Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Mes excuses, Andyvphil, si vous êtes ici aujourd'hui.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Przepraszam, Andyvphil, jeśli dziś tu jesteś.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Scuzele mele, Andyvphil, dacă te afli aici astăzi.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Xin lỗi Andyvphil nếu bạn có mặt ở đây.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Άντιβφιλ, αν είσαι εδώ σήμερα, με συγχωρείς.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Вибачте, Andyvphil, якщо ви у залі.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Извинения, Andyvphil, ако сте тук днес.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.Мои извинения, Andyvphil, если вы здесь.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.מתנצל, Andyvphil, אם אתה כאן היום.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.إعتذاراتي، Andyvphil، إذا كنت هنا اليوم.
Eğer, bugün buradaysan özür dilerim Andyvphill.相手の肩を持つわけではありません
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Bref si tu me refais ça, c'est fini. C'était la dernière fois que je le voyais. je suis désolé.
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Ha még egyszer ilyet csinálsz, akkor köztünk mindennek vége. Ekkor láttam utoljára. Sajnálom.
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Jeśli znów to zrobisz, z nami skończone. Wtedy widziałam go po raz ostatni Przepraszam.
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Jika kau melakukan ini lagi, kita tamat ltu adalah terakhir kali aku melihatnya
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Se lo fai ancora, tra noi è finita. Fu l'ultima volta che lo vidi. Mi dispiace.
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Si lo haces de nuevo, terminamos. Fue la última vez que lo vi. Lo siento.
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.Si lo haces de nuevo, terminamos. Fue la última vez que lo vi. Lo siento.
Eğer bunu tekrar yaparsan, ilişkimiz biter. <i>Bu onu son görüşümdü.</i> <i>Özür dilerim.إذا فعلتى ذلك ثانية سننتهى كانت تلك آخر مره أراه فيها
Eğer kafa karıştırıcı için özür dilerim.너무 혼란스러우셨다면 죄송합니다
Eğer kafa karıştırıcı için özür dilerim.Omlouvám se, že vás matu.
Eğer kafa karıştırıcı için özür dilerim.Przepraszam, za zamieszanie.
Eğer kafa karıştırıcı için özür dilerim.אני מתנצל על הבילבול.
Eğer öyleyse özür dilerim, fakat eğer eğilse asla canınızı yakmaz. o zaman bu sayı doğrumuzdaki 0'ımız.사과할게요. 만약 아니라면, 상관없고요. 이게 우리 수직선 위의 0입니다.
Eğer öyleyse özür dilerim, fakat eğer eğilse asla canınızı yakmaz. o zaman bu sayı doğrumuzdaki 0'ımız.Dus dit hier is 0 op onze getallenlijn.
Eğer öyleyse özür dilerim, fakat eğer eğilse asla canınızı yakmaz. o zaman bu sayı doğrumuzdaki 0'ımız.É, peço desculpas, mas se não for, é nunca mais. Que é nossa linha de número 0.
Eğer öyleyse özür dilerim, fakat eğer eğilse asla canınızı yakmaz. o zaman bu sayı doğrumuzdaki 0'ımız.Но ако не е, никога не е излишно. Това е 0-та в нашата числова редица.
Eğer öyleyse özür dilerim, fakat eğer eğilse asla canınızı yakmaz. o zaman bu sayı doğrumuzdaki 0'ımız.كذلك، اعتذر، لكن اذا لم يكن كذلك، فلا تقلقوا اذاً ذلك هو الصفر على خط الاعداد
Eğer öyleyse özür dilerim, fakat eğer eğilse asla canınızı yakmaz. o zaman bu sayı doğrumuzdaki 0'ımız.これは数直線の0です。 通常の年は、MはRより1000多いです。
Eğer sesim biraz boğuk çıkıyorsa özür dilerim.제 목소리가 쉰 소리처럼 들린다면 죄송합니다
Eğer sesim biraz boğuk çıkıyorsa özür dilerim.Omlouvám se, že můj hlas zní trochu chraplavě.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Bojím se, že můžeme nabídnout jen jídlo místo peněz za vaši námahu.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Excusez-nous, nous n'avons que de la nourriture à vous offrir pour récompenser vos efforts.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Het spijt me dat we alleen voedsel kunnen offeren... en geen geld voor al jullie moeite.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Îmi pare rău că nu putem oferi decât mâncare în locul banilor, pentru eforturile tale.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Maaf kami hanya bisa memberi makanan... ...sebagai ganti uang atas bantuan anda.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Siento que sólo podamos ofreceros comida... ... a cambio de vuestros esfuerzos y no dinero.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Tôi xin lỗi là chúng tôi chỉ có thức ăn thay cho tiền công.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Wybacz, że zamiast pieniędzy możemy zaoferować ci... jedynie ten posiłek.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Žal mi je, ker vam lahko ponudimo le hrano, ne pa tudi denarja v zahvalo za vaš trud.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.Съжаляваме, че можем да ти предложим само храна вместо пари за това, което направи.
Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim.אני מצטער שאנו יכולים רק להציע אוכל .במקום כסף על הצלתך
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Cậu nên ít nhất lấy gì đó để biện hộ. Đầu tư vào chúng tôi hoặc là chúng ta kết thúc.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Cel putin ar trebui sa pledezi pentru ceva Investiti in noi sau este sfarsitul nostru
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Dovrebbe almeno chiedere scusa per qualcosa. "Investa in noi o sarà la fine per noi."
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Du borde åtminstonen ha vädjat om något. Investera i oss eller så är det slutet för oss.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Du solltest wenigstens um etwas flehen. Investieren sie in uns, oder es ist unser Ende.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Je moet tenminste voor iets smeken. Investeer in ons of het is het einde voor ons.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Moral bi me vsaj za kaj moledovati. Investirajte v naše podjetje ali pa bo z nami konec.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Powinieneś przynajmniej o coś błagać. Proszę w nas zainwestować, albo to dla nas koniec.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Tu devrais au moins plaider quelque chose. Investissez en nous ou ce sera la fin pour nous.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Πρέπει τουλάχιστον να παρακαλέσεις ή κάτι. Επενδύστε σε μας ή είναι το τέλος μας.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Ты должен хотя бы защищаться! "Инвестируйте наш проект, иначе нам конец."
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi".אתה צריך לפחות לבקש משהו .תשקיע בנו או שזה הסוף שלנו
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"يجب على الأقل أن ندافع عن شيء إستثمر معنا أو إنها النهاية بالنسبة لنا
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"投資しろ さもないと終わりだ ヘラに悪いことをした 許してくれと
Evet, benim. Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım. Şimdi, birisi kabul edilmekten vazgeçti.내 맞아요
Evet biliyorum, bu bir kaya ya da benzer birşey olmalıydı. Sadece peynir bulabildim. Özür dilerim.Das hätte ein Felsbrocken werden sollen, ich konnte nur Käse finden.
Evet biliyorum, bu bir kaya ya da benzer birşey olmalıydı. Sadece peynir bulabildim. Özür dilerim.Je pense qu'une pierre aurait été plus représentative, mais je n'ai trouvé que du fromage.
Evet biliyorum, bu bir kaya ya da benzer birşey olmalıydı. Sadece peynir bulabildim. Özür dilerim.Tudom, itt egy kőnek kellene lennie, de csak sajtot találtam.