başkan Bush ve ben farklı kişileriz ve içinde bulunduğumuz zaman dilimi de farklı.Präsident Bush und ich sind--sind verschiedene Menschen und diese sind verschiedene Zeiten und That\'92s
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırA veces hablaban mi mismo idioma, que es el lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırA volte parlano nella mia lingua, il Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırCateodata vorbeau in limba mea, Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırCzasami mówili w moim języku, czyli Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladır가끔씩 그들은 제 언어로 얘기했어요- 링갈라어로요
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırManchmal sprachen sie in meiner eigenen Sprache, Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırParfois ils parlaient ma langue maternelle, le lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırSoms spraken ze in mijn eigen taal, Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırThỉnh thoảng, chúng nói chuyện bằng tiếng mẹ đẻ của tôi, tiếng Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırИногда они разговаривают на моем родном языке - лингала.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırПонякога те говореха на моя език - Лингала.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladırלעיתים הם דיברו בשפתי, לינגלה.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladırفي بعض الآحيان يتحدثون بلغتي ,لينغالا .
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladırまた、どんな戦略を進めているか、何を計画しているか聞きました
Bazen eserlerimi kendi dilimde, yani İvi dilinde adlandırıyorum.À alturas em que eu nomeio, dou títulos ao meu trabalho na minha língua, Ewe
Bazen eserlerimi kendi dilimde, yani İvi dilinde adlandırıyorum.A volte chiamo -- intitolo -- i miei lavori nella mia lingua, l'Ewe.
Bazen eserlerimi kendi dilimde, yani İvi dilinde adlandırıyorum.Czasem nazywam... Czasem tytułuję moje dzieła w moim języku, Ewe.